Güz: Geldim.
Ekranı kilitlememle birlikte Ömer'in kızarık kahvelerini görmem bir oldu. Öz güvenli duruşumun zedelendiğini hissettim, yavaşça yutkunup suratına baktığımda geriye çekilip geçmeme izin verdi.
Ev buram buram alkol kokuyordu.
"İçmişsin."
"O kadar değil,"dedi yorgun bir sesle. Duruşundan bu pek doğru gözükmüyordu.
"Ne yapmak istersin? Dışarı çıkalım mı?"
Cevap vermedi, koltuğa çöktü.
"Aç mısın?"diye denedim şansımı.
"Hayır, sağ ol."
Önerim olmadığından bir süre sessiz kaldık, pes edercesine nefesimi vererek yanına oturdum. Başını zor dik tutuyordu, gözlerini ovuşturdu. Elimi omzuna koyup yüzüne baktım. "Uyumak ister misin?"
Gözlerime bakması kısa sürmüştü. "Neden geldin? Beni neden rahat bırakmıyorsun?"
"Ömer..."
"Acının kaynağı sensen geçiremezsin tamam mı? Of,"deyip başını ovdu. Onu bu halde bırakmak istemiyordum. "Yalgınla evcilik oynasana. Beni bırak, bırakın."
"Sana değer veriyorum, bu halde bu yüzden bırakamıyorum."
Dolu gözlerle bana baktı. Derin bir nefes alarak onu koltuktan kaldırdım, itiraz etse de dinlemedim. "Şimdi biraz uyuyacaksın, tamam mı?"
"Midem bulanıyor..."
"Kusmak ister misin?"
"Hayır, böyle iyiyim."
"Kusarsan daha iyi olur,"deyip odasına yürütmeye devam ettim. Kapıyı ayağımla açıp içeri girmesine yardımcı oldum. "Rahatlarsın."
"Uyuyayım,"dedi kısık sesle. Başımı salladım ve yatağını açtım.
"Uzan biraz, uyuyana kadar buradayım."
Dediğimi yaptığında şaşırmıştım, sarhoş olsa da dinliyordu. Yatağın ucuna oturup üzerini örttüm, hava bayağı serindi.
"Ben kötü birisi mi oldum?"dedi mırıltıyla. Ona hayretle baktım. Ne saçmalıyordu? Nasıl böyle düşünebilirdi? "Seni hak etmeyecek kadar..."
"Bunu da nereden çıkardın?"dedim elimi alnına götürüp. Biraz terlemişti ancak başka sorun yoktu.
"Öyle diyorlar."
"Ömer, insanların düşüncelerine göre yaşayamazsın,"diye fısıldadım. Gözlerini kapattı, saçlarını okşayıp iç çektim. Belli bir kitlemiz oluştuğu doğruydu ama böyle bir kitle bazen zarar da verirdi. Ömer bunun kurbanı olsun istememiştim. O olmasaydı şu anki Güz olamazdım. Aramızda kuvvetli bir bağ vardı.
Sızmak üzereydi. "Yalgın gibi olmak nasıl olurdu acaba? Herkesi mutlu eden, harika kişi... Herkes seviyor."
"Kimse mükemmel falan değil, kusursuz bir ilişki de kalmadı artık. Böyle şeyler düşünme."
"Sizinkisi öyle,"diye sızlandı. Gülümseyip "Uyu artık,"dedim. "Sana gelen aptal yorumları da siktir et, engelle. İstersen yeni bir hesap aç."
Kolumu tuttu. "Haklısın." Gözlerini yeşillerime dikmişti yine. "Seni seviyorum. Çok haklısın."
Gülümsedim. Eğilip yanağını öptüm. "Ben de seni seviyorum. Haydi, uyu."
Ne yapacaktım hiçbir fikrim yoktu.
Yorumsuz :P
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ritim [BXB]
Historia Corta"Bak, burası bizim cehennemimiz ve burayı biz yönetiyoruz. Şimdi bize itaat zamanın geldi." BXB ODŞD'nin ikinci kitabıdır, önce onu okumanız gereklidir.
![Ritim [BXB]](https://img.wattpad.com/cover/191760927-64-k730668.jpg)