Yağız: İlk iki ders boş sen yinede aynı saatte erken gel okulun içinde basketbol sahasında olacam -2'nci kattaki.
Ben: Tamamdır.
_
Yağız'ın mesajıyla sabah uyanmış kendime gelmiştim. Yataktan kalkıp banyoya geçip elimi yüzümü yıkamış üstümü değişip hafif bi makyaj yapmıştım. Makyajdan kastım bi maskara bi de dudak nemlendiricisiydi. Saçlarımı da topladığımıza göre hazırdım.
"Deniz hazır mısın abicim?" diye Poyraz abimin sesini duymamla odamın kapısını açıp gülümsedim.
"Hazırııııım!"
"Aferin bebeğime hadi aşağıya inelim kahvaltı hazır." demesiyle başımı salladım birlikte merdivenlerden inerken kendisi durmadan sorular soruydu E haklı mıydı merak etmekte evet ama o da bu kadar abartmasın canııım. :)
"Yağız'la konuştunuz mu?"
"Yani pek sayılmaz."
"Nasıl?" demesiyle ters ters ona baktım. Abi valla öpüşmekten konuşamadık diyemeyeceğime göre...
"Yani barışmadık daha ama olanları anlattım."
"Barışmayı düşünüyor musun peki?"
"Bilmiyorum ewet galiba."
"Siz niye ayrılmıştınız?"
"Ara vermiştik kafa dinlemek için ve de senin yüzünden." dedim burun kıvırıp, zaten aklıma geldikçe sinirleniyordum.
"Ben ne yaptım yaaa?" demesiyle gözlerinin içine içine baktım hatırlamış olacak ki gözlerini kaçırıp elini ensesine attı.
"Çocuğu kıskandırdığın için olabilir mi abi Taylan desem Burak desem bence çok tanıdık gelecek."
"Siz o gün ara verdiniz o zamaan." demesiyle başımı salladım.
"Senin eski sevgilinde çok kıskançmış canım." demesiyle kendimi valla da kesecektim. Ağlicam yaaa! Eski diyo ESKİ ESKİİ!!
"Birincisi eski sevgilim değil ikinciside gerçekten bunu sen mi diyorsun, sen ondan betersin. Son olarakta bu konuyu daha fazla konuşmak istemiyorum Yağız ile de barışacam." deyip hızlı adımlarla merdivenlerden inip yemek odasına geçtim.
"Günaydın Karaman ailesi!" deyip annemle babamı öpüp Doruk'un yanına oturdum.
Herkesin 'günaydın' faslından sonra masaya göz gezdirip konuştum.
"Abimle ablam nerde?"
"Abin şirkete gitti önemli bı kaç dosya var onları hazırlayacak toplantı için, ablanında davası vardı." diyen babam ile başımı salladım.
"Bakın Poyraz abim çok kaytarıyor ona göre, baba sen bence onun maaşından düş." dedim haklıydım.
Berk abiminde hoşuna gitmiş olacak ki konuştu "Fıstığım çok haklı abime yenegem maaş versin artık hanımcılık maaşı alsa daha iyi olacak." demesiyle hep birlikte gülmüştük tâbi Poyraz abim ise ters ters bize bakıyordu.
"Zevzekleşmeyin." demesiyle ona bakıp gülerek dil çıkardım.
Babamında bizi desteklemesiyle keyfim yerine gelmişti. Bu şekilde eğlenceli geçen kahvaltının ardından annem beni okula bırakmıştı dediğine göre kendisininde önemli bir kaç işi vardı.
Okulun içine girip Yağız'ın dediği yere doğru gitmek için yangın merdivenine geçip merdivenleri inmeye başladım. Ne kadar düşme tehlikesi atlatsamda iki kat indikten sonra yangın merdivenine kapısında çıkıp koridora geçmiştim. Koridorun ucuna doğru gidip sondaki bej renginde olan kapıyı yavaşça açıp içeriye girdim. Yağız elindeki basketbol topuyla oynayıp basket atıyordu. Terlediği buradan bile belli oluyordu böyle giderse hasta bile olabilirdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Seçenek
General FictionGerçek aile. Hayatın kendisi mi oyundu ya da biz insanlar mı oyun oynuyorduk? Sanki bir oyunun içine mahkum edilmiştim ve tek bir seçenek vardı istesemde istemesemde o seçeneği seçmek zorundaydım çünkü başka bir yolu yoktu. Bizler geleceğimiz için p...
