~80~ Ruh Eşi

900 98 83
                                        

Güz

"Şurada iyi mi sence?"diye sordu patron.

Viskiyi masaya bırakırken "En ortada durması iyi,"dedim. Harika gözüküyordu.

Dansçılar için özel bir pist ayarlamıştık. Led ışıklı ve oldukça göz alıcıydı.

"Yeni dansçıları görmen gerek,"dedi sırıtarak. "Yalgınla aranıza alırsınız."

Kahkaha attım.
"Harry sandın sen de bizi patron."

Omzumu sıktı ve gülümsedi. "Gençsiniz genç."

Dansçılar bana selam verip geçerken ben de baş selamı verdim. Kalabalık gittikçe artmaya başlamıştı, beklediğimizden ve normalden fazlaydı. Hatta nefes alacak alan yarım saatte tükenmişti. Buna rağmen dışarıda upuzun bir sıra vardı.

"Bu gece neden bu kadar doldu yahu?"diye bağırdı Yalgın müzikten dolayı.

"Bilmiyorum!"

Mirza önümüze telefonunu ittirdi. "Bazı LGBT sayfaları sizi haber yapmış. Twitterda ikinci sırada siz, baksana herkes görmeye geldi."

"Oha!"dedi Yalgın. Twitleri okumaya başladı. Kaşları çatıldı. "Güz Kuloğlu beni sikse asla unutamam mı?"

Sırıtarak telefona eğildim. "Güz Kuloğlu Türkiye'nin Brian Kinney'si diyebilir miyiz?"

"Türkiye'nin yarısı gay olduğuna göre bu beyler işini biliyor."

Ekranı kaydırırken Yalgın beni durdurdu. "Şuna bak."

"Onları liseden hatırlıyorum, küçük bir şok geçirdim diyebiliriz! Yalgın ile Güz aynı yaştaydılar ve sürekli beraberlerdi. Bazen Yalgın onun omzunda uyurdu, bazen kucağında... Güz ona öğle arası kitap okurdu. Çok masumlardı ve aralarında farklı bir şey olduğunun farkındaydım. Müzik festivallerine beraber katılırlardı, gözleri bile şarkıyı söylerdi birbirlerine. Şimdi hak ettiği hayatları bir nebze de olsa yaşıyor gibiler. Eğer bunları okuyorlarsa birbirlerini asla bırakmamalarını ve mutlu olmalarını diliyorum."

"Ah kimmiş?"dedim ilgiyle.

"Yoruma adını yazmış. Mercan, Güz seninle aynı sınıftaymış."

Mercan'ı anında hatırlamıştım, saçı küt ve ön tarafları pembeydi. Hocalarla pembe saçlı diye defalarca kavga etmişti, derse alınmamış, tutanak tutulmuştu. Arkadaştık ama okul dışında çok samimi değildik. Üniversiteyle beraber tamamen kopmuştuk.

Telefonumu çıkardım. "Mesaj atsak mı? Gelip bir şeyler içer."

"Bebeğim çok güzel olur,"dedi Yalgın heyecanla. "Pembe saçlı kızdı değil mi? Doğru hatırlıyorum."

"Evet,"dedim gülümsemeyle.

"Barda denk gelmiştik, sen Ömerle çıkıyordun,"dediğinde o günü hatırlamıştım bile. Yalgın'a asla değişemeyeceğini söyleyip Ömer'i öpmüştüm. O gün tamamiyle intikam amaçlıydı. Ne kadar saçma olduğunu şu an fark etmiştim.

Mercan'a mesaj gönderdik.

Akşam içmeye geldi.

"Heey!"dedi Yalgınla aynı anda. Bu sefer saçları yeşildi, kahkahayla bize yaklaştı. "Yok artıık!"

"Yuh, mükemmel görünüyorsun."

"Asıl siz! Fotoğraflardan kat be kat iyisiniz ve barışılmış!"

Yalgınla sarıldılar, sonra bana da sarıldı. "Sen de öyle."

Gülümseyerek geri çekildi, bize şöyle bir baktı. "Yazdığımı gördüğünüze inanamıyorum."

Ritim [BXB]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin