24

941 29 8
                                    

''Selam çocuklar!''

''Selam Asel,'' dedi Mirza dedi beni süzdükten sonra.

''Çok güzel olmuşsun,'' dedi ve sırıttı.

''Sağ ol canım.''

Oturduğu koltuktan ayağa kalktı ve elimi tuttu. Arkadaşlarının yanına getirdi.

''Beyler Asel'i önceden size anlatmıştım ama...Bu Asel, yengeniz.''

''Belliydi zaten sizin sevgili olacağınız,'' dedi Mirza'nın arkadaşı Bulut, ciddi olamayan ve her durumda şaka yapabilen bir çocuktu. En azından Mirza bana onu böyle anlatmıştı

''Bulut emin ol şartlar bunu gerektirdi,'' dedim. Gayet ciddi bir şekilde söyleyince mirza ve arkadaş sürüsü yüzüme bakıp kaldı.

Sonra durumu kurtarmak için kahkaha attım. Benim kahkahayla onlar da kahkaha attı.

''Canım ben Sevim'lerin yanına geçiyorum, iyi eğlenceler sana...Yani size,'' dedim Mirzaya.

''Tamam bal.''

Etrafa biraz baktıktan sonra sevimi bir koltukta otururken gördüm.

Yanına gittim ve elindeki içeceği aldım.

''Selam güzellik.''

''Selam.''

''Sevim yüzüme bakar mısın lütfen,'' dedim ve çenesinden tutup yavaşça kendime döndürdüm.

''Dün üzerine geldim sanki, kusura bakma.''

''Hayır tatlım, sen haklıydın," dedim ve sıkı sıkı sarıldım, o da bana sarıldı.

"Seviyorum seni kız."

"Ben de seni yavrum da, şey... Şarap??"

"Var ama çok değil, malum öğrenci evi burası," dediğinde ikimiz de kahkaha attık.

Herkesin bize baktığına yemin edebilirim ama kanıtlayamam...

"Asaf ne yapıyor," dediğinde gözlerimi kıstım.

"Ben onu sadece o beni okula bırakırken gördüm."

"Aynı evdesiniz?""

"Dün 1 gibi evdeydim gelir gelmez uyudum, sabah kalktım ve beni okula bıraktı zaten veterinere gitti o. Sen de yoktun yanımda, tek geldim eve. Sonra ders çalıştım, aklıma bir anda parti geldi -ne kadar parti denirse-
hazırlandım ve geldim."

"Ben de aynı. Ama benim evim zaten burası olduğu için buraya gelmem sorun olmadı."

"Mantıklı."

"Çok sıkıcı ya, ben Asafımı özledim."

"Evet, sıkıcı."

"Fotoğraf çekilelim mi, Instagram'a koyarız."

"Olur, kimin telefonundan?"

"Senin."

Telefonumu çıkardığım sırada Asır aradı.

"Bir dakika geliyorum ben Sevim," dedim ve mutfağa giderken telefonu açtım.
Arkamdan sevim de geldi.

"Efendim Abi?"

"Abi mi?"

"Evet."

"Neydi o dışarı çıkışın?"

"Sana hesap vermek zorunda değilim," dedim ve telefonu yüzüne kapattım.

Arkamı döndüğümde Sevim'le yüzyüze geldim.

YAZ YAĞMURUM (TAMAMLANDI)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin