Güz
Gamze merdivenlerden önde gelen kişiydi, hızlı adımlarla yanımda bitti ve göğsüme kadar geldiği için oraya doğru sarıldı. Yalgın kot gömleğini düzeltirken feci gergindi, annemler gelene kadar hiperaktif gibi oradan oraya gezinmişti.
Annem de geldi. Dosdoğru Yalgın'a baktı. Bir dakika tuhaf bir bakışma olduğunda erkek arkadaşıma dirsek attım. "Yalgın biraz züppe olduğundan el öpmeyi bilmez."
"Hey! Annen genç diye öpmedim!"
Dik dik suratına baktım, o kadar tembihlemiştim kafasızı.
"Yalgın annem Ümmiye. Anne bu da meşhur Yalgın. Kapıda kalmayın."
İçeri geçerken Yalgın'ın ensesine patlattım.
"Ah, acıdı!"
Annem bize baktığında sahte bir gülümseme attım ortaya.
"Yemekler hazır, ben sadece yardım ettim. Yalgın çoğunluğu yaptı,"diye yalan söyledim. Bir halt yapamamıştı. Aslında daha çok Harry'den yardım almıştık, şerefsiz bir de para koparmıştı. Beleşe çalışmazmış.
"Beraber yaptık yahu."
"Yalgın, kendin yaptın,"dedim gözlerine bakarak. Elimde kalacaktı, gerçekten elimde kalacaktı. Annem sevmesin diye inadına mı yapıyordu anlamıyordum.
Annem "Güz hiç yapamaz, sadece köfte patatesi biliyor,"dedi gülümseyip.
"Evet, bir de her gün makarna yiyo-"
Yalgın'ın omzunu sıktım. "Masaya geçelim mi?"
"Ahh... Omzum çok... Ah!"
Gamze olayı anlayarak güldü. "Uğraşman bile yeter Yalgın."
Yerlerimizi aldık. Yalgın servis yapmaya başladı.
"Yol nasıldı? Adamlar rahat etmenizi sağladı mı?"diye sordum.
"Evet oğlum, kuş gibi geldik."
"Yalgın eniştem çok şıksın,"dedi Gamze.
Yalgın egoyla gülümsedi. "Teşekkürler, şirin."
"Sen kardeşini tanıştırdın,"dedi annem merakla.
"Evet, tanışıyorlar."
Yalgın kaseyi koyarken eli bir tuhaf durdu. "Dökme,"dedim gözlerimi açarak.
"Ne dökeceğim be sen de iyice dört yaşında zannet."
"Öylesin lan zaten."
Annem garip bir şekilde ikimize baktı.
Yalgın'ı omzundan bastırarak yerine oturttum. "Tamam, otur kalanları ben getireyim."
Elimi okşadı, gülümsedi. "Peki..."
Bir de annem varken dokunma diye uyarmıştım. Neresiyle dinlediğini merak ediyordum.
Annem donup kaldı.
Çenemi sıktım. "Yalgın, düzgün otur."
"Ne yaptım ya?"diye bağırdı şaşkınlıkla.
Gamze tekrar gülmeye başladı.
Neyse ki yemeklere geçtiğimizde konu dağıldı. Bifteğe kadar yemek hakkında zırvaladık, sonra Yalgın biftekleri getirmek için kalkarken çenesini açtı.
"Ee? Ne içersiniz? Kola, şar...şalgam suyu?"
"Gazoz da var,"dedim ona ölümcül bakışlar atarak.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ritim [BXB]
Krótkie Opowiadania"Bak, burası bizim cehennemimiz ve burayı biz yönetiyoruz. Şimdi bize itaat zamanın geldi." BXB ODŞD'nin ikinci kitabıdır, önce onu okumanız gereklidir.
![Ritim [BXB]](https://img.wattpad.com/cover/191760927-64-k730668.jpg)