43. Bölüm

2.2K 113 3
                                        

Umarım bu kadar ayrı kalmamıza değecek bir bölüm olur ve keyifle okursunuz:)

Büyüyordum. Büyüyorduk. Artık eski neşemiz, eski hayallerimiz yoktu. Büyümenin bu kadar sancılı, acılı olacağını bilseydim ister miydim büyümeyi? Sanırım hayır. İstemezdim büyümek. Çocuk kalırdım, daima o saf ruha ait kalırdım. Hayat engebeli bir yoldu çoğumuz için, düşe kalka büyüyorduk evet ama aramızda belli bir kısım da şanslı olandı. Ben şanslı olandım. Umarım bebeğim de şanslı olan tarafta olacaktı. Onu hissettiğimden beri tek kişilik bir hayal kuramıyordum. İki kişilik düşünüyor, iki kişilik yemek yiyor ve her nefes alışımda mutlaka bebeğim için de derin bir nefes alıyordum. Onunla konuşuyor, ona masal anlatıyordum. Evet şimdiden bunlara başlamıştım. O kadar iyi hissediyordum ki ona masal okurken. Sanki sol yanımda da küçüklüğüm yatağın kenarına kıvrılmış, ellerini çenesinin altına birleştirmiş hevesle beni dinliyordu.

Barbie filmleri de izlemeye başlamıştım. Çocukken de çok severdim. Bana çocukluğumu hatırlatan her şeyi yapıyordum bu zamanlarda. Bazen Zeynep de eşlik ediyordu, ona da tek tek olayları anlatıyordum. Mekanları, kıyafetleri, karakterleri. Doktorundan da ameliyat için gün almıştık. Ankara'dan çok ünlü bilindik bir doktor ile görüşmüştük. Buraya bizzat gelip Zeynep'i muayene etmişti. Tekrardan görme şansı çok yüksekti. Ve tabii ki bunun arkasında Ulaş vardı. Onun yardımı olmadan doktorun kapısının önünden bile geçemezdik. Masrafı ayrı bir şekilde denk geririrdik Belki ama çok yoğundu kendisi. Ulaş da babasını kullanarak doktoru buraya getirmişti. Hemen günü birlik gelip muayene ettikten sonra ameliyat için gün almıştık. Yirmi bir gün sonra Zeynep ameliyat olacaktı. Nişanımı değil belki ama düğümü görecekti. Annesinin mezarına sadece dokunmak ile kalmayacak onu da görecekti. İyi ki son zamanlarda teyzemle Zeyneple bir sürü video çekmiştim. Zeynep teyzemin yüzünü unutmuştu çünkü. Ona yeni bir hayatın inşaatı için her şeyi yapacaktım.

Evimin önüne geldiğimde bahçe kapısını açarak içeri girdim. Doktorum her gün en az kırk dakika hafif tempoda yürümemi istemişti. Hamile olunca hem hamileliği hem de doğumu araştırıyordum. Normal doğum istiyordum, sezaryen falan değil. Bunun daha sağlıklı olacağına inanıyordum. Diğer türlü ablamın sezaryen dikişleri vardı ve bunlar beni epey korkutmuştu. Neyse ki doktorum da bundan yanaydı. Bunun yanı sıra Asmin de önerisi ile doğum koçu tutmuştuk. Şimdi az çok yararı olsa da doğum da bayağı bir yardımcı olacaktı. O da doğumuma girecekti ve kolay doğum yapmamı sağlayacaktı.

Ulaş mesajlarıma her gün bakamasa da ben her gün ona hem ses hem video hemde fotoğraf atıyordum. Günde en az otuza yakın mesaj atıyordum uzun uzun. Genelde yürüyüş yaparken sesli mesaj atıyordum. Yaptığım her şeyden onu da haberdar ediyordum. Anlık tepki veremese de bunun onu mutlu ettiğini biliyordum. Eskiden Asmin asker birini sevdiğim için pişman olacağımı söylüyordu bu günleri çok öncesinden bana söylemişti. Çoğu zaman yalnız olacağımı hatta bazen en güzel günlerimde o yanımda olmadan yaşayacağımı söylemişti. Ama onun bilmediği bir şey vardı ki Aşk her şeyden üstündü. Aramızdaki tek sorun mesafeler değildi ki bizim, ama yinede birbirimizi bırakmamıştık.

Sevginin her şeyin üstünden geleceğine inanıyordum.

Asmin bu dediğime göz devirerek seni enayi diyeceği gözümün önüne gelince kendi kendime güldüm. Kapıyı çaldığımda çoktan ayakkabılarımı çıkarıp elime almıştım. Annem kapıyı açtığında ona gülümseyip yanağından öperek içeri girdim.

" Aymira her gün yürüyüş yapıyorsun kuş kadar yiyorsun nasıl kilo alıyorsun kızım?" dedi annem beni İncelerken. Sorusu ile birlikte panik olurken sakin olmaya ve patlatmamaya çalıştım. Ona doğru döndüğüm de ses tonumu ve hareketlerimi normal düzeyde tutarak gülümsemeye çalıştım.

RECA Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin