28. Bölüm part 1

16.4K 522 64
                                        

Selam güzellerim:) Artık bir rutin haline gelen bir olay oldu benim doğum günümde bölüm paylaşmam. Yeni yaşıma sizin yorumlarınızı okuyarak girmeyi seviyorum ve yazdığım sürede de bunu yapacağım sanırım:) bir yaş daha aldım ve bu burada olduğum sekizinci sene... Benim için şans dileyin olur mu çünkü bu sene gerçekleşmesini istediğim çok şey var ve sizin güzel dilekleriniz benim için gerçekten önemli. Her gün biraz daha büyüyoruz ve farklı düşünüyoruz o yüzden zaman zaman kitaplarıma baktığımda kendime kızdığım çok yer var. Günün birinde hepsinin düzenlemesini yapmak istiyorum...

Doğum günü kızı için buraya sevdiğiniz bir emojiyi ya da ne isterseniz bırakabilirsiniz :) benden size kocaman bembeyaz bir kalp gelsin🤍 sizi seviyorum çok seviyorum...

Keyifli okumalar:)

İnsanın sadece karnında değil ruhunda da kelebekler uçtuğunu Aymira bu sabah fark etmişti. Sanki ruhu kopmle çiçeklerle sarılmıştı. Ruhuna yaz havası gelmişti. Bu an gerçek miydi? O şu an gerçekten sevdiği adamın kollarında mıydı? Bu rüyadan da öteydi. Dün gece hayatının en güzel en özel anıydı hiç şüphesiz. Birbirlerine ait oluşları sanki aralarında hiç çözülmeyecek bir düğüm atılmıştı. O anlar tekrar gözünün önüne geldiğinde dudağını ısırarak gözlerini kapatıp yüzünü sevdiği adamın göğsüne yasladı. Her saniyesi ile muhteşem bir gece yaşamışlardı. Şu an bedeninde çektiği acı bile çok umrunda değildi. Buna değerdi.

Bedeni gerçekten de ağrıyordu. Ve bazı yerlerinde sevdiği adamdan izler taşıyordu. Göğsünde, boynunda, ve kasığında. Aynı şekilde sevdiği adam da ondan izler taşıyordu. Dün gece kendini o kadar kaybetmişti ki, tırnağını nasıl Ulaşın sırtını bastırdıysa iki tırnağı kırılmıştı. Birde oturup ona ağlamış ardından utanıp gülmeye başlamıştı. Ulaş ne yapacağını şaşırmıştı ve Aymira'nın tepkilerine bir cevap verememişti. Çünkü öncesinde şiddetli ağlayıp ardından kahkaha atmıştı. Şimdi Aymira'nın iki parmağı da yara bandı ile sarılıydı. Gerçekten çok kötü bir acıydı. Hatırlayınca bile içi sızladı ve eline baktı. Bir daha böyle bir gece yaşanırsa ki kesin yaşanacak gibiydi çünkü bu saatten sonra Ulaşın duracağını sanmıyordu kesinlikle tırnaklarımı kesecekti. Zaten eve gittiği gibi ilk olarak hepsini kesecekti.

Yaklaşık bir yarım saattir uyanıktı ve yatakta hareketsizce yatıp sevdiği adamı izliyordu. Saat kaçtı hiçbir fikri yoktu. Ulaşın kolları arasından çıktığında Ulaş da gözlerini açarak ona baktı. Aymira gülümseyip dudağının üzerine küçük bir öpücük bırakıp doğruldu ve telefonu eline aldı. Dün gece ikisi de telefonu kapatmışlardı.

Ulaş bir elini başının altına koyup Aymira'yı izledi. Saçları dağılmış ve açılmıştı. Omuzlarını kapatıyordu. Bembeyaz teninde gezdirdi parmaklarını usulca. İncecik beline ve sırtının tam ortasında belli olan kemiklerine baktı. Çok fazla zayıftı. Kilo alması kesinlikle şarttı. Kemikleri sayılıyordu. Sevdiği kadını kendine çekip kollarını arasında aldı ve hafif doğrularak üzerine doğru eğildi. Aymira yaramaz çocuk gibi heyecanlı ve sevimli bir şeklide yüzüne bakıyordu. Gülümsedi ve burnunu boynuna yasladı. Derin bir nefes aldığında Yasemin kokusu bütün bedenine işlemişti. Bu kokuya aşıktı. Aymira'ya aşık olduğunu anladığı gün almıştı bu kokuyu. O zaman da onu tıpkı böyle sersem etmiş ve sakinleştirmişti. Odası, çarşafları hep yasemin kokardı ama hiçbiri bu tende ki gibi güzel değildi. Kızın kıyafetlerine bile öyle işlemişti ki günlerce hiç gitmemişti üstünden. Bir keresinde göreve gitmeden önce Aymira'ya kendi tişörtünü vermişti. Sadece birkaç saat giymiş ardından geri vermişti ona. Ulaş kaç gün boyunca o kokuyla uyumuştu. Bunu şimdi de yapmayı planlıyordu. Aymira bol giyinmeyi seviyordu ve onun tişörtleri ona çuval gibi oluyordu. Ve Ulaş bu görüntüye deli oluyordu.

RECA Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin