***
Alara
Bilge Şeytan'ın yaşadığı mağaraya girdim.
Karşıma çıkan şeytanları halletmek zor değildi. Bazen güçlüleri de geliyordu ama dediğim gibi, hiçbiri benim seviyemde değil!
Duraksamadan ilerledim, sonunda ise onunla karşılaşmıştım.
Verdiği hissiyattan dolayı düşünüyorum ki o kesinlikle Bilge Şeytan olmalı!
Karşımda gördüğüm kişi oldukça yaşlı birisiydi, noel baba gibi sakalları vardı.
Beni gördü ama saşkınlık veya korku belirtisi göstermeden kitaplarını düzenlemeye devam etti.
Beni görmezden gelmesine sinirlenmiştim. "Gözlerin mi bozuk? Eğer her şeyi biliyorsan buraya gelme amacımı da öğrenmiş olmalısın."
"Evet öğrendim." Eline aldığı kitabın tozunu üfleyerek temizledi. "Bu yüzden yapacak bir şeyim olmadığını da biliyorum."
Tok bir sesle konuştum. "Varlığın Alden için tehlike oluşturuyor."
Güldü. "Onu çok seviyorsun değil mi?"
Cevap vermedim, devam etti. "Bu azmin karşısında hiçbir şey yapamam."
Kaşlarımı çattım. "Arkadaşlarına haber vermeyecek misin?"
"Onlar benim arkadaşım değil." Masasına yaslandı ve çay fincanını eline aldı. "Ben sadece bu ızdıraptan kurtulmanın bir yolunu arıyordum."
"Pekala...o zaman bana diğer şeytanlar hakkında bilgi verecek misin?"
Etrafına bakındı bir süre, sonra da bulduğu not defterini bana fırlattı, hava büyüsüyle bana çarpmasını engelledikten sonra defteri elime aldım.
"Burada aradığın her şey yazıyor. Başka bir isteğin?"
Defteri inceledim ve sonra ona döndüm. "Neden bu kadar uyumlu davranıyorsun?"
Güldü ve çayından bir yudum aldı. "Bilemiyorum, seni ve gelecekte yaşanan her şeyi gördüm. Sanırım gerçekten de dünyayı kurtaracaksınız. Sadece insanları değil, şeytanları da..."
Başımı önüme eğdim, bundan pek emin değilim açıkçası.
Şeytanları kurtarmak çok da gerekli değil sanki, sonuçta onlar yaşadığı yüzyıllar boyunca bir sürü insana acı çektirdi.
Sonra aklıma Frances geldi, geçmişte yaptıklarına rağmen onu kurtarmak isterdim.
Bu sırf onu tanıdığım için adaletsiz mi davranmış oluyorum?
"Biliyor muydun? Affetmek Tanrı'dan gelir, sen sadece karşındakine affedilme şansı sunmalısın."
(Argint) "Niye boş yapıyor ki?"
Bilge Şeytan'a baktım. "Sana bir şey sorsam cevap verir miydin?"
"Tabii ki de!"
"Melek Hanım, bana hiç değer vermiş miydi? Yoksa tek amacı beni Tanrı'nın isteklerine göre bir kukla gibi oynatmak mıydı?"
Bir süre düşündü. "Onu görmediğim için net bir cevap veremem. Zaten bu soruyu tüm dürüstlüğünle ona kendin sormalısın, gelebilecek tüm cevaplara hazır olmayı da öğren."
Hislerim Hicca'nın beni umursamadığı yönünde ama tam tersi olmasını kesinlikle isterdim.
"Anlıyorum, aslında buraya geldiğimde seninle hiç böyle konuşacağımı düşünmemiştim."
"İnsanlarda olumlu bir etkim vardır, biliyorum."
Hafifçe gülümsedim.
"Pekala, eğer seni öldürmezsem bu olanları birilerine anlatır mıydın?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Shipper Leydi
FantasyEn son okuduğum roman berbat olmasına rağmen kötü karakteri Alden, mükemmel bir karakterdi. Ana kadın karakter Juliet ise biraz klasik olsa da fena değildi. Ben ise bu ikisini shipliyorum çünkü çok yakışıyorlar. Bence evlenmelilerdi! Ama yazarın pla...
