Multiye Güz kolajı yaptım :')
Güz
"Masa sekize!"diye seslendim Nalan'a. "Patates kızartması."
Elindeki tabakla son anda dönüp masa sekize yürüdü.
"Hızlısın,"dedi Samet salataları önümdeki masaya bırakırken.
"Bugün fazla yoğunuz, istemsizce plağa bağlıyorum."
Elimdeki limonataları yan masaya bırakıp "Afiyet olsun,"diye mırıldandım. Kızlar gülümsedi.
"Kaçta çıkıyorsun? Bir okey atalım,"dedi Samet mutfağa yürürken. Gülüp başımı salladım. İçimde yine o saçma huzurdan vardı.
Ah Yalgın, ne güzel herifti. Etrafımda olmasa bile beni huzura boğuyordu.
"Masa beşe." Uzatılan Türk kahvesini alıp dışarı çıktım.
Fincanı masaya bırakıp "Afiyet olsun,"derken arkama döndüm.
İçimde tuhaf bir karıncalanma belirdi.
Başımı yavaşça arkaya çevirdim.
"Baba?"
"Konuşmamız gerek,"dedi etrafa bakış atarak. Sanki beni tanıdığını belli etmekten korkuyordu. Boğazıma o iğrenç hissin yerleşmemesi için dua edecektim bu halimle neredeyse.
"Birazdan çıkarım,"dedim sakince.
"Gerek yok."
Gözlerine baktığımda yakasını çekiştirdi. "Paran var mı?"
"Evet."
"Kendine takım al."
"Ne?"
"Kuzenin evlenecek, seni de çağırdı. Yarın. Çapulcu gibi gelme,"deyip elime baktı. "Şu yüzükleri de çıkar, normal davran orada."
Öfkeden uyuşurken öylece baktım.
"Normalden kastın ne? Kızları dansa falan mı kaldırayım?"dedim alayla.
"Güz, beni zorlama."
"Gelmeyeceğim, rahatla. İyi günler,"deyip adım attığımda kolumu tuttu. Gözleri ateş saçıyordu, sanki oğluna bakmıyordu, bambaşkaydım onun için.
"Geleceksin, ailecek orada olacağız."
"Aile miyiz ki?"dedim gülümseyerek.
"Çocuk gibi triplenme Güz. Bu hataları yapan sensin, günahlarla dolan sensin."
"Siktir git,"diye tısladım.
Ayağa kalktı. "Ben senin babanım, düzgün konuş lan benimle!"
"Ben de yetişkinim, kiminle ne bok yediğimin hesabını sana veremem!"
"İyice sapmışsın buralarda."
"Defol git,"dedim titreyen ellerimi cebime sokup.
Kalbim acıyla çarparken bana yaklaştı. "Beş kuruşum yokken seni psikologlara götürdüm it! Böyle mi teşekkür ediyorsun?"
"Bana sizin anlayışlı olmanızı söyledi, teşekkür edecek bir şey göremiyorum."
"Ulan hiç mi aynaya bakmıyorsun? Yaptıklarının günahı yüzünden okunuyor! Nasıl rezil olduğunu-"
"Yeter!"dedim titrerken.
"Yazık,"dedi hayretle. "Bir bok olamayacaksın böyle."
"Asıl sana yazık. Tek istediğim dinlemendi beni."
Beni ittirip hınçla yürüdü.
"Ben cehennemi zaten yaşıyorum!"diye bağırdım arkasından. "Ailem bana sırtını döndüğü an yaşamaya başladım!"
Babam kapıyı çarparak çıktığında başım döndü, sandalyelerden birisine çöktüm. Boğazım sızlıyordu, göğsüme kara bulut gibi çöken o aşağılanmışlık hissini bastırmaya çalıştım.
Ulan hiç mi aynaya bakmıyorsun?
Bir bok olamayacaksın böyle.
Ellerime alnımı yaslayıp nefes aldım. Kulaklarım uğulduyordu, dizlerim durmuyordu, deli gibi titriyordum ve nefes aldıkça daha da o hisse yöneliyordum.
Saçlarımı çekiştirip gözlerimi kapattım.
Hak etmiyorsun ibne.
Ölmen gerekiyordu.
Size herkes saygı duyacak.
Gizlenmek yok.
"Güz?"
Kesik soluklarım göğsümü acıtıyordu. Saçlarımı daha sert çekiştirdim.
Omzumda hissettiğim elle kahkahalara boğuldum. Ben onların başaramayacağı her şeyi başaracak ibneydim.
"İyi misin kardeşim?"
Gözümden yaşlar gelene kadar güldüm.
"Telefonumu getirsene,"dedim sırıtarak.
Samet hemen telefonumu getirdi.
Numarayı çevirdim. "Kazandın."
"Demek pişman oldun,"dedi patron ciddice.
Gülerek "Evet,"dedim. "Ama basitlik istemiyorum. Onlar bizim oyuncağımız olacak, bizim zamanında olduğumuz gibi."
"Hmm...Neden bunu istemiyorum?"dedi alaylı bir sesle.
Ne istediğini biliyordum.
"Özür dilerim,"dedim ciddice.
Patron derin bir iç çekti. Gülümsediğini hissettim. "Öğreniyorsun. Ya Yalgın?"
"O çoktan ikna oldu. Nerede buluşalım?"
"Felaketsin."
"Biliyorum."
Yalgın'a deyip aynısını sen yapıyorsun Güz nerenin kralısın?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ritim [BXB]
Cerita Pendek"Bak, burası bizim cehennemimiz ve burayı biz yönetiyoruz. Şimdi bize itaat zamanın geldi." BXB ODŞD'nin ikinci kitabıdır, önce onu okumanız gereklidir.
![Ritim [BXB]](https://img.wattpad.com/cover/191760927-64-k730668.jpg)