Alden'in benden korktuğu belliydi, titrek elleriyle silahını bana doğrulttu. "Sen de kimsin? Neden buradasın? Ne yaptın?!!"
Onu sakinleştirmek istercesine ellerimi havaya kaldırdım. "Merak etme Alden, ben senin düşmanın değilim."
"İsmimi nereden biliyorsun?!"
"Çünkü seni tanıyorum."
Tereddütte kaldı. "Ben seni tanımıyorum, sen bir şeytansın!"
Yavaşça ona yaklaşmaya başladım. "Buraya seni incitmeye gelmedim, eğer isteseydim çoktan yapardım değil mi? Şu an daha büyük bir sorunumuz var. Tapınağın senden haberi varsa onları etkisiz hâle getirmeliyiz, olaylar daha fazla büyümeden..."
Alden etrafındaki şövalyelere baktı. "O-onları da öldürecek misin yani?"
"Hayır tabii ki de!" Yere eğildim ve baygın bir şövalyeye elimi uzattım ve büyüyü uygulamaya başladım.
"Şu an sadece uyuyorlar, hafızalarını silersem geriye bir sıkıntı kalmaz. Tabii gidip tapınaktaki herkese bunu yapmalıyız. Seni ispiyonlayan kişi kimse onu da bulmamız gerekiyor."
Sonunda silahını indirmişti, ifadesiz bir suratla konuşmaya başladı. "Tapınaktakilere beni anlatan kişi annemdi, o da öldüğüne göre sıkıntı yok."
Ya bu kadın da ne kadar şeytanmış yaa! Kendi oğlunu ispiyonlamak ne!!
Sinirli ifademi saklayamadan sordum. "Eminsin değil mi?"
Kafasını salladı.
Ayağa kalktım. "Pekala! Ben şövalyelerin hafızalarını sildikten sonra onları ormana ışınlayacağım sonrasında da beraber tapınağa gidebiliriz."
"Sen, acaba iyi bir şeytan mısın?" Alden'in sorusu üzerine kahkaha atmaya başladım.
"Kesinlikle değilim!"
~
Büyü yapmak artık çok daha kolay olmuştu, karanlık manaya uygunluğum beni cidden şaşırtıyor.
"Neden şaşkınsın ki? İçindeki öfke Alden'den çok daha fazla ve yoğun, belki de yeni konağım olman benim için çok daha iyi oldu!"
Argint'i duymazdan gelmeye devam ediyordum ama dedikleri de endişelenmeme yol açmıştı.
İçimdeki öfke çok daha fazla ve yoğun...
Daha dikkatli olmalıyım!
Sonunda tüm şövalyelerin hafızasını sildiğimde beni izleyen Alden ve Frances'a dönebilmiştim. "Pekala, onları ormana ışınlayacağım. Sonrasında da gidebiliriz."
Sadece bildiğimiz yerlere ışınlama yapabiliriz, ben de tapınağın yerini bilmediğimden onları ormana götürmeye karar vermiştim.
Alden meraklı gözlerle bana bakıyordu. "Sen gerçekten de çok güçlüsün şeytan abla!"
Donakaldım.
Yıllar geçse bile Alden'in bana 'abla' diyeceğini düşünmezdim.
Sonrasında ise gülmeye başladım. "Bu anı hatırladığında çok utanacaksın Alden!"
Ne dediğimi anlayamamıştı. "Bu ne anlama geliyor?"
"Boşver." dedikten sonra Frances'a döndüm, bana dik dik bakıyordu.
"Ne oldu?!" diye sordum, kaşlarımı da çatmıştım.
Yavaşça kafasını sallamaya başladı. "Sanırım olayları anlamaya başladım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Shipper Leydi
FantasyEn son okuduğum roman berbat olmasına rağmen kötü karakteri Alden, mükemmel bir karakterdi. Ana kadın karakter Juliet ise biraz klasik olsa da fena değildi. Ben ise bu ikisini shipliyorum çünkü çok yakışıyorlar. Bence evlenmelilerdi! Ama yazarın pla...
