Güz'ün modeli instasız, twittersız bir şey deli ediyor beni CASEY FOTOĞRAFLARIN KALMADI KOYAMIYORUM BUNU OKU VE FOTOĞRAF AT!
Güz
Bal'a aldığım en pahalı mamaya baktım ve hiç yemediğini gördüm. Bir dakika boyunca bakıştık. Gözlerimle mamayı gösterdim, devirerek karşılık verdi. "Bal,"dedim uyaran bir tonda. Güler gibi bakıyordu, koşa koşa bahçenin açık kapısından eve girdi ve ne olduğunu anlayamadan gitarımı düşürmüştü.
Korkuyla Bal'a baktım. Üzerine düştü sanmıştım ama o keyifliydi. Koltuğun tepesine çıktı ve bana baktı.
"Siktin gitarımı,"diye söylendim. Teli kopmuştu. Bu da ısırmış olduğunu düşündürdü.
Yalgın poşetlerle içeri girdi. "Bal sana ne aldım tahmin et!"
Sesimi incelttim. "Ne aldın baba? Öh... Hav hav..."
Güldü. "Dalga geçmesene."
"Köpek mi cevap verecekti Yalgın?"
Beni umursamadan poşetten yağmurluk çıkardı. "Baak!"
"Yalgın anne,"diye mırıldandım. Gitarım gitmişti. Can parçam, Yalgın'dan çok sevişmek istediğim şey, avuçlarımdan kaymıştı. Son günümüzün uğruna bir parça bile çalamamıştım.
"Bir de ne varmış?"deyip kapüşonlu tatlı bir şey çıkardı. Mavi renkti.
Bal koltuktan bana baka baka indi.
"Tatlı olmazsan kızardım,"dedim sinirle.
Gelip beni yalayana kadardı kızgınlığım.
Onu kollarım arasına aldım. Bana sırnaşarak şapşal bir ifadeyle baktı. "Giydirelim mi?"diye sordum. Yalgın yerdeki gitarı görmüş, beni dinlemiyordu. Eline alarak inceledi.
"Gitmiş bu."
"Sağ ol,"dedim tersçe. Görmemiştim sanki.
Kapüşonluyu alarak koltuğa yerleştim. Bal kucağımda, kocaman gözlerle beni izliyordu. Bal'a giydirmeye çalıştım ama kaçtı.
"Yalgın, giymiyor."
"Beş yüz lira verdim, hayır giyiyor,"dedi Yalgın.
Baygın yeşillerimi ona diktim, boş yere para harcamıştı. "Kendini Britney Spears mı sanıyorsun?"
"Gay Britney'im, Ay Işığı."
Bal'ı tutup yanıma oturdu. Gülümseyerek onu izledim, saçlarının arasına kırmızıya dönük renkler attırmıştı ve inatla karşı çıksam da şu an kötü durmadığını düşünüyordum. Bir dakikalık mücadeleden sonra Bal korkmayı bırakıp giydi. Elimi erkek arkadaşımın omzuna koyup "Yalgın,"dedim. "Ah... Kızımıza bak."
"Sen en güzel şeysin ulan." Bal'ı biraz kaldırarak güldü. Bir süre sonra o da alıştı, bahçede koşturup oynamaya döndü. Biz de bahçede yemek yemeye karar verdik. Önceki evimizde bahçe yoktu ancak şu ankinin bahçesi vardı ve yeşillikler içinde parlıyordu.
"Ne pişirdin?"
"Köfte-patates."
"Güz,"dedi Yalgın sıkkınca.
Ona servis yaparken güldüm."Şaka yapıyorum, Çin yemeği aldım."
"Cidden düzgün et yapmayı öğrenmeliyiz,"dedi Yalgın düşünceyle.
"Öğreniriz Gün ışığı."
Her zamanki cevabımı verdim. Biliyorduk ki ikimiz de öğrenmeyecektik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ritim [BXB]
Kurzgeschichten"Bak, burası bizim cehennemimiz ve burayı biz yönetiyoruz. Şimdi bize itaat zamanın geldi." BXB ODŞD'nin ikinci kitabıdır, önce onu okumanız gereklidir.
![Ritim [BXB]](https://img.wattpad.com/cover/191760927-64-k730668.jpg)