Merhaba... Yeni bölümden bir alıntı bırakmak istedim. Şu an hastane işleri olduğundan dolayı arka planda azar azar yazabiliyorum ama kısa sürede bölümün geleceğini bilin güzellerim..
Dışarıdan bakıldığında herkes için ne kadar kusursuz bir an gibi görünüyordu. Oysa içimden geçenleri bir tek Ulaş anlayabiliyordu. Göz göze geldiğimizde bir anlığına tüm kalabalık, tüm sesler arkamızda silinip gitmiş gibi hissettim. Bu an, bizimdi. Ve sanırım en çok da bu yüzden, tüm kalabalığa rağmen yalnızca onunla tamamlanmış gibiydim.
Salonda ışıklar yavaşça kısıldı. Kalabalığın uğultusu yerini bir beklenti sessizliğine bırakırken, fonda tanıdık bir melodi yankılandı.
"I found a love… for me..."
Evet. Ed Sheeran. "Perfect."
Ulaş'la bakıştık. Elini bana doğru uzattığında, içimden bir ürperti geçti. Elini tutarken kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Kalabalığın ortasında sadece ikimiz vardık artık. Bütün salon, o an sadece bir fondu. Dışarıdan bakıldığında süzülen bir çift gibi görünüyorduk belki ama ben... ben kendimi onun gözlerinde yeniden buluyordum.
Yavaş adımlarla dans pistinin ortasına yürüdük. Ulaş belimden nazikçe tuttu, beni kendine yaklaştırdı. Başımı göğsüne yasladım. Kalp atışlarını duyabiliyordum, benimkiyle yarışıyordu sanki.
İlk adımımızı attık.
Ayaklarımızın senkronunu bile düşünemedim, çünkü aklım tamamen başka bir yerdeydi. Onun kokusunda. Teninin sıcaklığında. Ellerinin beni nasıl tuttuğunda.
"We are still kids, but we're so in love..."
Şarkının sözleri iliklerime işliyordu. Gözlerimi kapattım. Bu bir dans değildi sadece. Bu, onunla başladığımız yolun ilk adımıydı. Bu, kalabalığın önünde bile sadece birbirimize ait olduğumuzun sessiz bir ilanıydı.
Ulaş, başımı elleriyle okşadı. Ardından fısıltıya yakın bir sesle, “İyi ki…” dedi. Gözlerimi kaldırdım. Gülümsedi. O an… her şey durdu. Müzik bile arka planda kaldı. Çünkü o an sadece onun gözlerinde yaşanıyordu.
Dans etmeye devam ettik. Ama bu artık sıradan bir ilk dans değildi. Bu, hayatım boyunca asla unutamayacağım bir andı. Ve biliyordum ki yıllar geçse de, bu şarkı her çaldığında… gözlerimi kapatıp o ana döneceğim. Gecenin ortasında, yüzlerce insanın önünde ama yalnızca onun kollarında güvenle dans ettiğim ana.
" Sana ilk sevdalandığımı fark ettiğimde bir korkak gibi kendimi senden uzaklaştırmasaydım şu an belki," dediğinde onu susturdum. Şu an sadece bu anın tadını çıkarmalıydık eskilerden bahsetmek bize iyi gelmezdi ki.
"Ulaş, bana diyorsun eskileri konuşmayalım diye, sen şimdi açıyorsun konuları. Her şey olması gerektiği gibi, olması gerektiği vakitte oluyor," dedim, gözlerime inanamadan. İçimde büyüyen o karmaşık duyguları, kelimelere dökmek zordu. Kalbim hem hızla atıyor hem de sanki zamana karşı bir savaştaydı.
O ise, bana baktı; gözlerinde o derin, anlamsız korkuların izleri hala vardı ama sesi sakinleşmişti. "Biliyorum, bazen geçmiş bizi esir alıyor. Ama seni kaybetme korkusuyla, o anlarda kaçmak istedim. Korkakça, evet. Ama o korku, aslında seni ne kadar önemsediğimin bir göstergesiydi," dedi usulca.
Sustum, çünkü sözleri içimde yankılanıyordu. O korkaklığın arkasında, beni koruma isteği saklıydı. Belki de biz, geçmişin gölgelerinde kaybolmak yerine, bugünü ve geleceği birlikte yaratmak zorundaydık.
"Şimdi," diye devam etti, "birlikte olduğumuz her saniye, birbirimize verdiğimiz değeri gösteriyor. Geçmiş, artık sadece hikayemizin başlangıcı. Asıl önemli olan, bu an ve bundan sonrası."
Yüzüme hafif bir tebessüm yayıldı. Elimi uzattım ve parmaklarımı nazikçe onun eline doladım. Kalbim, sesini duydukça daha bir güvenle çarpıyordu.
"Belki de eskilere hapsolmak yerine, bugün ve yarınlarımız için cesur olmalıyız," dedim. "Korkularımızı bırakıp, birbirimize daha sıkı sarılmalıyız."
O an, zaman durdu sanki. Göz göze geldiğimizde, içinde bulunduğumuz dünyanın en doğru yerde olduğumuzu anladım. Bırak geçmiş, kendi sessizliğinde kalsın. Biz, sadece bu anın tadını çıkaralım. Çünkü bazen, en güzel sevda, en gerçek zamanında yaşanandır.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RECA
Teen FictionAsker ve mahalle kurgusudur. Ulaş yıllardır içinde taşıdığı aşkın ağırlığı altında eziliyordu. İçinde biriktirdiği aşk öyle büyüktü ki, sanki her nefes alışında daha da artıyordu. Sevdiği kadın karşısında, yanı başındaydı ama ona uzaktı. Aralarınd...
