Bölüm 77

342 45 3
                                        

Zhakaris zehirli hançeri ile savaşıyordu, ben de ateşten kılıcım ile ona karşılık veriyordum.

Güç açısından ben daha güçlüyüm ama Zhakaris bir şekilde hamlelerimi tahmin edebiliyordu.

Şu an dövüşümüzde kesinlikle üstün bir taraf yok.

Alden ve Sera'ya gelecek olursak, onların dövüş biçimi çok daha farklıydı.

Seraphine'in zarar verebilmesi için Alden'e yaklaşması gerekiyordu ama Alden kurşunlarıyla bunu engelliyordu.

Daha çok yakar top oynuyorlarmış gibi görünüyor.

"Dikkatini dağıtma!"

Zhakaris'in saldırısını son anda kafamı eğerek engelledim. Ama boynuzlarımdan birisi çoktan kesilmişti.

İşin garip kısmı...Argint'in beni uyarmasıydı.

Gerçekten garip.

Kesilmiş boynuzuma dokundum, zehir boynuzumdan etki etmez değil mi?

Zhakaris geriye doğru çekilmiş gülümsüyordu. "Tüh! Sadece biraz daha aşağısını kesebilseydim, gelecek değişmiş olurdu."

Yakın dövüşte dezavantajlıyım, çünkü sürekli kafamı çevirip Alden'i kontrol etme hissiyatı hissediyorum.

Zhakaris de bunu fırsat biliyor!

Pekala o zaman...

Daha da geriye çekildim ve kanatlarımla havaya uçtum.

Elimle oluşturduğum ateş okunu Zhakaris'e doğrulttum ve attım.

Zhakaris kolaylıkla kaçabilmişti, bana karşılık vermek istercesine zehir oku oluşturdu.

Attığı oku yaptığım ateş topuyla engelledim.

"Bu bir yere varmayacak!"

"Ne yapmalıyız o zaman?"

Bakışım yine Alden'e kaydı, Seraphine bu sefer ona daha çok yaklaşmıştı.

Alden elinden geldiğince savaşıyordu ama yetersizdi.

Yere indim, Zhakaris'e bakıp konuştum. "Bu sefer dikkatimi dağıtmayacağım, hızlıca bitirelim."

"Güzel!"

Böylece savaşmaya devam ettik, hem fiziksel hem de büyüsel biçimde savaşıyorduk.

Tahminimce 20 dakika geçti, savaşı durduran şey ise eti delen kılıç sesiydi.

Telaşla arkama döndüm.

Seraphine kılıcıyla Alden'i delmişti...kocaman kılıcıyla göğsünü delmişti.

Nefes alışverişlerim hızlandı, içimi büyük bir endişe kaplamışken yalvarıyordum.

Lütfen işe yara!!

LÜTFEN!!

Alden'in boynundaki kolye kırıldı, gözlerini açar açmaz cebindeki tasmayı Sera'nın boynuna geçirmişti.

Herkes şokla ona bakıyordu.

Seraphine yere düştü, karanlık manası olmadan güçsüzleşmişti.

Alden silahını onun alnına dayadı. "Yanlış anlama ama tasma takmak zorunda kaldım."

Rahatlamış biçimde nefes aldım ve Zhakaris'e döndüm. "Geriye kaldı bir!"

Zhakaris korku dolu gözlerle Sera'nın olduğu tarafa bakıyordu. "Dur! Yapma!!"

Alden'e baktım, o da bana bakıyordu, onayımı bekliyor gibiydi.

Shipper LeydiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin