~106~ Uzun Bir Gece

1K 98 114
                                        

Güz

Gecenin üçünde hepimiz her zamanki baş köşemizi almıştık, muhabbet gırlaydı ve eğleniyorduk. Yanımda oturan Yalgın ve çaprazımdaki Harry hala sağdıç olayında, Akdeniz ve ben ise onun yazdığı parçayı eleştiriyorduk. Onun en büyük artısı kendisine objektif bakış açısıyla bakabilmesiydi.

"Yeter, sorulara geçiyoruz,"dedi George kağıtları toparlayarak. "En sevdiğim renk nedir?"

"Siyah!"diye haykırdı Yalgın.

"Mavi seni salak."

"Kahverengi,"dedi George ikisine de tuhaf bakışlar atarak. Onlara eksi koydu. "İlk sorudan gümlediniz."

"Sevdiğin renk sürekli değişiyor!"

Bunu da bilirler sanıyordum.

Akdeniz bana eğildi. "Off çok mu tekrarlamışım?"

"Baya..."

Bardağını kenara ittirerek mavi gözlerini telefonuna yönlendirdi, biz o kısmı tartışırken Riva'nın koluyla odağımız ona döndü. "Burada da mı lyric tartışıyorsunuz? Bu gece de mi?"

Mirza önüme tekila bıraktı. Bir yudum aldıktan sonra ona oturması için işaret verdim. "Mola ver."

"Sanki çok çalışıyor,"dedi Riva da yerleşip.

"Riva çok istiyorsan sen hazırla. Dikkat etmeyi unutma, bardağı uzatırken seni de alıyorlar."

Akdeniz onlara kıkırdadı.

Güldüm. "Yaptığı kolay bir şey değil. Müşteriye yetişmek bile yorulmana yetiyor."

"Duydun mu? Duydun!"

Riva kolunu ona sarıp kendisine çekti. "Harry'i anlatan şarkılar besteliyoruz demek."

"Hı hıı,"dedi Akdeniz ona yaslanarak.

Gülümsemeye devam ettim. "Harry için şarkı yazdığına şaşırıyorum. Sonuçta Harry..."

Adını duyan Harry bize baktı. "Ben şahaneyim tatlım. Tabii ki yazacak!"

"Öylesin,"dedi Akdeniz dudaklarını kıvırarak. Gözlerindeki o hayranlık parıldamasına yetiyordu. Harry koltuğun arkasından Riva'nın kolunu aşağı ittirdi. Akdeniz'e o sarılınca çaktırmadan Riva'ya dil çıkardı.

Akdeniz hafifçe kalkıp kendisini onun kucağına bıraktı. Harry kollarını onun karnında kavuşturdu. "Ben de okuyabilir miyim bebiş?"

"Bittiğinde söz veriyorum."

George ayağa kalktı. "Yarışmamız on dakika sonra ikinci turuyla dönecektir. Beklemede kalın."

"Yalgın gerçekten boşsunuz,"diye güldüm. Başını omzuma yasladı.

"Yarışma zorlu geçiyor,"diye mız mızlandı.

"O yüzden bana bırak. Pes et bebeğim zaten kaybedeceksin."

"Rüyanda küçük piç."

Yalgın'ın çemkirmesiyle sırıtıp ikiliye baktım. Bu işi felaket ciddiye alıyorlardı.

Harry erkek arkadaşını öptü. "Ben atıştırmalık almaya gidiyorum. Sen ne istersin tatlım? Ne getireyim?"

"Kendine ne alırsan aynısından,"dedi Akdeniz de onu öperken öpücükleri arasından.

"Gerçekten mıç mıçsınız,"dedi Riva kaşlarını kaldırarak. Önündeki biranın son yudumlarını midesine gönderdi.

"Bana da tekila."

Ritim [BXB]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin