İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

evlat edinmek

2.1K 240 234
                                        

Hanni onlarla yaşamaya başlayalı neredeyse bir hafta olmak üzereydi. Minho zaten Jisung'u bırakıp işe gitmek istemezken şimdi de bu bebekle ikiye katlanmıştı isteksizliği.

Bütün işlerini öğleden sonraya alıp evde bol bol vakit geçirmek istiyordu küçük ailesiyle.

Şimdi Hanni salonda Soonie'yle Minho'nun kucağına emekleme yarışı yapıyordu. Minho da kucağını açmış daha bir kez bile huysuz kedisine karşı kazanamamış güzel kızı destekliyordu.

"Hadi Hanni, bu kez olacak" diyerek neşelendirmeye çalışıyordu onu.

Bir taraftan da Soonie'ye ters bakışlar atıyordu yavaşlaması için. Soonie'nin ise umrunda bile değildi Minho'nun söyledikleri onlar tanıştıkları günden beri bu durum böyleydi.

Zaten sokakta da Soonie'nin inatçılığı sayesinde tanışmışlardı birbirleriyle. Aklına gelen günle tebessüm etti istemeden.

Jisung'un gidişinin üstünden uzun zaman geçmişti, üniversiteden mezun olalı iki sene olmak üzereydi, yıllardır yurtlarda kalmıştı o dönemler ya da Changbin'i yanında ama artık daha fazla yük olmak istemediği için kendi evine çıkmıştı.

Yurtları sevmediği söylese de yine de etrafındaki insanlarla bir şekilde vakit geçiyordu daha doğrusu her zaman kendi evine çıktığında Jisung'un da onun yanında olacağına çok inandırmıştı kendini.

Psikolojik olarak en dipte olduğu zamanlardaydı çünkü okul varken, Jisung'un da orada eğitimini tamamlamaya çalıştığını düşünüyordu ama muhtemelen artık Jisung da mezun olmuştu ama hala geldiğine ya da geleceğine dair en ufak bir belirtiye bile sahip değildi.

Hayallerindeki gibi olmadığı için evde yalnız başına kalmak ona iyi gelmiyordu, dışarıdaki sağınak yağışa rağmen sokağa atmıştı kendisini. Jisung hep gül dediği için uzun zamandır içinde tutuyordu gözyaşlarını, şimdi yağmurun altında biraz akıtsa hile yapmış olacaktı ama çok ihtiyacı vardı buna

Jisung'la birlikte yağmurda ıslandıkları günü hatırladı. Yağmur gözyaşlarını gizleyecek ben de ellerini tutacağım demişti ona. Yağmur hala gözyaşlarını gizliyordu ama elleri bomboştu, onun sıcak ve küçük ellerine çok ama çok muhtaçtı.

Etrafındaki insanlardan kimisi şemsiyeleriyle kimileri de ceketleri altına girmiş şekilde yakınlardaki kafelere ve dükkanlara koşuyordu sığınmak için.

Minho ise onlardan tam tersi istikamete yürüyordu kalabalığı yararak, gözyaşlarını silmesine gerek yoktu yağmur yüzünden silip götürüyordu nasıl olsa.

Nehrin kenarına geldiğinde yağmur damlalarının nehre düşüşünü izledi sakince, evlerine dönüyorlarmış gibi hissediyordu. O ne zaman dönecekti evine, evi nerelerdeydi artık dayanacak gücü kalmıyor gibi hissediyordu.

Hayır intihar etmeyecekti yaşayacaktı ona söz vermişti ama bu yaşamak mıydı peki? Evet nefes alıp veriyordu bedenen ama kalbi ve ruhu için aynı şeyleri söyleyebilir miydi?

Jisung'la olan anılarını hatırladığında mutluydu sadece, onun yüzünü düşündüğünde gülebiliyordu yalnızca. Minho çoktan geçmişe hapsolmuş ve orada yaşıyordu.

Düşünceler içinde boğulurken yanındaki yavru kediyi fark etti. Onunla birlikte yağmurda ıslanıyordu. Etrafına bakındı ikisi dışında kimse kalmamıştı dışarıda.

Yağmurla karışan gözyaşlarını silip ona doğru yöneltti bakışlarını. İleride bir kedi evi vardı, muhtemelen onun yuvasıydı orası.

"Gitsene hasta olacaksın" dedi kediye çatallaşmış sesiyle.

dandelions, minsungBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin