Yalgın
Hastaneden geldiğimde direkt uyumuştum, üç saatlik uykunun ardından kalkınca koridorda Gamzeyle karşılaştım.
"İyi misin?"dedi üzgünce.
Kabus gibi yaşadığım her şey bir anda geri döndü.
Söyledin, değil mi?
Gösterdim.
Telefonumun sesiyle yutkundum. "İyiyim canım ben."
"Abim başkalarının aranızı bozmasına izin vermez,"dedi Gamze gülümseyip.
Telefonumu kulağıma götürürken ben de gülümsedim. Haklıydı, Güz bana kızmamıştı. Yanımda olmuş ve tüm aşkını bana vermişti. Bundan güç almalıyım.
"George?"
"Yalgın! Sonunda. Sam geldi mi yanınıza?"
"Evet..."
"Sikeyim, mal mal konuştu. Yok o evlilik olmayacak bak konuşayım, izle bilmem ne... Sizi arayıp durdum ama telefonlarınızı açmadınız! Sam yüzünden sakın uzaklaşmayın Yalgın. Kafayı yemi-"
"Bizi pornoya çekmiş,"dedim titrek sesle.
"Ne? Orospu çocuğu, Güz'e gösterdi değil mi? Hemen evine geliyorum, yoldayım zaten."
"Güz bana kızmadı, Sam'e fena delirdi. Hastaneye gitmezsek öldürüyordu."
Acaba ne zaman ağzımı yüzümü dağıtacaktı?
"Hastane mi? İyi misin?"dedi korkuyla.
Güz yanıma gelmişti.
"İyiyim kanka, bayılmışım. Serum yedim."
"Sam'i sike sike o videoyu sildireceğiz, sen sakın canını sıkma."
"Ne yapacağız ki?"
"Gelmek üzereyim, Güz'e selam söyle. Kapatıyorum."
"Peki..."
Yatağa bıraktım kendimi.
Güz üzerime eğildi. "Yalgın... Sen benim ritmimsin, sakın durma. Ölürüm."
Dudaklarım titremeye başladı. Bu kez net ölmüştüm.
Çenemi kavradı.
"Hayır, o orospu çocuğu yüzünden ağlamayacaksın. Ben icabına bakacağım. Seni üzene bu dünya yok."
Neden kızmıyor?
Güz'ü tutkuyla öptüm, elleri belimi bulurken bedenimi yatağa bastırdı ve dudaklarıma dizlerimi titretecek şekilde karşılık verdi. Omuzlarına yasladım bileklerimi.
Kesik nefeslerle birbirimize baktık. Ellerimi tutup öpmeye başladı, gözlerim doldu. Çok yoğun hissediyordum her şeyi. "Ne oldu?"dedi duraksayarak.
Yutkundum, kaçışım yoktu. "Hazırım, artık delirebilirsin."
Gözlerini ağır ağır devirdi.
"Hadi, ciddiyim."
"Yalgın aptal mısın?"
"Yoo. Ama hadi... Ödümü patlatıyorsun böyle anasını satayım."
"Oğlum ben her şeyden kavga mı çıkarıyorum?"
"Şey... Biraz,"dedim kısık sesle.
"Ananı çıkarıyorum,"dedi üzerimden kalkarak. "Aslında şu suratını yamultmak istiyorum ama öpmek de istiyorum."
"Yüzüm olmasa olur mu?"dedim ricayla. Yüzüme çok önem veriyorum.
Hala sakindi ama bıkkındı. "Nasıl oldu?"
"İzlettiği gibi..."
"Yalgın seni bir sikerim şaka bile yapamazsın, aptal herif."
Bakışlarımı kaçırdım. "LGBT kutlaması gibi bir şeye gitmiştim, Sam ve diğerleriyle yeni tanışıyordum. Bir ay falandı fakat ayrılık acısı dinmiyordu. Her gün seni özlüyordum ben Güz."
"O kadar içtin ve ben mi sandın?"dedi kaşını kaldırıp.
"Şaka yapan sensin şimdi de!"
Omuz silkti.
"İçtim, o da içti ve b-ben seni aradım fakat boğulduğunu söyledin. Sesin çok kötüydü, hayatından gitmem için yalvarınca-"
"Kapattın ve daha da içtin,"diye tamamladı.
"Suçlu hissetmiştim, öyleyim de."
Omzumda elini hissettim. "Bunlar geçti Yalgın."
"Çok sarhoştum ben, ne yaptığımın bilincinde değildim. Sabah uyanınca Sam anlattı, konuyu kapattık. Ben öyle zannediyormuşum yani,"dedim boğulurcasına. Nefes alamıyordum. Bu ilişkimize güzel bir darbeydi, mükemmel bir atıştı. İzinin kalacağından emindim. Kim erkek arkadaşını o şekilde görmek isterdi ki? Ayrı olsak dahi insanın kalbi kırılırdı, onuru kırılırdı. Arkasından bu şekilde olmam...
Vücudumu kendisine yaslayarak yanağımı öptü. "Tamam, beraber unutalım."
"Seni dinlemediğim için çok üzgünüm."
"Benimlesin, önemli olan bu. O iti dava edeceksin. Bunu düşün."
Biraz sessizce oturduk.
Güz sonra boynumu öpmeye döndü, tutkuyla ona sarıldım. "Mm... Bebeğim..."
"Gün ışığım,"dedi kokumu içine çekerek. "Sana deliyim. Hiçbir şey bunu arkasında bırakamaz."
"Güz'üm..."
Tekrar öpüştük. Elleri bacaklarımı okşarken dili de dilimi okşadı. Kalbim lisedeki o çocuk gibi pır pır çarpıyordu.
Kulağımda dudakları durdu. Kalp atışını hissediyordum, teklediğine yemin edebilirdim.
"Sevgimi hayal bile edemezsin."
Göz kapaklarım aşağı düştü. "Öp beni..."
Kapı tıklatıldı.
Güz hemen üzerimden kalktı. "Gamze?"
Arkadaşım sırıttı.
"George verelim mi?"
"Aklım çıktı,"dedi Güz. "Dudaklarımıza bak."
"Öp beni."diye sesimi taklit etti George.
Yastığı ona fırlattım.
Güz yanımda oldukça her şeyi aşabileceğimi biliyordum. İyi ki benimleydi, iyi ki onundum. Her zaman...
bu kitap yazdıkça akıyor da akıyor ahshshjjs
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ritim [BXB]
Cerpen"Bak, burası bizim cehennemimiz ve burayı biz yönetiyoruz. Şimdi bize itaat zamanın geldi." BXB ODŞD'nin ikinci kitabıdır, önce onu okumanız gereklidir.
![Ritim [BXB]](https://img.wattpad.com/cover/191760927-64-k730668.jpg)