°°°
'
Yeşilin kendince en güzel tonuydu onun gözleri, yeşil ancak onunla güzeldi. Boğazının kuruduğunu hissetti, derin bir yutkunma ihtiyacı hissetti.
"Bakma şöyle, elim ayağım titriyor. Dudaklarım kavruluyor, çoraklaşıyor. Sana susuyorum sanki."
Ne...
Bu kitapta geçen kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.
°°°
Zehap: Sanı, sanma, zannetme.
'İnsan; zanların, oyalanmaların ve zehaplarındevletiydi."
~Şule Gürbüz~
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bu hikaye, yaşamak için savaşan her kırık kalpli bireye ithafen yazılmıştır.
🖤
Üşüyen ellerini kabanınınceplerine sıkıştırıp adımlarını daha da hızlandırdı. Henüz yeni yeni yağmaya başlayan kar, gittikçe şiddetleniyor, yeryüzüne adeta hakimiyetin onun elinde olduğunu belirtmek ister gibi her yeri beyaz kristallerle hunharcadonatıyordu.
Derin bir nefes çekti ciğerlerine, soğuk hava burnunda içeri geçince kömürün baskın kokusunu duyumsadı. İşte kışı sevmemek için bir neden daha diye düşündü ardından derin bir nefes daha alarak gözlerini kaldırımdan çekip kara bulutlarla donatılmış olan gökyüzüne doğru kaldırdı. Soğuk, beyaz kristallerin üstüne üstüne yağması, başının döndüğü hissini veriyordu.Yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
Bu sadece bir his değildi onun için. O öyle olduğuna inanıyordu, hem belki gerçekten öyleydi, kim bilir? İçinde huzurla kanat çırpan kelebeklerin varlığı ile derin bir nefes aldı.
Çatlak dudaklarında yer edinen kırık tebessümle yeniden gözlerini ayaklarına sabitledi, adımları gittikçe hızlanırken birkaç metre sonra vardığı kafenin kapısını hızlıca açıp aynı hızla soğuktan nasibini almış bedenini içeri attı. Ahşap, cam kaplı kapıyı ardından kapayıp boynundaki atkının tek düğümünden de kurtuldu. Sağ tarafa dönüp cam kenarındaki mavi renkli masaya uzun bir süre baktı, yüzüne yayılan tebessümle ahşap masaya doğru küçük adımlarla ilerledi. Masayla aynı renge sahip sandalyeyi çekip usulca oturdu. Kolundaki bez çantasından az önce satın almış olduğu kitabı masanın üzerine bıraktı.