Bölüm 57

411 43 6
                                        

Millaes'in görünmezlik büyüsünü kullanarak büyü kulesine girdik, ses çıkartmamak için ekstra özen gösteriyorduk.

Onun bize yaptığı büyü o kadar hassastı ki dediğine göre hiçbir büyü dalgalanması oluşmuyordu.

Yani çevremizde yüzlerce büyücü olmasına rağmen hiçbiri bizi fark etmiyordu.

Namariel fark edebilir ama ona da yapabileceğimiz pek bir şey yok.

Karşımıza çıkarsa dövüşmek zorunda kalacağız.

Uzun ve loş ışıkla kaplı bir koridora ulaştık, burada hiçbir büyücü yoktu. Koridor o kadar uzundu ki sonu gözükmüyordu.

Kısık bir sesle konuştum. "Tüm bu yolu yürümek zorunda mıyız?"

Alden elindeki haritaya bakarak cevap verdi. Zindanlara ulaşmak için buradan geçmemiz şart, ama burada bir gariplik seziyorum.

Millaes bilge bir tavırla gülümsedi. "Doğru seziyorsun, koridora illüzyon büyüsü yapılmış. Ne kadar yürürsek yürüyelim asla sonuna gelemeyiz."

Telaşlı bir tavır takındım. "O zaman ne yapacağız? Görünmezlik büyüsü üzerine bir de bu büyüyü bozmaya çalışırsan fark edilmez miyiz?"

Millaes kafasını salladı ama yine de çok sakindi. "Öyle ama büyüyü bozmak zorunda değiliz zaten."

"Bu illüzyon görüşümüzü etkileyen bir büyü, yani gözlerimizi kapatırsak kolaylıkla istediğimiz yere ulaşabiliriz."

Heyecanla gülümsedim. "Millaes sen çok zekisin, iyi ki yardımcın oldun!"

Millaes'in bir yerleri kalkmışken Alden cümlemi düzeltme gereği duymuştu. "Sadece büyü konusunda zeki, geri kalan konularda vasat."

Waooww!!! Alden, Millaes'in bir konuda bile olsa zeki olduğunu kabul ediyor.

Bu şaşırtıcı!

Tabii ki de bu Millaes için bir önem farz etmiyor. "Sen de hemen efendim beni övdü diye kıskan zaten."

"Ben senin neyini kıskanayım?! Her konuda senden üstünüm."

"Ama büyü konusunda değilsin!"

Gene başladılar.

Alden cevap verdi. "Büyü o kadar önemli bir şey değil! Ayrıca Alara beni seçti-"

Caaart diye bir kumaş yırtılma sesi duyuldu. İkisinin de bakışları bana dönmüşken eteğimi yırtmaya devam ediyordum.

"Efendim?"

"Alara, ne yapıyorsun?"

Kumaşları parçalamaya devam ettim.

Millaes, Alden'e dönüp kısık sesle konuştu. "Sanırım bu sefer ileri gittik ve efendimi çıldırttık."

Alden bir şey demeden açıkta kalan bacağıma baktı ve Millaes'in önüne geçti. "Bu çok ayıp Alara, özellikle de şunun yanında! Sadece ben olsam neyse..."

Gözlerimi devirdim ve elimdeki kumaş parçalarından ikisini onlara uzattım. "Çıldırmadım merak etmeyin ve ayıp bir şey göremiyorum, kardeşimi kurtarmak üzere buraya gelmişken tartışmanız ne kadar doğru?"

İkisi de bir şey diyemezken konuşmaya devam ettim. "Hadi! Şunları gözlerinize bağlayın, yanlışlıkla gözlerimizi açarsak sıkıntı olabilir sonuçta."

Sessizce elimdeki kumaşları aldılar. Millaes gözüne takmak üzereyken konuştu. "Parfümünüz kumaşa sinmiş, her zaman çiçek esintilerini sevmişimdir."

Shipper LeydiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin