Merhaba... Artık adım adım finale doğru gidiyoruz o yüzden zaman atlamaları olacaktır. Kanalda da bahsettiğim gibi bölümü erkenden paylaştım. Bir sonraki bölümü 15 temmuz da paylaşacağım güzellerim.
Yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın lütfen. Keyifli okumalar dilerim...
Bir hafta sonra Nişan günü...
Bir günde yirmi dört saat var, evet. Ama geçtiğimiz bir haftaya dönüp baktığımda, sanki zaman benim için genişlemişti. Her gün, kırk sekiz saate bölünmüş gibiydi adeta. Uykularım kaçmış, sabahlar gecelere karışmış, telefonlar susmamış, planlar üst üste yığılmıştı. Koşturmaktan ayaklarımın altı su toplamıştı ama içimdeki heyecan her şeyin önündeydi. Telaşlıydım, evet, ama bir o kadar da umut doluydum. Hayalini kurduğum o özel güne sadece saatler kalmıştı ve her şeyin kusursuz olmasını istiyordum.
Ve Ulaş bunun için ne gerekiyorsa yapmıştı.
İlk adım mekândı. O üç gün... Üç koca gün boyunca annemle, Asmin ve ablamla zaman zaman arkadaşlarımla birlikte şehrin dört bir yanını adımladık. Her salonun kapısını açarken içeri heyecanla girdim Kimisinde hayal kırıklığına uğradım, kimisinde "belki" dedim. Topuklu ayakkabılarımın tabanı inceldi, tabanlarım zonkladı, ama yılmadım. Çünkü o an gözümde canlandırdığım her detay için uğraşmam gerektiğini biliyordum. Neyse ki o kadar yer gezdikten sonra dönüp dolaşıp ilk beğendiğim yere döndüm. Kalbim, en başta attığı yeri seçmişti aslında. O an anladım, bazen ilk hissin doğruluğu diye bir şey varmış.
Hazırlıklar bununla sınırlı kalmadı. Kıyafet alışverişi... Dışarıdan kolay gibi görünse de, aynanın karşısında saatlerce aynı elbiseye bakıp karar verememek de ayrı bir yorgunluktu. Her bir detayı kendime yakıştırmaya çalıştım. Renkler, kesimler, aksesuarlar. Sadece güzel görünmek değil, kendimi o gün 'ben' gibi hissetmek istiyordum. Gülüşümle, duruşumla, her şeyimle içimden taşan bir mutluluğun dışarıya yansımasını arzuluyordum.
Alışverişler, organizasyon planları, davetiyeler, doktor kontrolleri... Her gün yeni bir detayla uyanıyordum. Ve tüm bunların ortasında hiç yalnız kalmadım. Babam. Canım babam... Bir an bile geri çekilmedi. Ne gerekiyorsa yaptı. Kimi zaman sessizce cebinden kartını uzattı, kimi zaman bir bakışıyla her şeyin hallolacağına beni inandırdı. O sessiz destek, omzumda bir el gibi hep hissedildi. Ne istediysem, "olur" dedi. Gözüm parladığında, onun kalbi daha da büyüdü. Ve yalnızca babam değil. Ailem. Her biri... Bir gün ben iç geçirdiğim bir şeyi dile getirsem, ertesi sabah onu karşımda buluyordum. O kadar derinden yanımdaydılar ki, ben bazen bu kadar çok sevgiyi hak edecek ne yaptım, diye düşünmeden edemedim.
Ve tabiki de sevdiğim adam. Canım Ulaş. Onca işinin arasından vakit bulduğu her an benimleydi. Mekan bakarken maalesef çok sık yanımda olamamıştı. Nişan elbisemi alırken de ama varlığı yetiyordu işte. Onun yerine Merve ve Annesi Seyhan hanım bizimleydi. O da sağ olsun tıpkı babamlar gibi hem maddi hem manevi yanımda olmuşlardı. Normalde bizim adetlere göre de onların adetlerine göre de nişan kız tarafına aitti. Ama onlar da en az bizim kadar masraf yapmışlardı. Ulaş tüm masrafı karşılamak istese de babam kesin ve net bir dille red etmiş ve kendince gücenmişti. Ulaş da hatasını anlayıp kendini geri çekmişti ama o da kendine ekstra masraflar çıkarmıştı. Nişan mekanında ayrı bir yer daha ayarlamış ve gençlerin eğlenecegi organizasyon ayarlamıştı. Deniz kıyısındaki mekanı bu gece için kapatmıştı. Nişana gelecek misafirlerimizi alacaklar araçları ayarlamış ve onlar için lüks bir otel ayarlamıştı konaklamaları için. Artık babam bu kadarına ses etmemişti çünkü bir bakıma o da farkındaydı ki Ulaş bunu bana ve bize değer verdiği için yapıyordu. Birde takı mevzusu vardı. Bizimkiler çok abartıya kaçmadan sadece yüzük ve birer bilezik takmayı düşünürken onlar bayağı takı almayı düşünüyorlardı. Seyhan hanım bu konuda biraz da kendi itibarlarını düşündükleri için ' gelin kısmının boynu kolu boş kalmaz ' diyerekten on bilezik ve takı seti almışlardı. Annemler de bunun altında kalamayız mantığıyla dört bilezik de onlar almıştı. Asminin ve Banu ablamın ne aldığını ne takacaklarını bilmiyordum daha.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RECA
Novela JuvenilAsker ve mahalle kurgusudur. Ulaş yıllardır içinde taşıdığı aşkın ağırlığı altında eziliyordu. İçinde biriktirdiği aşk öyle büyüktü ki, sanki her nefes alışında daha da artıyordu. Sevdiği kadın karşısında, yanı başındaydı ama ona uzaktı. Aralarınd...
