İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

sadece güzel olan şeyleri

4.2K 554 669
                                        

Keyifli okumalar. Bol bol yorum bırakın lütfen<3
___________________________________________

Hyunjin ile Jisung'un arası düzeldiği için artık daha büyük bir arkadaş grupları vardı.

Hyunjin ve Seungmin de onların dörtlü arkadaş gruplarına dahil olmuşu. Hyunjin o kadar şapşal biriydi ki gruptaki herkesi güldürmeyi başarıyordu.

Onun aksine Seungmin ise çok ağırbaşlı ve olgun biriydi ve herkes onun bu olgun tavrına bayılıyordu.

Aslında Jisung'a göre Hyunjin de Seungmin de inanılmaz derecede Minho'ya benziyordu. Hyunjin Minho'nun Jisung'un yanındaki haliyken Seungmin ise dışarıya karşı genel tavrıydı.

Şimdi yaz tatili yaklaşmış ve hafta sonu gelip çatmıştı. Hep birlikte Han nehri kıyısında piknik yapmak için sözleşmişlerdi.

Hyunjin'in de, tıpkı Minho ve Jisung'un olduğu gibi bir çocukluk arkadaşı vardı, onu da getirmek istediğini söyleyerek diğerlerinden izin istedi.

Herkes seve seve bunu kabul etmişti. Böylece saat 1'de nehrin kıyısında buluşmak için herkes hazırlıklarını tamamlıyordu.

Jisung annesiyle arkadaşlarıyla birlikte yemek için poğaça ve kek yapmıştı. Bu işte gerçekten iyiydi belki bir gün Minho'nun dediği gibi pastane açar ve Minho'nun sevdiği tatlıları ona yapardı.

Böylece Minho büyük bir zevkle onun için hazırladığı tatlıları yerken o da doya doya onu izlerdi.

Jisung piknik için üzerine rahat ince bir tişört ve eşofman altı geçirip, annesinin hazırladığı piknik çantasını da yanına alarak salondaki koltuğa oturmuş Minho'yu bekliyordu.

Sonunda kapı çaldığında heyecanla koşup kapıyı açmış ve Minho'nun boynuna atlamıştı, Minho bunun olacağını bildiği için kollarını açıp Jisung kucaklamış ve küçüğünün saçlarını koklayarak öpmüştü.

"Çok özledim seni" dedi Minho.

"Daha dün birlikteydik" dedi Jisung gülerek.

Minho omuzlarını silkti "Ne yapayım ben seni her saniye özlüyorum yoksa sen beni özlemiyor musun Ji" dedi küsmüş gibi yaparak.

"Saçmalama ben de seni her saniye özlüyorum, küsme bana koca bebek" dedi gülüp Minho'nun koluna sarılırken.

"Beni öpersen küsmem" dedi parmağıyla yanağını işaret edip gülümserken.

"Fırsatçılık bu" dedi Jisung gülerken.

"Hayır aşırı sevgi" dedi burnundan makas alarak.

Jisung daha fazla üstelemeyip hemen Minho'nun yanağına upuzun bir öpücük bıraktı.

'Hazırsan gidelim hadi."

"Olur salonda piknik çantam var, biraz ağır onu sen alır mısın, ben de bisikleti çıkarayım" dedi sevimli bir şekilde.

Minho gülümseyerek başını salladı, içeriden sepeti aldı, Jisung'da kilitli bisikletini çözüp sokakta onu bekledi.

Elindeki çantaya bisikletin önündeki sepete koyarken, Jisung'un üzerindeki tişört dikkatini çekti.

"Ji üstün çok ince böyle üşümez misin" diye sordu ilgiyle.

"Hayır üşümem bunu giymek istiyorum" dedi dudaklarını büzüp. Tişörtün ince olduğunu annesi de söylemiş ama Jisung'un inadı tuttuğu için bunu giymek istediğini söylemişti.

Minho fazla uzatmadı neyseki yanına hırka almıştı, üşürse Jisung'a onu verirdi.

"Tamam öyleyse hadi gidelim, uçuşumuz yaklaşık on beş dakika sürecek lütfen kemerlerinizi bağlayın, hazırsanız kalkışa geçiyoruz" dedi ve güldü.

dandelions, minsungBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin