Gerçek aile.
Hayatın kendisi mi oyundu ya da biz insanlar mı oyun oynuyorduk?
Sanki bir oyunun içine mahkum edilmiştim ve tek bir seçenek vardı istesemde istemesemde o seçeneği seçmek zorundaydım çünkü başka bir yolu yoktu.
Bizler geleceğimiz için p...
Berbat geçen iki günün ardından hafta sonu bitmiş şimdide okul gelmiştim. Beni okula bırakan Doruk bana sıkıca sarılıp öpmüştü birkaç tanede moral cümlesi sarf etmişti. Doruk giderken bende okula girmiş sınıfıma çıkmıştım. Kapıyı açıp sınıfa girip etrafa baktım Yağız ve de iki çift daha vardı sınıfta çiftlerin 'hoşgeldin günaydın' demelerine karşılık verdikten sonra yerime geçip oturdum. Çantamı masanın yanına asıp bir kaç kalem çalışma defterini ve de soru bankasının çıkarmıştım.
Yağız'ın başını sıraya koyup gözlerini kapatmasını fırsat bilerek yüzünü incelemeye başladım göz altları benimki gibi kızarık ve de şişikti, yorgun olduğu her halinden belliydi. Gözlerini açmasıyla başımı hemen çevirip soru bankasını açıp matematik problemlerini çözmeye başlamıştım. En azından kafamı bu şekilde dağıtabilirdim.
"Y=8.x Y-16= 56 ise Y=72 olur yani buradan x=9." demsiyle ona baktım.
"Soruyla çok bakışıyordun ya soruya aşıktın ya da bilmiyordun ikincisi daha mantıklı geldiği için anlattım." demesiyle başımı sallayıp dediği işlemleri yaparak diğer soruya geçip hızlıca çözdüm. Hoca gelene kadar soru çözmüştüm Yağız ise duraksayıp düşüncelere daldığım anlarda soruyla zorlandığımı düşünüyor bana sorunun çözümünü söylüyordu. Genel olarak günüm bu şekilde geçmişti zaten Işık ve Yaman da yoktu. Tenefüslerde de dışarıya çıkmamış soru çözmüştüm Yağız'da bir tenefüs tek dışarıya çıkmıştı onda da kantine gidip bana ve kendisine yiyecek bir şeyler almıştı. O an utanmasam oturup ağlayacaktım. Çok seviyordum çok.. Yağız bir şey almaya çıktığı an sınıftakiler Yağızla aramda bir kaç sorun olduğunu anlamışlardı kendi çaplarında destek olup sorunu konuşarak halletmeniz gerektiğini söylemişlerdi Yağız'da gelince yerlerine geçmişlerdi.
Eşyalarımı toplayıp sınıftan çıkmıştım Poyraz abim gelip alacaktı bahçeye çıkmamla Poyraz abimi Işıl hocam ile bankta oturup gülerek konuştuklarını görünce hiç onları rahatız etmeden arabanın yanına gidip yaslanarak abimi beklemeye başladım. Okuldan çıkan Yağız ile gözlerimi kesişmişti, ikimizde göz temasını kesmemiştik ta ki yanımdan hızla geçmesine kadar.
Aradan birkaç dakikanın geçmesiyle Poyraz abim gelmişti.
"Pişt güzelliğim?" demesiyle yorgunlukla ona baktım.
"Hadi gidelim abi."
"Neyin var senin ne oldu?" deyip arabayı açmasıyla hemen kapıyı açıp içine girdim.
"Bir şey yok yorgunum."
"Eve gidince uyuruz o zaman, Yağız arkadaşın nerede bize geleceklerdi bizimle gelir diye düşünmüştüm."
"Bize geleceklerini bilmiyordum o da eve gitti zaten yorgundu antrenmanı falan var."
"Sen baya ilgiliymişsin ne diye biliyorsun?"
"Hani onunla aynı sınıftayım ya abi, herkes biliyor ya?"
"Neyse neyse hadi gel sana bir şey alalım."
&
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.