Öz Aile

1.5K 64 9
                                    

Upuzun bir bölümle karşınızdayım. Umarım severek okursunuzzz😘😘😘İyi okumalar:)

Merdivenlerin orada öylece otururken omzuma konulan elle irkildim. Ablam yanıma otururken durumdan memnun olmadığını belli edercesine sıkıntıyla nefes verdi. Hiçbir şey demedi. O da şoktaydı. Peki ya şimdi ne olacaktı? Hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam mı edecektik? Birden ablam beni kendine çekip sıkıca sarıldığında başımı omzuna gömünce kendimi tutamayıp ağladım. Ablam sırtımı sıvazlarken onun da ağladığını anlamıştım. 

"Geçecek ablacığım. İnan bana...hepsi geçecek. " Sahi geçecek miydi hepsi? Yutkundum. Zorlukla konuşmaya başladım. 

"Geçmiyor ama abla. Onları öyle görünce... kendimi hırsız gibi hissediyorum. Sanki onun hayatını çalmışım gibi. Onların beraber geçirecekleri vakti çalmışım gibi. " Ablam geri çekilip yüzüme baktı.

 "Öyleyse o da bir hırsız. O da senin hayatını çaldı. Senin öz ailenle geçirebileceğin hayatı çaldı. Böyle düşünme ablacım...ayrıca annem dedi. İyi olana kadar okula gitmeyecekmişsin. Annem müdürünle konuşmuş. " Ablamın yüzüne güler gibi baktım. 

"Allah razı olsun ya. Aklına gelebilmişsem ne mutlu bana. Kızıyla alışveriş yaparken beni de unutmamış ya,dünyanın en mutlu insanıyım şu an. " Konuşmaya mecalim yoktu. Ayağa kalktım.

"Sağ ol abla. Yanımda olduğun için. Diğerleri gelmeye bile tenezzül etmedi. " O da ayağa kalktı ve bana sarıldı.

 "İstersen İzmir'e beraber gidelim. Kafanı dağıt biraz. Ha ne dersin? " Başımda bu kadar sorun varken olmazdı. Kafamı sallayıp, cevapladım. 

"Şu an tatil yapacak havamda değilim abla. Odama gidip geberene kadar ağlamak istiyorum. Sana iyi geceler. "

 "Sana da ablacım. Sana da. " Merdivenlerden çıkıp odama girdim. Öylece oturmuş bundan sonra ne olacağını düşünmeye başladım. Bir süre sonra kapım çalındı. Başlarda açmadım. Fakat ısrarla çalınınca ayaklarımı sürüye sürüye ayağa kalkıp kapıyı açtım. Gelene bakmadan geri yatağıma geçip oturdum. 

"Kızım. " Bu annemin sesiydi. Hala anne diyordum. Sustum. Konuşmaya mecalim yoktu. Aynaya kaçamak bir bakış atınca gözlerim şaşkınlıkla açıldı. Uykusuzluktan ve ağlamaktan şişmiş gözler, morarmış bir gözaltı ve yemek yemediğimden yorgun düşmüş bedenim. Annem beni görünce o da şoka girdi. 

"Selin sana verdiğim yemeği yemedin mi? " Sustum. Ama o her zamanki gibi konuşmaya devam etti.

 "Allah bilir uyumamışsındır da sen şimdi. Biraz konuşalım,sonra hep beraber yemek yiyeceğiz annecim. Normale döneceğiz. " Normale dönmek mi? Artık normal diye bir şey yoktu. 

"Bak kızım. Her şey çok ani gelişti biliyorum. Sana da açıklama yapamadık. "Evet çünkü kızınla alışveriş yapman gerekiyordu.

"Hatırlıyor musun? Birkaç hafta önce deden bizi şirkete çağırmıştı. İşte bizde daha o gün öğrendik. Şoktaydık. Defalarca kez Dna testi yaptırdık. İnanmadık. Ama sonra Gözde'yi görünce, bana ne kadar benzediğini görünce... anladım. Onun doğurduğum çocuğum olduğunu. " Elleri saçlarıma yönelince yatakta geriye çekildim.

"İkinizi de çok seviyorum ben. " Ama onu daha çok.

"Biriniz doğurduğum ,diğeriniz büyüttüğüm çocuk. " Ağlamamak için dudağımı ıstırıyordum. 

"Asla aranızda bir seçim yapamam...'' Annem yüzüme üzgünce baktı. 

''Sen bir şey demeyecek misin? " O an dediklerini boş verip merak ettiğim soruyu sordum. 

YENİ KOMŞUMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin