Bölüm şarkısı:-Manga -Cevapsız sorular
Bu bölümde uzun zamandır saklanan sırrı öğreneceksiniz. Selin'in hayatının dönüm noktasını. Uzun zamandır şüpheli davranışlar sergiliyordu herkes. Bu bölümde bunların sebebini, kitabın asıl konusunu öğreneceksiniz. İyi okumalar:)
"Mert! "
Sinirle bize takılanların yanına gittiğinde hiçte korkmuşa benzemiyorlardı. "Birader akşam akşam belanı bizden bulma, git işine. "
Mert'e baktım. Gülüyordu. Ama bu gerçek bir gülüş değildi.
"Ya belki ben belamı bulmak istiyorum, hadi gel Allah aşkına ne yapabileceksin? "
Çocuklar Mert'in üstüne gitmeye başladığında tam Mert'i çekip alacaktım ki Mert'in büyük olana kafa atmasıyla olduğum yerde kaldım. Etrafa baktığımda parkın arka yerinde olduğumuzdan kimse yoktu. Ama ben yine de bağırıyordum. "Yardım edin!! Kimse yok mu!? "
O sırada birinin bize doğru yürüdüğünü gördüm. Hatta....hatta yanında Çağrı da vardı. Olaylar öyle hızlı gelişmişti ki onu tamamiyle unutmuştuk. Çağrı koşarak yanımıza gelince beklemediğim bir şekilde bana sarıldı. Bende ona sarıldım. O sırada daha yeni gördüğüm kişi de kavgaya karışmıştı. O da Mert'e yardım ediyordu. Daha önce Mert'i kavga ederken görmemiştim. Yalnız.....baya iyiydi. Yanlarına gidip Mert'i geri çekmeye çalıştım. Ablam da diğer çocuğu çekmeye çalışıyordu. Mert adeta karşısındakini öldürecek gibiydi. En sonunda dayanamayıp adını bilmediğim çocuğu ve Mert'i gösterip konuştum.
"Yeterrr! Bir durun artık. Mert ve sen, siz bizimle geliyorsunuz. Sizde ne bok yerseniz yiyin. "
Mert yere serdiği çocuğa son bir kez tekme atıp yanıma geldi. Diğeri de ablamın yanında ilerliyorduk. Daha yeni Mert'e yardım eden kişi Mert'in abisinin arkadaşıymış. Onun arabasına bindiğimizde onlara döndük.
"Bu böyle olmaz. Nöbetçi eczane bulmalıyız. " Ben böyle dediğimde ne kadar gerek yok deseler de zorla ikna etmiştik ablamla. Eczaneden gerekli şeyleri alıp arabaya bindiğimde eski yerime -Mert'in yanına-oturdum. Ellerimle yüzünü bana doğru çevirdiğimde direk gözlerime bakıyordu. Sanki...özlemle bakıyor gibiydi. Ona kırgın olduğum için boş verip Tentürdiyot'u elime aldım. Pamuğa damlattıktan sonra Mert'in yüzündeki yaralara sürdüm. Olabildiğince acıtmamaya çalışıyordum. Mahçup bir şekilde Mert'e baktım.
"Bütün bunlar için çok teşekkür ederiz. Yani...gerek yoktu. " Kaşlarını çattı.
"Gerek yok muydu? O serseriler eminim sizi evinize kadar takip edecek,sizi rahatsız edeceklerdi. Hatta belki daha da fazlasını yapacaklardı. Piçler. "
Bana bakıp "Pardon. " dediğinde güldüm. Bir kızın yanında küfretmeye çekiniyordu. Böyle erkekler kaldı mı gerçekten diye geçirdim içimden.
"Sorun değil. "
Yarasını temizlerken boş bulunup yaralardan birine bastırdım.
"Aah! " Telaşla elimi çektim.
"Ayy çok pardon. İstemsizce oldu. " Mert gülerek konuştu.
"Sorun değil güzelim. " Güzelim mi? Uraz deseydi belki etkilenebilirdim ama Mert deyince bir şey hissetmemiştim. Mert'e pansuman yaptıktan birkaç dakika sonra eve gelmiştik. Mert'e ve arkadaşına teşekkür edip arabadan indiğimizde eve doğru yürümeye başladım. Arkamdan birinin geldiğini hissedince arkama döndüm. Doğruydu. Mert geliyordu peşimden. Bana bakıp, konuştu.
"Selin...biraz konuşabilir miyiz? " dediğinde ablama dönüp "Sen Çağrıyla eve gir abla. Ben geliyorum birazdan. " deyip ablamların içeri girmesini bekledim. Onlar gittikten sonra Mert'e dönüp"Evet Mert. Seni dinliyorum. " dedim oldukça soğuk bir şekilde. Mert'le son görüşmemizden sonra hiç konuşmamıştık. O beni aramıştı,ben kapatmıştım. Kırgındım ona. Bana mahçup bir şekilde bakıp, konuştu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YENİ KOMŞUM
ChickLitUmut tükenince yine çarpar mıydı kalp? Hayatında hiçbir zorlukla karşılaşmamız bir kız. Normal bir aile. Normal bir hayat. Peki her şey mükemmel giderken, birden bu düzen bozulursa neler olur? Ailevi sorunları bir yana, sevgilisiyle olan sorunları...
