Ağzımı kapatan ve aynı zamanda beni çeken kişinin kim olduğunu bilmiyordum.Bağırıyordum çırpınıyordum,ancak eliyle ağzımı kapattığı için hem sesim duyulmuyordu,hemde beni tutan güçlü kollardan dolayı kurtulamıyordum.En sonunda beni tutan kişinin elini ısırdım ve tekrar çırpınmaya devam ettim.Bu sefer başarılı olup, güçlü kolları üstümden attığımda beni tutan kişinin kim olduğuna bakmak için arkamı döndüğümde masadaki grubun bana bakıp kahkahalarla güldüklerini gördüm.Sinirle onlara baktığımda Uraz'ın elini ovuşturduğunu ve aynı zamanda da kahkahalarla güldüğünü görünce onun yaptığını anladım ve sinirle ona doğru yürüdüm."Sen manyak mısın!?Az önce beni korkudan öldürüyordun bilmem farkında mısın?"diye bağırdığımda bana bakıp tekrar güldü.Hatta gülmedi resmen anırdı!"Peki ya siz?Çok eğlendiniz mi?"dedim diğerlerine hitafen. O sırada Rabia "Tatlım bu kadar tepki vermene ne gerek var?Ne güzel eğlendik işte.Sonra sen bize şaka yaparsın.O zamanda sen gülersin."dedi." Gel ben sana şakayı gösteriyim?"diyerek Rabia'nın üstüne atıldığımda Uraz beni engelledi ve "Selin abartma.Sadece küçük bir şakaydı.Ayrıca dişlerin vampir dişi gibi.Etimi koparıyordu az kalsın."dedi."Ben sizin etinizi koparacağım ya hayırlısı"dedim ve evime yürümeye başladım.Bu kadar tepki vermemin sebebi küçükken aynı şakayı ablamda bana yapmıştı.Hem de hiç beklemediğim bir anda.Ve O zamandan beri bu tür şakalardan korkuyordum.Yürürken İdil yanıma geldi ve "Selin sadece küçük bir şaka yaptık.Büyütme bence."dedi."Ya sizin yaptığınıza eşek şakası denir.Bu arada bakıyorum da onlarla hemen samimi olmuşsun.Sanki kuzenin onlarmış gibi."dedim.O sırada eve gelmiş olduğumuzu gördüm.Anahtarımla kapıyı açıp içeri geçtim.İdil'de "Ya onlar senin yerine geçemezler.Sadece annemle babam hala küsler ve barışmayı düşünüyor gibi durmuyorlar.Bende Samet ve kendi adıma çok üzülüyorum.Onun içinde yeni arkadaşlar edinip kafa dağıtmaya çalışıyorum."dedi."Neyse ya sadece korkudan kalp krizi geçiriyordum o kadar.Hem haklısınız ben biraz abarttım.Bu arada Samet ve senin için bende çok üzülüyorum.Dua edelimde en yakın zamanda teyzemler barışır da Samet ve sende babanla görüşmeye devam edersiniz."dedim ve İdil'e sarıldım.O da bunu bekliyormuşçasına bana sıkıca sarıldı ve "Gerçekten senin ailen gibi bir ailem olmasını o kadar çok isterdim ki. Mutlu,kavgasız,birbirini seven.Ama bizimkiler sürekli kavga ediyor ve Samet'te bende bu duruma pek göstermesek de oldukça üzülüyoruz.Odalarımız yan yana olduğu için geceleri sürekli ağlama sesleri duyuyorum.Hani her çocuğun ilk kahramanı babasıdır ya,çocuğunu kötülüklerden uzak tutmaya çalışır ya,bizde bu tam tersi.Bize kötülüğü getiren kişi, bizim kahramanımız olması gereken kişi.Bizi üzdüğü için ondan nefret etmem gerekirdi.Ama tam tersine o ne yaparsa yapsın,kalbimi ne kadar kırarsa kırsın bir hareketiyle beni kendine çekiyor,ondan nefret etmemi engelliyor.Onu çok seviyorum.Ama bize yaşattıkları şeyler çok ağır.Bir gün geliyor,diyorum ki ölümlü dünya affedeyim gitsin.Sonra tam onu affedecekken, her şeyi unutmayı göze almışken,belki değişir derken,beni kendine bir hareketiyle çektiği gibi bir hareketiyle beni kendinden uzaklaştırıyor.Ne yapacağımı bilmiyorum.İnan bilmiyorum."dedi. Sona doğru sesinin çatallaştığını fark edince ağladığını anladım ve onu salondaki koltuğa oturttum."Bak İdil.Senin ne yaşadığını anlayamam belki ama.Sana şunu söyleyebilirim.Bu hayatta sadece sen acı çekmiyorsun.Herkes çekiyor. Çünkü bize verilen görev bu.Bize acılar veriliyor ve bizim bu acılara dayanmamız isteniyor. Bak..bu dünyaya bir daha gelebilme şansın yok.Onun için anın tadını çıkar.Geçmişini düşünme.Dışarıdan benim hayatım tozpembe bulutlar üzerine kurulu gibi gözükse de aslında öyle değil.Sanırım hayatımda bana verilen tek güzel şey ailem.Onları kaybetmekten o kadar çok korkuyorum ki. Sanki ben küçük bir çocuğum ve onlarda bana verilen güzel bir oyuncak.Asla kaybetmek istemeyeceğin türden."dedim ve ardından "Ayy nereden açtın bu konuyu.Gece gece duygulandım" dedim ve konuşurken fark etmesem de ağladığımı anladım.Hemen gözlerimi sildim ve saatime bakıp "Oo saat gece yarısını geçmiş.Ben en iyisi odama gidiyim ve artık ne kadar uyuyabilirsem uyuyayım. Yoksa yarın okula şişmiş gözlerle gitmek zorunda kalacağım.''dedim ve gülümsedim.Ardından'' iyi geceler'' deyip odama yöneldim.Odama giderken gerçekten de ailenin insan hayatında ne kadar önemli yeri olduğunu bir kez daha anladım.Siz doğarken,büyürken hatta gelişirken bile sizin yanınızda olurlar.Size kendilerinden çok değer verip,yine aynı şekilde kendilerinden çok severler.Ama onları kaybetmek.Hayatta başıma gelip,gelebilecek en kötü şey bu olurdu bence.Ben böyle düşünürken birden sert bir şeye kafamı çarpmamla odama geldiğimi anladım.Az önce kafamı gömdüğüm kapıma bakarak ''Selam kapı. Bakıyorumda bugün oldukça sertsin''dedim ve salaklaştığımı anlayınca da kapıyı açıp odama girdim.Rutin şeyleri yaptıktan sonra saat geç olduğu için ccaaaanım telefonuma bile bakamadan kendimi uykuya bıraktım.
Dün gece geç yattığım için,sabah uykumu alamamıştım.Bu yüzdende sabah alarmları duyamamış ve uyuya kalmıştım..Allah'tan annem beni çok geç olmadan uyandırmıştı da okula daha fazla geç kalmaktan kurtulmuştum.Alelacele hazırlandım ve geç kalmamak için babama işe giderken beni de bırakmasını söyledim.Sonra babamla birlikte arabaya geçip okula varmayı bekledim.Nihayet okula gelince babama teşekkür edip okula girdim.Sınıfa gidene kadar birkaç kişinin, ben onların yanından geçerken bana bakıp gülüştüklerini gördüm.Umursamayıp sınıfa gidince hocanın çok şükür gelmemiş olduğunu gördüm.Bizim okulumuzda disiplin çok önemliydi.Ne zaman geç kalsak hocalardan veya da müdürden azar işitirdik.Zaten acele etmemin bir sebebi de buydu.Sınıfa girdiğimde de yine çoğu yüz bana çevrilmişti.Onlara baktığımda ise gülüp telefonlarına baktıklarını gördüm.Ne olduğunu anlamasam da yakında çıkar kokusu dedim ve sırama yöneldim. Sırama yöneldiğimde Mert ve Nisan'ın ye değiştirdiğini gördüm .Mert'e baktığımda beni izlediğini ancak ben ona bakınca bakışlarını hemen çevirdiğini gördüm.Sıkıntıyla nefesimi verdim ve Nisan'ın yanına oturdum. Nisan'a baktığımda sürekli kıpırdanıyor olduğunu,sanki bir şey söylemeye çalışır gibi olduğunu gördüm. Nisan'a dönüp ''Sen iyi misin?Bir sorun var gibi sanki''dedim.Bana bakıp ''Kendin görsen daha iyi olur.''dedi ve telefonundan bir şey açıp bana verdi.Ama bu..Uraz'a bakıp''Bittin sen Uraz!''diye bağırdım ve ayağa kalkıp onun yanına gitmek için hamle yaptım.Yalnız ne zaman geldiğini anlamadığım matematik öğretmenimiz ''Nereye küçük hanım?'' diyerek beni durdurdu.''Hocam bir dakika verin.''deyip yine gitmek için yöneldiğimde 'Olmaz.Teneffüste halledersiniz aranızdaki şeyi. ''dedi ve beni sırama yönlendirdi. Uraz'a baktığımda ise bana bakıp güldüğünü gördüm.Ona bu burada bitmedi bakışı atıp sinirle önüme döndüm.Uraz dün bana yaptıkları şakayı çekip okulun whatsapp grubuna atmıştı.İşte şimdi çizgiyi aşmıştı.Normalde 40 dakika olan ama bana 40 yıl gibi gelen dersten çıkınca direk Uraz'ın sırasına yöneldim.''Bu sefer bittin. Sen ne hakla benim videomu çekip gruba atarsın ya !''dedim sinirle.''Aah çok güzel çıkmıştın ama.Sen beğenmedin mi yoksa?''dedi.Sinirle omzuna vurdum hıncımı almak istercesine.Vurdum.Vurdum ki sussun.Ama yok ben vurdukça daha fazla gülmeye başladı.''Kork benden Uraz efendi.Hiç beklemediğin bir anda vuracağım seni.''dedim ve sinsi bir bakış attım.''O günü merakla bekliyor olacağım güzelim ''dedi ve yanağımdan makas alıp sınıftan çıktı.Sırama geçerken bana bakan birkaç kişiye ''dönün önünüze ''dedim ve sırama geçtim.Bugün biraz ders dinlemiş ve Nisanla vakit geçirmiştim.Okul bitince de direk eve geçip biraz takılmıştım ardından da dün pek uyuyamadığım için hemen uyuymuştum. İşte benim günümün özeti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YENİ KOMŞUM
Romanzi rosa / ChickLitUmut tükenince yine çarpar mıydı kalp? Hayatında hiçbir zorlukla karşılaşmamız bir kız. Normal bir aile. Normal bir hayat. Peki her şey mükemmel giderken, birden bu düzen bozulursa neler olur? Ailevi sorunları bir yana, sevgilisiyle olan sorunları...
