İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

yıllar sonra

909 97 105
                                        

Minho artık bitmişti. Bitmek ne kelime resmen tükenmişti. Gözaltları mosmordu. Jisung'un hamilelik sürecinde bile daha deliksiz uykuları olduğuna emindi. Neredeyse her yarım saatte bir bazen çığlıklar bazen hıçkırıklar içinde uykusundan uyanan Jisung'u sakinleştirmeye çalışıyordu.

İlk zamanlar doktorları Bay Kim ile görüştüğünde bu durumun normal olduğunu söylenmişti. Ama bu kadarının normal olmadığına Minho emindi. Bu yüzden Jisung'la aralarını limoni yapacağını bile bile tekrar görüşmüşlerdi doktorlarıyla.

Bay Kim Jisung'u psikiyatriye yönlendirdiğinde Minho'nun artık ezbere bildiği bölümün koridorunda beklerken içi acıyordu. Jisung'un neyi olduğunu anlayamıyordu çünkü Jisung hiç bir şey anlatmıyordu sadece Minho'ya sımsıkı sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlıyordu olur ki Minho'nun yanında olmadığı bir anda uyanırsa -yemek hazırlamak ve lavobaya gitmek dışında yanından ayrılmıyor olsa da- Minho'ya hayatı zindan ediyor bağıra çağıra onunla tartışıyor ve uzun bir sürede onunla konuşmuyordu.

Bir de yeni edindiği bazı alışkanlıkları olmuştu. Aklına gelen her an apar topar yattığı yerden kalkıp Hanni ve Byeoul'un nefeslerini dinliyor onlar uyurken nabızlarını sayıyordu ve Minho'ya da çok kesin bir yasak koymuştu araba kullanmasına izin vermiyordu. Bu yüzden ne işe gidebiliyordu ne de başka bir şey yapabiliyordu.

Aslında anlıyordu Minho bunların nedenini ailesini kaybettiği zamanları hatırlıyordu muhtemelen ama hayatlarına bu şekilde devam etmeleri mümkün değildi. Onun yanında olup tedavi sürecinde elinden gelen her şeyi yapacaktı Ji'si için. Sonuçta o onun biriciğiydi.

İçeride psikiyatristle görüşen Jisung ise sadece gergindi. Burada olmak istemiyordu. Çok soğuk bir havası vardı buranın içi ürperiyordu. Minho'nun yıllarının burada geçtiğini bilmek ise içini iyice kötü yapıyordu.

Karşısında oturmuş onu dinleyen doktor ne tür rüyalar gördüğünü sormuştu az önce o ise anlatmak yerine etrafı inceliyordu çünkü anlatacak kadar güçlü hissetmiyordu kendini. En son derin bir nefes alıp verdiğinde girebildi ancak cümleye.

"Çocuklarımın ve sevgilimin öldüğünü görüyorum" dedi sesi titrerken doktora bakmıyordu dolan gözlerini görsün istemiyordu.

"Her zaman aynı rüyayı mı görüyorsunuz peki" diye sordu bu sefer ilgiyle aynı zamanda bir şeyler not alıyordu doktoru.

"Evet" diyip başını salladı onaylanmak için.

"Nasıl bir rüya biraz daha detaylı anlatabilir misiniz" dedi gözlükleri arkasından Jisung'a bakarak.

"Ben" diyip duraksadı çok zordu gerçekten çok çok zordu.

"Kendinizi zorlamayın ne zaman hazır hissediyorsanız o zaman anlatabilirsiniz" dedi içten bir tebessümle. Jisung da karşılık verdi onun bu samimi gülümsemesine.

"Biz hepimiz bir araba yolculuğuna çıkıyoruz" dedi uzun süren sessizliği bozarak.

"Büyük bir araç karşıdan geliyor nasıl olduğunu hatırlamıyorum ama kaza yapıyoruz o andan hatırladığım tek şey beyaz ışıklar" diyor iyice dolan gözlerini artık gizleme gereği hissetmiyordu.

"Hastaneye gittiğimizde ise bir tek ben kurtuluyorum, onlar ölüyorlar ama ben yaşıyorum" diyor gözyaşlarını doktorun uzattığı peceteye silerken.

"Hep böyle oluyor zaten neden ben kurtulmak zorundayım, bende onlarla ölmek istiyorum" diyip derin bir iç çekiyor nefesini kontrol edemediği için.

"Jisung bey asıl korkunuz ne peki" diye sordu psikiyatrist.

Jisung o an duraksadı asıl korktuğu şey araba kazası yapmak değildi bunu fark etti. Yıllar önce olduğu gibi geride kalan tek kişi olmaktı korkusu.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Sep 03, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

dandelions, minsungBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin