Merhaba.... Bölüme hoş geldiniz... Bu kadar kısa sürede sınırı geçmenizi beklemiyordum ne yalan söyleyim. Biliyorum bölümler hiç düzenli gelmiyor, geldiğinde de kısa oluyor size bu konuda mahcup oluyorum ve kendimi bu konuda çok eleştiriyorum. Sizin bu ilginizi hak ediyor muyum onu bile bilmiyorum bazen. Ben size teşekkür etmek istiyorum güzellerim. Ben bazen sorumsuz bir yazar olsam da beni burada yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ediyorum. Hepinizi çok seviyorum. İyi ki varsınız :)
Sınır: 200 : Yorum 200
Keyifli okumalar güzellerim:)
Merve'nin çığlığı ile bedenim refleksle ayaklanıp yukarı doğru koşmaya başladı. Seyhan hanım arkamdan, Seher ve diğer mutfak çalışanları da sesleri duyup telaşlı adımlarla yanımıza yetişti. Kalbim küt küt atarken göğsümde sancılar belirlendi. Ali'nin odasının kapısı açıktı. Merve ve Ali yerdeydi ve Ali'nin göğsü hızla inip kalkıyordu. Bedenini o kadar sıkıyordu ki, gözleri kızarmış, alnındaki damarlar çıkmış yüzü kırmızının korkunç bir tonuna dönüşmüştü.
Ali'nin astımı vardı ve o şu an kriz geçiyordu.
Merve ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette sağa sola çare arar gibi bakınıp onun başında ağlıyordu. İlk birkaç saniye beynim ne yapacağını şaşırmıştı. Ardından hemen o telaşla yanlarından geçip Ali'nin ilaçlarını buldum. Merve'yi kenara doğru itip Ali'yi dizlerime doğru çekerek haplarını verdim. Ali'nin gözleri gözlerimdeydi ama kendinde değildi. Şu anda nefes alamıyordu, bütün nefesi içinde tıkılı kalmıştı.
" Merve camları aç nefes alamıyor!" sesimi yükselttip komodinin üzerindeki sürahiden su doldurup yavaşça içirdim. Kapının ağzındaki kalabalığı göndermem gerekiyordu. Tamam Ali için endişe duyuyorlardı ama şu an yaptıkları hiçbir şey yoktu. Merve dediğimi yaparak ayaklandı ve camları sonuna kadar açtı. Dikkatimi tekrar Ali'ye verdim, o sıra Seyhan hanım kalabalığı aşağı gönderip yeni yardımcıyı azarlıyordu.
" Ali'den sorumlu olan sensin! İlaçlarını saatinde vermek, onu yalnız bırakmamak senin görevin! Eğer işini hakkıyla yapmayacaksan şimdi git gözüme gözükme!" diyerek epey sert bir dille konuştuğunda karşısındaki kadın kendini açıklayamadı bile sadece bir şey demeden ağlayarak uzaklaştı. Şu an ona üzülmeyecektim çünkü haksızdı. Ali diğer hastalar gibi değildi. Daha çok hassas davranılması gerekiyordu.
" Ali beni duyuyor musun? Bak buradayım yanında. İyisin, iyisin." diyerek sakin bir sesle konuşup saçlarını okşadım. Hiç iyi görünmüyordu, sanki gözleri zorlukla açık duruyordu.
" Aymira kızım sen çekil, Ali'yi yatağına yatırsınlar." Seyhan hanım beni kollarımdan hafifçe tutarak kaldırdı. Ali'nin başı yerdeyken gelen iki adama baktım. Ali'yi tutup kaldırdılar ve yatağına yatırdılar. Merve onun yanındayken Seyhan hanım beni odanın dışına çıkardı.
" Bak Aymira," diye söze başladı. Gözlerim ne kadar onun gözlerinde olsa da aklım Ali'deydi. " Herkes bilmese de bu evdekiler senin Ulaşın kız arkadaşı olduğunu biliyor. Ali'yi sevebilirsin, arkadaş da kalabilirsiniz lakin bu kadar yakın olamazsınız artık. Ulaş ile sırf bu yüzden kaç kere kavga ettiniz. Ali de sen de çocuk değilsiniz. İkiniz de yetişkin insanlarsınız ve burada olur olmadık laflar çok çabuk yayılır. Senden isteğim hareketlerine dikkat etmen. Çünkü artık bizi de temsil ediyorsun. Ulaş burada olsaydı eminim yine bir kavga ederdiniz." deyip konuşmasını bitirdiğinde kaşlarımı çattım.
" Biz bunları Ulaş ile konuştuk. Aramızdaki bizi ilgilendiriyordu ve biz bunu hallettik Seyhan hanım. Ali benim arkadaşım, Ulaş benim evleneceğim adam. Bunu biz biliyoruz öyle değil mi? Herkeste biliyor. Bilmeyenler için de inanın ne dedikleri umurumda değil. Ama yinede sizin hatırınıza Ali'yle arama toplum içinde mesafe koyarım. Onun haricinde benden bir şey istemeyin. Siz uyarmasanız da ben nerede ne yapmam gerektiğini biliyorum. Sizin de dediğiniz gibi çocuk değilim. Şimdi müsade ederseniz ' arkadaşımın' yanına gireceğim." deyip Seyhan hanımın konuşmasına izin vermeden odaya girip onu yalnız bırakmıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RECA
JugendliteraturAsker ve mahalle kurgusudur. Ulaş yıllardır içinde taşıdığı aşkın ağırlığı altında eziliyordu. İçinde biriktirdiği aşk öyle büyüktü ki, sanki her nefes alışında daha da artıyordu. Sevdiği kadın karşısında, yanı başındaydı ama ona uzaktı. Aralarınd...
