multinin klibini hatırlayan old fanlar çıkar mı AHAHHSDDHD
şimdi de halsey gözlerimin önünde anne olacak ahh ah
"Bir kerecik."
"Hayır!"
"Nolur, nolur!"
Harry, Akdeniz'i belinden kendisine çekince sarışın utandı. Erkek arkadaşı ondan daha uzun olduğundan kolundan kurtulamadı, Üsküdar'da yürüyen kalabalığa baktı. Bir daha baktı, bir daha... Çok ama çok insan vardı. Yırtıcı bir hayvan gibi hissetti, buraya ait değilmiş gibi... Yerdeki ayakları izledi, yanından bir sürü geçip gidiyor ve ona temas edip duruyordu.
"Gel,"dedi Harry uysallıkla. Onu kalabalıktan uzak bir yere oturttu. "Biraz dinlenelim ne dersin?"
Erkek arkadaşı cevap vermeyince yanına oturdu, sarışını kollarına çekerek sarıldı. Kalabalık onu geriyordu, her yerden çıkan insanlar ekstra bunaltıcıydı. Harry dikkatliydi, onun yüzünü okşadı. "Yapma, bakıyorlar,"dedi Akdeniz yalvarırcasına.
"Baksınlar,"diye fısıldadı Harry. Korkmuyordu, herkes kendi alemindeydi.
Sevgilisi onun göğsüne yaslanarak gözlerini kapattı, ince parmakları Harry'i sarmalamıştı. İkisinin de kalp atışları birbirine uydu, hızlandı. Yanağına dudaklarını sürttü esmer çocuk. O da göz kapaklarının isyanına boyun eğdi, gözlerini kapattı.
Akdeniz onun elini tuttu.
Harry, ilk dokunuşlarından beri kalp atışını hissettiği mavi gözlü çocuğa görünmez bir iple bağlanmış gibi hissediyordu kendini. Ondan kopamıyordu, yanındayken aklı başından gidiyor; onsuzken normal hayatına dönebiliyordu. İlk kez birisine dokununca etkisinden bu kadar çıkamadığını görmüştü. Bu durum onu oldukça şaşırmıştı.
Eski sevgilisi Rüya'yla bile böyle değildi.
Kimseyle böyle hissetmemişti.
Yine de bahsedip Akdeniz'i utandırmamıştı, çok ağır gelir diye düşünmüştü. Oysa Akdeniz halinden memnundu. Erkek arkadaşına çok güveniyordu, gülümseyerek onu ne kadar sevdiğini düşündü. Heyecanlandı, bu yaşadıkları hayal kadar güzeldi. Bitecek gibi gelmiyordu. Harry ile yurtdışına gideceklerdi, Akdeniz bir sürü bir sürü para kazanacaktı ve evlenecekti. Öyle düşünüyordu.
"Uyudun mu sen bebiş?"
Akdeniz tatlı bir şekilde başını kıpırdatarak Harry'e baktı. "İyi hissetmeyi öğreniyorum. Seninle."
"Bak ama ısırır ki."
"Isırırım ki."
"Ay evet,"diye güldü Harry. "Öğretmenim..."
Sarışın, onun yüzüne elini bastırdı. İkisi de gülünce üzerlerindeki gözleri fark ettiler. Bir kız ve uzun bir çocuk onlara bakıp gülümsüyordu.
Akdeniz kızardı. Hemen başını eğdi.
"Hey, komik olan nedir?"dedi Harry, Türklerden gördüğü gibi sinirlenince kafasını hafifçe sallayıp gözünü kırptı.
Çocuk ve kız yanına yürüyünce kavgada horoz gibi davranma hareketini kendisine hatırlattı.
"Çok şirinsiniz sadece. Rahatsız ettiğimiz için özür dileriz."
"Aferin, aferin."
Çocuk güldü. "Yabancısın, değil mi?"
"Sizin gibi rahatsızlık veren salakları biliyorum,"diye tersledi Harry. Akdeniz utanıp gerildiğinden o da sinirlenmişti. Sadece normal davranmalarını istiyordu!
Akdeniz kalkıp hızlıca yürümeye başladı.
Birisi onu çarpıp adeta devirince birden "Özür bile dilemiyorsunuz!"diye bağırdı. Acıyan kolunu tuttu. "Şurada o kadar yol varken tepeme çıkıyorsunuz!"
Harry ağzı açık kaldı.
Akdeniz, ilk defa onu ezen birisine tepki veriyor, gözlerine bakarak konuşuyordu. Hem de tanımadığı birisiyle...
"Görmedim."
"Gördünüz, üzerime geldiniz,"dedi otuzlu yaşlarında gözüken adama sinirle yaklaşarak. "Ne bu kabalığınız? Bıktım sizin gibilerle yaşamaktan! Yolda bile yürümeyi bilmiyorsunuz, sonra insanlar neden böyle! Birbirimizi ite kaka tabii böyle oluruz."
"Eh ne ağladı-"
Harry, erkek arkadaşının yanında dikildi. "Hayır tatlım,"dedi sevgilisine. Herife döndü. "Bana bak, mankafa. Eğer bir adım daha atarsan kasıkların için hiç iyi olmaz. Geldiğin yere dön."
"Manyaklar,"diye söylendi adam uzaklaşarak.
Harry parmak çekti. "Yürü, kart suratlı!" Sakince sevgilisine döndü. "Hadi, tatlım. Kahve alalım."
Akdeniz ikisi Starbucks'a girene kadar konuşmadı, yakınlardaki kafelerin birinden de çikolata aldı Harry ona.
"Adamı dövecek miydin?"dedi sarışın masumca.
"Ay hayır tabii ki, kazanamayacağım savaşa girmem."
"Ama beni korudun."
Harry omzundaki koluyla onu kendine çekip yanağını öpünce Akdeniz kıkırdadı.
"Neden korumayayım? Erkek arkadaşım değil misin?"
"Sana bir şey yapabilirdi."
"Yoo."
"Harry-"
"Sana aşkımı tercih ediyorum demiştim."
"Peki, aşkım?"
İkisi de güldü.
Akdeniz çikolatadan ağzına attı. Harry onun omzunu okşayarak "Aşkım dediğine göre öpebilirsin de..."dedi sinsice.
"Öpemem,"dedi çocuk utançla.
"Ama sevişirken çok güzel öptün, boynum-"
"Ya, konuşmuyoruz!"
Akdeniz kaçmaya çalışınca Harry onu sımsıkı tuttu. "Of! Hem öpmüyorsun hem bana şarkı söylemiyorsun. Birini seçmen gerekiyor."
Gezinin başındaki meseleye dönmüşlerdi.
Arabaya yerleşti Akdeniz. Sürücü koltuğuna geçen Harry de ona yandan bir bakış attı. Sarışın yutkundu, elleriyle oynadı.
"Canını mı sıktım?"
Akdeniz ona uzanıp öptü.
Öpücük yavaş başladı ancak kolayca derinleşirken Harry onu kucağına çekti. Akdeniz oraya yerleşirken ağzına yuvarlanan dille birlikte başı döndü, kollarını erkek arkadaşına dolayarak kucağında hafifçe hareket etti. Harry belindeki elleriyle onu tekrar ileri geri oynattı. Akdeniz hoşuna gittiği için dudakları üzerinde gülümsedi. Nefesi Harry'e çarpıyordu.
Gözlerine baktı sarışının. Tam anıydı.
"Akdeniz ben..."
Seni seviyorum.
Yüzünü okşadı. "Hı hım?"
"Ben seni...senden çikolata alayım ya evet benimkisi bitti,"dedi Harry gerginlikle.
Torpidodan çikolatayı alırken devirdi.
Sarışın ise şaşkınlıkla ona bakıyor, neden gerildiğini anlamaya çalışıyordu.
"Ay neyse, hadi gidelim,"dedi Harry aceleyle.
"Peki..."
Arabayı çalıştırırken kendisine Yunanca olarak içinden sövdü.
Korkak mankafa, diye ekledi.
akdeniz sen de alıştın kucak falan???
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ritim [BXB]
Short Story"Bak, burası bizim cehennemimiz ve burayı biz yönetiyoruz. Şimdi bize itaat zamanın geldi." BXB ODŞD'nin ikinci kitabıdır, önce onu okumanız gereklidir.
![Ritim [BXB]](https://img.wattpad.com/cover/191760927-64-k730668.jpg)