Yalgın
Gonca güneşte gözlerini açamazken ısrarla camlara bakmaya devam etti. Kimse yoktu.
"Yok ben döküyorum,"deyip çantanın fermuarını açtım. Yoktu ulan. Anahtar kendini imha etmişti.
Tam o anda iki kol belimden kavradı.
"Hassiktir! Ne oluyor?"dedim dehşetle.
Sonra o tanıdık kokuyu aldım. Lavanta.
"Evimize bir hırsız mı girmeye çalışıyor Canan?"dedi gülerek.
"Beril!" Arkamı dönüp sımsıkı sarıldım ona. Beril annem sendelese de ufak bir kahkaha atıp kucaklamama karşılık verdi. "Seni çok özledim,"diye fısıldadım kulağına. Saçlarımı karıştırdı. Başımı omzuna koydum.
"Ben özlenmedim mi kurabiyem?"
"Anne,"diye sızlandım. O da bir yandan saçlarımı karıştırdı ve ikimizi de kavrayarak sarıldı.
"Gonca, katılmak ister misin?"dedi Canan annem gülerek. Gonca gülümseyerek araya sıkıştı.
"Yeter yahu, boğulduk,"dedi Beril çekilip. Kolunu omzuma attı. "Haydi, içeriye."
Ben de beline kolumu sardım ve içeri girdik.
Gonca yanlış tarafa gidince "Madam, soldan,"dedim gülerek.
"Unutmuşum,"dedi o da gülerek. Sol taraftaki merdivenlerden ikinci kata çıktık. İlk kat da bizimdi fakat oturma odası bir üst kattaydı. Beyaz ve siyahlarla döşenmiş, Yunan usulü, geniş oturma odasına giriş yaptık.
Gonca her zamanki gibi duvarlarda asılı çerçevelere baktı heyecanla.
Beyaz L koltuklara Beril hopladı. "Güzelim yaptığın kurabiyelerden getirsene, biz çok açız."
Canan annem gözlükleri üstünden bakış attı ona. "Evden çıkmadan yarısını yemiştin Beril."
"Ama hala çok seksiyim,"deyip bacak bacak üstüne attı.
Canan annem bıkkınca bana baktı.
"Evet Beril, öylesin,"dedim göz kırparak.
Mavi gözleri hain bir gülümsemeyle kısıldı.
"Size kalırsa kurabiye yiyebilirsiniz,"deyip mutfağa gitti Canan annem.
"Vovv, bu siz misiniz?"dedi çerçeveyi gösterip.
"Hiçbir şey kaybetmemişim, değil mi?"dedi gülerek Beril.
Gonca lise yıllarında Beril'in sahnede kemanıyla ve Canan annemle sarılmış verdiği poza hayran hayran baktı.
Beril müzik öğretmeniydi. Öyle bir keman çalardı ki hıçkıra hıçkıra ağlayabilirdiniz.
Müziği insanlara hissettirmeyi ondan öğrendim fakat o hep içimde bunun olduğunu söyler.
"Kurabiyeler geldi!"
Beril kurabiyeler masaya konmadan kırmızı tırnaklarıyla birini kaptı.
"Minik kuduz,"diye dalga geçti annem.
"Ben senden daha uzunum,"diye homurdandı Beril. Ki bu yalandı.
Hepimize ayrı ayrı annemin yaptığı bir tabak ıslak kurabiyeleri yemeye başladık. Diğer tabakta çeşit çeşit poğaçalar vardı.
"Eğer açsanız hemen köfte yapa-"
"Yok yok, teşekkürler,"dedi Gonca gülerek.
"Anne, yeterli. Biz öğle yemeği yedik zaten."
"Olsun, açsınızdır."
Beril gülerek "Akşam ızgara yaparız tatlım,"dedi. "Çocukların midesinde yer kalsın. Benim her daim kalıyor zaten."
"Kapışalım mı?"dedim gülerek.
Serçe parmağını uzattı. "Neyine?"
"En çok kim yiyecek iddiasına girmiyorsunuz değil mi?"diye sızlandı.
Ben de parmağımı uzattım. "Bana yurtdışında içtiğimiz o şaraptan alacaksın. Sadece bana."
"Her yere kustuğun şarap mı?"dedi alayla.
"Tadı güzeldi..." Fazla kaçırmıştım sadece.
"Ben kazanırsam... Benimle alışverişe geleceksin. Canan yeterince bezdi ama davete katılmamız gerek."
"Saat limiti var mı?"dedim kısık sesle.
Kahkaha attı. "Yok!"
Yutkundum. "Kabul."
Ve kapı pat diye açıldı.
"İddia kokusu alıyorum!"
Gonca ağzı açık bir halde sesin sahibine döndü.
"Oha aynı sana benziyor... Yani sen ona benziyorsun. Aslında Beril abla-"
"Beril de, tatlım."
"Peki,"dedi gülerek. "Berille karışımın gibi."
Annem sızlandı. "İddiaya giriyorlar yine! Şarap için!"
Babam kaşlarını çattı. "Bir şarap için mi yani?"
"Yurtdışında içtiğimiz şarap,"diye düzelttim. "Beril de öldürücü bir alışveriş istiyor."
Babam ortamıza oturdu. "Bu kadar basit olmayın. Ben sizden daha çok yerim."
"Neyine tatlım?"dedi Beril gülerek.
"Dediğim serginin yemeğini hatırlıyor musunuz?"
"Unutur muyuz?"dedi Canan annem.
"Homofobik sahibi olan ve bizden tiksinen herif mi tatlım? Unutur muyuz?"
"Ona ailecek gideceğiz."
Parmağını uzattı.
"Kabul mü?"
Beril kaşlarını çattı. "Zaten kazanamayacaksın."
"Ben ne zaman kaybettim?"dedi babam alayla. "İnadımı hep unutuyorsun."
"Cidden baban kılıklıymışsın,"diye fısıldadı Gonca kulağıma.
"Şimdii, çok açım. Bir an önce hanımlar otururken ızgaraları yapalım mı Yalgın?"dedi sırıtarak.
Ben de gülerek ayağa kalktım. "Hoş geldin, baba."
Kim kazanacakk
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ritim [BXB]
Storie brevi"Bak, burası bizim cehennemimiz ve burayı biz yönetiyoruz. Şimdi bize itaat zamanın geldi." BXB ODŞD'nin ikinci kitabıdır, önce onu okumanız gereklidir.
![Ritim [BXB]](https://img.wattpad.com/cover/191760927-64-k730668.jpg)