Bölüm 12

2K 110 4
                                        

"Mert ben ayrılmak istiyorum."
Evet.Sonunda söylemiştim.Tahminimce Mert yine itiraz edecekti,beni vazgeçirmeye çalışacaktı ama bu sefer kararımdan vazgeçmeyecektim.Mert'e baktığımda yere bakıyor olduğunu ve...bir saniye ben yanlış mı gördüm?Mert ağlıyor muydu? Mert gözünden düşen bir damla yaşı sildi ve "peki"deyip gitti.Beklediğim gibi olmamıştı.Şuan onu üzdüğüm için pişmanlık duyuyordum.Ama bunu omun için,onu daha fazla üzmemek için yapmıştım.Her ne kadar belli etmese de onu sevgili anlamında sevmediğim için canının yandığını biliyordum.Bir süre daha oturup düşündükten sonra taksiye binip eve geldim.Eve gittiğimde direk odama geçiyordum ki anne ve babamın odasından sesler geldiğini görünce durdum.Annem,babama bağırıyordu.Ki bu çok nadir olan bir şeydi.Kapılarını dinlemekten vazgeçip odama gidecektim ki,annemin "ne demek bizim kızımız değil" dediğini duyar gibi oldum.Annemin neyden bahsettiğini anlamamıştım.Tam biraz kulak misafiri olmaktan zarar gelmez deyip dinlemeye devam edecektim ki odanın kapısının açıldığını duydum ve beni görmesinler diye hızla odama yöneldim. Odama geçince üstüme rahat bir şeyler giydim ve biraz kendi halimde takıldım,Ecrin'le ve Nisanla konuştum.Bir süre sonra canım sıkıldı ve bende 4n1k'yı okumaya başladım.Bilmem kaçıncı bitirişimdi. Ama vazgeçemiyordum. Ahh be Alikuşum. Allah herkese Ali gibi seven birisi versin. Aminn. Kitabımı okurken odamın kapısı açıldı ve içeriye annem girdi."N'apıyorsunuz küçük hanım"dedi ve şefkatle saçlarımı okşadı ardından da öptü."iyi valla n'olsun."dedim ve anneme baktım.Her zaman bakımlı duran omuzlarına gelen kumral saçlarına ve yemyeşil gözlerine baktım.Bugün bir bakımsız ve soluk duruyorlardı.Gözlerine baktığımda içinin kızarmış ve kanlanmış olduğunu gördüm."Anne.sen iyi misin?solgun gözüküyorsun"dedim ve vereceği cevabı dinlemeye başladım.Bir an tedirgin olduğunu görür gibi oldum ama sıcacık gülümsemesi bunu engelledi."Yorgunum biraz.Ondandır.Ha bu arada biz baban ve teyzenlerle dışarı çıkıyoruz.İsterseniz sizde çıkın bir hava alırsınız."dedi annem."yok annecim ben hiç almayım.Ben böyle gayet iyiyim"dedim ve uzun zamandır  anneme sarılmadığım aklıma gelince kollarımı açtım ve anneme sarıldım.Annemde kollarını bana sardı ve kokumu içine çekti.Bir süre öyle kaldık ve geri çekilirken annemin  burnunu çektiğini duydum.Hafif alayla "anne. sen ağlıyor musun?"dedim ve yüzüne baktım.Gerçekten de öyleydi."biraz duygulandım işte sen beni aldırma" dedi ve beni öpüp odamdan ayrıldı.Bende güldüm ve kitabıma döndüm.Yalnız bir süre sonra sıkıldım ve aşağı indim.Evde bir tek İdil,ben Çağrı ve Samet kalmıştık.Biraz televizyon izledik.Ardından çocuklar odaya geçip bilgisayar oynamaya gitti.Tam televizyona odaklanmıştım ki İdil "SELİN"diye bağırdı."Bismillah.kızım ne bağırıyorsun"dedim."Şu çaprazınızdaki komşunuzu tanıyor musun?Aşırı taş bir çocuk."dedi beğendiğini ifade eden bir sesle.Kimden bahsettiğini anladım ve "Sayılır"dedim ve ardından tekrar izlediğim diziye odaklandım.Aradan çok geçmemişti ki İdil "Hadi beni onlarla tanıştır"dedi ve kolumdan sürüklemeye başladı."Dur kızım" desem de fayda etmedi ve İdil önde ben arkada Uraz,Temmuz ve birkaç kişinin daha  olduğu masaya doğru  ilerlemeye başladık.Masaya gittiğimizde Temmuz bize "Selam"dedi ve gülümsedi. Ardından diğerleri de "selam"dedi normal bir şekilde.İdilde "Selam"dedi oldukça neşeli bir sesle.Bense onun aksine normal bir sesle "Selam"dedim ve ardından Temmuz"Otursanıza ayakta kaldınız"dedi boş sandalyeyi işaret ederek.İdil, Temmuz'un karşısına,bende onun yanına oturdum.-Uraz'ın karşısına-Bir süre Temmuzla konuştuk.Oda Ecrin'le aynı sınıftaymış.Samimi tavrı insanı kendine çekiyordu adeta.Biz konuşurken arada Uraz'a bakıyordum.Yanında bizim yaşlarımızda bir kız vardı.Ne zaman Uraz'lara baksam,adının Rabia olduğunu öğrendiğim kızla tabiri caiz ise yiyişiyorlardı. Pislikler dedim ve onlara bakmamaya çalıştım.Yalnız dayanamayıp onlara baktığımda Uraz'ın sırıtarak bana baktığını gördüm."Ne bakıyorsun be dön önüne"dedim."Zaten önüme bakıyorum bende "dedi."Salak"dedim ve telefonumla ilgilenmeye başladım.Mert'ten ses seda yoktu.Hatta Whatsapptan çıkmayan Mert'in son görülmesi dün akşamdı.İçimde oluşan vicdan azabını görmezden gelerek biraz daha telefonla uğraştım.Ardından İdil'e dönüp" gidelim mi artık?diye sordum. İdil ise "daha yeni geldik canım.biraz daha oturur kalkarız."dedi ve konuşmasına geri döndü.Masadan kalktım ve eve doğru yürümeye başladım.Arka bahçede olduğumuz için eve biraz yürüyecektim.Karanlıkta yürümek beni korkutsa boş ver dedim kendi kendime ve eve doğru yürümeye başladım. Eve varmama az kalmışken birden ağzımın kapandığını ve geri çekildiğini hissettim.
Herkese merhaba😘yeni bir bölümle karşınızdayım.umarım seversiniz.Bay bay💑

YENİ KOMŞUMBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin