~77~ Gölgede Kalmak

920 98 98
                                        

HATIRLATMA bardaki kıvırcık vardı hatırlarsanız, altılı istiyorum falan diyorduahsdhhhs o mirza ve üçlü takılıyordu, işte o üçlüde normalde akdenizin arkadaşı riva var ama mirza üçlüyü bozup yerine başkasını alıyor, hatırlatma bu kadar okuyunn

Behzat başını kaldırmadan kağıtlara bakarken üçlüye eliyle oturmaları için koltuğu gösterdi. Riva, Altay ve Akdeniz karşıdaki deri koltuklara geçti. Behzat'ın yüzlerine bakmaması, iyi bir şeyler duyacaklarını düşündürmüyordu. 

Patron başını kaldırdı. "Akdeniz seninle başlayalım."

Gri saçlı çocuk gerginlikle başını salladı.

Beklediği tepkiyi almadı. "Akdeniz, sözler tek kelimeyle mükemmel. Daha da hissederek yazıyorsun."

Altay arkadaşının omzunu sıkıp gülümsedi. "Çünkü minik Akdeniz aşık."

"Kapa çeneni Altay,"dedi gözlerini büyüterek. Behzat bilmiyordu!

"Biliyorum. Harryle sizi gördüm. Kucak kucağa... Küçük sapıklar."

Biliyordu!

Akdeniz nefesini tuttu. 

"Harry'i gerçekten çok aradın mı Akdeniz? Onu sevdiğin için cennetliksin,"dedi patron.

Riva sırıttı. "Gerçekten öyle."

"Bence çok tatlı birisi!"

"Öyle ama sen varken."

Behzat sırıttı. "Fırça çekeceğim kişi Riva."

"Ben ne yaptım Behzat?"dedi Riva şokla.

"Kendine çeki düzen vermen lazım. Acil." Behzat ayağa kalktı ve masaya yaslandı. "Öncelikle çok içiyormuşsun."

"Güz de içiyor."

"Sen Güz müsün? Senden milyon kat iyi."

Riva dik dik patrona baktı, yine Güz Kuloğlu ayırımcılığı başlamıştı. Adam viskikolikti ama ona bir kelime söylenmiyordu. Riva sahneden önce bir iki kadeh içse Behzat ona yirmi dakika bağırıyordu. Bu mavi saçlı çocuğu delirtiyordu.

"Eh sahnede Yalgınla sevişmediğim için Güz değilim. Haklısın."

Patron kaşlarını kaldırdı. "Berbat bir dikkat dağınıklığın var, mekan sahipleriyle de kavga etmişsin. Son şarkıda terk edip Akdeniz'i zor durumda bırakmışsın. Anksiyetesi olduğunu biliyorsun, onu zorlayamazsın."

Akdeniz başıyla onayladı, arkadaşına ne olduğunu o da anlamıyordu. Riva asla hislerinden konuşmazdı. Kapalı kutudan beter diye düşünüyordu Akdeniz.

"Bir daha olmayacak."

"Evet çünkü bu mekanlarda iki haftalığına yoksun Riva."

"Ne demek yokum?"diye bağırdı Riva.

Akdeniz üzgün üzgün arkadaşına baktı. "Toparlanman-"

"Toparlanacak hiçbir bok yok!"

"Riva, ne dediysem o."

Akdeniz elleriyle oynadı, endişeyle arkadaşını izliyordu.

"Siktir git Behzat, Güz her haltı yapar ama biz hiçbir şeyiz."

Altay gözlerini devirdi. "Bizden daha başarılılar Riva, çocukluğu kes de tebrik etmeyi öğren."

Riva alayla başını sallayıp kendisini dışarı attı.

Kapıda Harryle karşılaştı. "Günaydın,"dedi yabancı çocuk gülümseyip. "Akdeniz içeride mi?"

"Gidip bakmayacak mısın zaten?"diye soludu Riva.

Harry güler gibi tuhaf bir bakış attı ona. Bu çocuğun sorunu neydi? "Sana da günaydın Riva."

Mavi saçlı çocuk onu aştı, hızlı ve sert adımlarla yürümeye devam etti. Güz'ün dokunulmazlığından da, Harry'nin mıç mıç aşkına kadar her şey ve herkesten nefret ediyordu. Belki de çok sinirli diye bu şekilde düşünüyordu. Bilemiyordu.

"Riva!"

Arkasından gelen sesle Riva durdu.

Mirza koşmuş gibi nefes nefeseydi. "Neden telefonlarımı açmıyorsun?"

"Yerime başkalarını koyduğun için mi?"dedi çocuk soğuk bir şekilde.

"Özür diledim ya!"

"Üçlüyü bozan sen olunca ancak kuru bir özür değil mi?"

Kıvırcık o hareket edince kolundan tuttu. Riva'yı bulmuşken bırakamazdı. "Ne yapmamı istiyorsun Riva? Söyle yapayım."

"Hayatımdan defol git."

Kolunu kurtarıp yürümeye başladı. "Bir geceydi!"

"Artık sonsuz gece olsun, ilgilenmiyorum!"

Mirza tekrar önüne geçti. "Dürüst olmadığımı mı düşünüyorsun?"

"Evet."

"Olayım,"dedi kıvırcık. "Aslında on yedi yaşındayım."

"Ne?"

"Evet, sahte kimlik kullanıyorum."

Cebinden gerçek kimliğini çıkardı ve Riva fenalık geçirdi. Reşit değildi! "Mirza sikeyim, ne halt yediğini zannediyorsun?"

"Dürüst oluyorum?"

"O da biliyor mu?"

"Elbette bilmiyor!"

"Bana neden söylüyorsun?"dedi Riva mavi saçlarını dağıtıp. Kafayı yemek üzereydi.

"Çünkü seni kaybetmek istemiyorum Riva."

"Bu da ne demek?"

"Bilmiyorum..."

İkisi de birbirine yakın duruyordu, kıvırcık ona bir adım attığında Riva geriledi. "Sana artık nasıl güveneceğim?"dedi çaresizce. 

"Özür dilerim." Gerçekten üzgündü Mirza. Kalbi sızlıyordu.

Riva hızlıca yürümeye başladı, ağlamak üzere hissediyordu ama ağlamayacak kadar donuk bir tipti. Yalnızca arada his geliyor, gidiyordu.

"Riva."

"Yine ne-"

Gördüğü yüzle duraksadı. Bu çocukları tanımıyordu.

"Güz'ün gölgesinde olmaktan sıkılmadın mı?"dedi Erol sahte samimi bir gülüşle. "Her zaman arka planda kalmaktan?"

"Sen kimsin?"

Erol kıkırdar gibi bir ses çıkardı. "İyilik meleği diyebilirsin. Şimdi söyle, sıkılmadın mı?"

Evet, diye düşündü. Evet, sıkılmıştı.

noluyor anamm















Ritim [BXB]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin