İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

sen benim aptalımsın

3.9K 573 412
                                        


~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Tartışmalarının ardından Hyunjin ve Jisung birbirlerine karşı iyice kinlenmeye başladılar.

Her ikisi de birbirlerinin en ufak hatasında birbirlerine laf sokma fırsatını asla kaçırmıyorlardı.

Jisung onun aptallığından nefret ediyordu. Öyle ki hala matematik işlemlerini hala sesli bir şekilde çözüyor ve elma, armut gibi örneklerle bunları somutlaştırıyordu.

Arka sıralarında oturdukları için Jisung her seferinde bunları duyuyor ve içten içe onun bu haline gülüyordu.

Hyunjin ise onun çizdiği resimleri görünce kahkaha atmaktan asla vazgeçmeyerek onu daha fazla kışkırtıyordu.

Jisung, sık sık Hyunjin'i Minho'ya anlatıyor her seferinden ondan nefret ettiğini söylüyordu.

Minho ise Jisung'a onu tanımak için bir şans vermesini aynı arkadaş grubunda olduklarını belki de iyi anlaşabileceklerini söyleyip onu sakinleştirmeye çalışıyordu.

Ama bunun nafile olduğunu biliyordu çünkü Jisung çok inatçı biriydi daima kendi bildiğini okurdu gerçi bu özelliği onun yanındayken çoğu zaman törpüleniyordu.

Jisung içten içe Minho'ya hak veriyordu çünkü çevresindeki herkes Hyunjin'in çok iyi olduğunu söylüyordu ama kendisi onun bu yönünü şimdiye kadar hiç görmemişti.

Zaten onun okuma yazma konusunda zorlanması hakkında dalga geçtiği için kendisini kötü hissediyordu ama yine de geri adım atmayacaktı çünkü Hyunjin ona herkesin içinde bağırmıştı.

Resim dersi gelip çattığında öğretmenleri onlara en mutlu oldukları anı çizmelerini söyledi. Bu Jisung için çok zordu çünkü Minho'yla birlikte olduğu her an çok mutluydu. Hangisini seçmesi gerektiği konusunda çok zorlandı ama en sonunda hindiba tarlasında dans ettikleri günü çizmeye karar verdi.

Resmini tamamladığında biraz uzaklaşıp resme baktı gerçekten güzel görünüyordu. Kendilerinin üstüne isimlerini de yazıp resmini bitirdi. Resmi cidden çok güzel görünüyordu bu sefer Hyunjin nasıl dalga geçecekti merakla bekliyordu.

Öğretmenleri resimlerini toplayıp panoya astı. Ardından tenefüs zili çaldı öğretmenleri bir önceki gün çok uslu oldukları için onları bahçeye çıkarmak için söz vermişti.

Sınıfta eşofmanlarını giyen kızlardan sonra sıra erkeklerdeydi, Jisung üstünü değiştirme gereği görmedi nasıl olsa oyunlara katılmıyordu onun yerine Minho'nun sınıfına gidip teneffüsü onunla birlikte geçirdi.

Teneffüsün bittiğinin habercisi zil çalarken sınıfa suyunu ve okuyacağı kitabını almaya geldi. Ama o an içeriden gelen tartışma seslerini duyup dinlemeye başladı.

Felix ve Seungmin'i bahçede görmüştü ama hala giyinmeye devam eden arkadaşları vardı demek diye düşündü.

Bağıran sesi tanıyordu, bu ses gıcık olduğu Hyunjin'e aitti. Kapının önünde durup dinlemeye başladı.

"Size ne siz kendi işinize baksanıza" diyordu sinirli bir şekilde.

"Sen de onu sevmiyorsun, hem sen değil misin Minho hyungun sınıfa gelmesini yasaklayan sen de rahatsız oluyorsun işte" dedi karşısındaki diğer ses.

"Ben onu Jisung'u gıcık etmek için yaptım rahatsız olduğum için değil" diye itiraz etti.

"Yine iki erkeğin o kadar yakın olması sana da tuhaf gelmiyor mu sanki sevgili gibi davranıyorlar" dedi bir diğer ses.

"Hayır gelmiyor bunu son kez söylüyorum herkes kendi işine baksın, bizi ilgilendiren bir durum yok" dedi. Sesindeki öfke çok net anlaşılıyordu.

dandelions, minsungBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin