Medyada; Ecrin Öztürk
Odama girenin kim olduğunu az çok tahmin edebiliyordum. Sessizce odama ilerlemeye başladığımda yanılmadığımı anladım. Bu oydu. Benimle yaşıt olan kuzenim İdil'di. Ne zaman bize gelse eşyalarımı benden izinsiz alır,karıştırırdı. Birkaç kez daha yakalamıştım ama hep bir bahane buluyordu. Anneme söyleyince 'kuzenin o senin cimrilik yapma 'diyordu. Ama benim yaptığım cimrilik değildi. Bir keresinde babam ,ablam ve ben tatile gittiğimizde bizim eve gelip babamın bana doğum günümde aldığı kolyemi almıştı .Anneme kolyemi bulamadığımı söylediğimdeyse 'onu İdil'e verdim.Çok beğenmişti.Hem baban sana daha güzelini alır' demişti. Annemin gözünü boyuyordu her zaman. Ama artık bu son olacaktı. Bir hışımla odama girince üstünde benim kıyafetlerimin oluğunu ve takı dolabımı karıştırdığını gördüm. Kapıyı sert bir şekilde kapatıp bana dönmesini sağlayınca irkilip elindeki sevgilimin bana aldığı kolyeyi düşürdü. Sinirle ona dönüp" senin burada ne işin var" diye bağırdım. ''Teyzem, üstüme kola dökünce senin odandan istediğimi giyebileceğimi söyledi. Ha bu arada birde senin pek fazla takı takmadığını,dilediğimi alabileceğimi söylemeyi de unutmadı. " "Ama şunu unutuyorsun bu oda benim odam. Annemin değil .''dedim ve eğilip yerdeki kolyemi aldım.Odamdan çabuk çık. "dedim. "Neyse ben alacağımı aldım zaten. "dedi ve çarpık şekilde gülüp gitti. Dediğinden bir şey anlamayınca dolabıma baktım ve ablamın bana İzmir'den getirdiği elbisemin olmadığını gördüm. O benim en sevdiğim elbisemdi. İdilin üstündekileri düşününce benim elbisemi giydiğini ve kastettiği şeyin elbisem olduğunu anlamıştım. Bu kadarı da fazlaydı artık. Aşağı indim ve gözlerimle İdil'i aramaya başladım. 3'lü koltuğa yayılmış şekilde görünce ''Üstündeki elbiseyi çıkar. '' Annem sesleri duyunca yanımıza geldi ve "Neler oluyor burada" dedi. Annemlerin yanında masum rolü yapmaya başlamıştı. "İdil,ablamın bana aldığı en sevdiğim elbisemi giymiş" dedim.Annemse ''Evet kızım. Ne var bunda ben dedim giysin diye. '' dediğinde İdil'e baktım. Kazanmışcasına gülüyordu. Anneme döndüm ve " Anne sen bana sormadan kıyafetlerimi nasıl verirsin? "dedim bağırarak. Annemde teyzelerin yanında ona bağırdığım için sinirli bir şekilde yanıma geldi ve "Bana bağırmanın hesabını sana soracağım SELİN ! Şimdi çabuk odana git. " dedi. Annem bana çok kızmadığı sürece adımla seslenmezdi. Ama burada haklı olan bendim.O İdil'e bunun hesabını soracaktım ama bu şekilde değil. Böyle davranınca annem bana kızıyordu. Bende anneme haklı olduğumu gösterecektim. Sinirli bir şekilde odama çıktım. Makyaj masamın üzerinde bulunan kremleri, rujları,fırçaları dağıttım. Sinirlenince sinirimi atmam lazımdı yoksa gözüm kendim dahi kimseyi görmüyordu. Ve karşımdakini kırıyordum.Böyle anlarda kendimi çok kasardım ve bazen sinir krizi dahi geçirirdim. Böyle şeylerin olmaması için sakinleştirici hapımı içtim ve uyudum. Gece aniden şimşek çakmasıyla uyandım. Saatin kaç olduğuna baktığımdaysa gece yarısını geçmiş olduğunu gördüm. Arkamı döndüm ve tekrar uyumaya çalıştım. O sırada odamın kapısı açılınca ses çıkarmadım ve gelenin kim olduğunu anlamaya çalıştım. O sırada yatağıma birisinin oturduğunu hissettim ama yine ses çıkarmadım. O sırada büyük bir elin saçlarımı okşadığını hissettim ve gelen kişinin babam olduğunu anladım. Küçükken de uyuyamadığım da böyle yapardı. Tam arkamı dönecektim ki babam konuşunca durdum. "Affet beni güzel kızım" deyip saçımı son kez okşadı ve saçlarımı derin bir öpücük kondurup çekildi ve hızla odamdan çıktı. Babamın neden böyle bir şey dediğini anlamadığım için kafamda soru işaretleri vardı. Sonra sorarım dedim ve uyumaya devam ettim. Sabah alarmımın sesiyle uyandım. Bugün okulun ilk günüydü.Yatağımdan oldukça zor şekilde kalktım ve banyoya girdim. Kısa bir duşun ardından dişlerimi fırçaladım ve odama geldim. Ne giyeceğim belli olduğu için hiç düşünmeden formamı giydim. Şu sıralarda hava pek bir karışık olduğu için üzerime gri hırkamı da aldım ve saçlarımı açık bıraktım. Allah'tan doğuştan düzlerdi de o kadar düzleştiriciyle uğraşmama gerek kalmıyordu.Hafif maskara ve lip balm ile- ne kadar makyaj denilirse tabi -makyajımı tamamladım. Aşağı indiğimde teyzemlerinde olduğunu gördüm.Dün annemden öğrendiğim kadarıyla teyzem eniştemle kavga etmiş ve bir süre bizde kalacaklarmış. Katil olmazsam iyi diye geçirdim içimden ve annemi babamı öpüp teyzemlere selam verdikten sonra yemeğimi yemeye başladım. Sonra babamın konuşmasıyla ona döndüm. Aslında dün ki dediği şeyi soracaktım ama yeri değildi. Bunun için sorumu erteleyerek babamı dinlemeye başladım. "Kızım İdil ve (İdilin kardeşi)Samet'in okulları uzak olduğu için Sami amcanız onları okuluna bırakacak. Çağrı'da servisle gidiyor. Bugünlük sende Ecrin'le gitsen olur mu? "dedi.İdille odam dışında her şeyimi paylaşabilirdim. Onun için beni bekleyen babama cevap olarak "Tabi babacım. "dedim ve yemeğimi döndüm. Babam cevap vermek yerine gülümsemeyi seçmişti. Yemekten sonra evden çıktım ve Ecrin'e beni almasını söyledim. Ecrin geldikten sonra arka koltuğa Ecrin'in yanına bindim ve onların şoförü arabayı sürmeye başladı. Şimdi siz diyeceksiniz bu şoför falan ne diye Ecrin'in babası da annesi de çok ünlü mimarlardandır. Onların zenginliği bu yüzden. Benim ise dedemin holdingi var. Ama annem ve babam evlenince annemin ailesi babamınkine göre alt seviyede kaldığı için dedem karşı çıkmış evlenmelerine,ve babama verdiği bütün paraları geri almış. Ancak sonra ben doğunca tekrardan barışmışlar ve bu yüzden bizim paranın kaynağı da buradan geliyor. Yolda Ecrin'e İdil'in yaptıklarını anlatıp ondan ne yapmam,nasıl davranmam gerektiğiyle ilgili yardım aldım.Okula gelince Ecrin'le beraber indik. İlkokulu Ted Kolejin'de okumuştum,yalnız ortaokuldan itibaren Doğa kolejinde okumaya başladım. Bu yüzden okuldaki çoğu kişiyi tanıyordum. Okul bahçesinde göz gezdirdiğimde onuncu, on birinci ve on ikinci sınıfların rahat şekilde takıldıklarını,dokuzuncu sınıfların bazılarının velileriyle geldiklerini ve heyecanlı olduklarını gördüm. Her yıl olduğu gibi okul müdürümüz yine aynı o sıkıcı konuşmasını yaptı ve okulumuzda her yıl olduğu gibi karma olduğu için sırayla herkesin ismini okudu. Aslında okulumuz çok kalabalık değildi. Bunun için zorlanmamıştı. Sınıfımı öğrendiğimde Ecrininki'ni sordum. Benim sınıfım 11-B iken onunki 11-C idi. Ecrin'le ayrıldığımız için üzgün bir şekilde sınıfıma geldim ve hızlıca sınıfta göz gezdirip kendimi yer aramaya başladım. Sınıftaki bazı kişileri tanıyordum ancak bazıları yeni gelmişti. Cam kenarından 2.sıranın boş olduğunu görünce oraya oturdum ve hocayı beklemeye başladım. O sırada yanımda bir hareketlilik hissetmemle oraya döndüm. Yanıma kahverengi gözlü,kumral saçlı bir kız gelmişti. Saçları beline kadar uzanıyordu. Gözlerimi aşağıya doğru indirdim ve fiziğini gözden geçirdim. Hafif kilolu olduğunu gördüm. Ama güzel yüzü kilosunu gizliyordu. Sırada sürekli kıpırdamaya başlayınca dayanamadım ve sordum. "Sen iyi misin? " Bana baktı ve "Ah kusura bakma küçük bir talihsizlik yaşadım da üzerimi temizliyordum. Bu arada ben Nisan. " dedi samimi bir şekilde." Yok hayır önemli değil. Bende Selin. " Biz böyle konuşmaya devam ederken hocanın gelmesiyle sustuk.Hoca üzerine beyaz bir gömlek, altına siyah kalem etek giymişti. Yine siyah kısa topuklu ayakkabıları ve hafif makyajıyla sade ve şıktı. Bu gelen hocayı tanımıyordum. Bunun için hocanın kendini tanıtmasını bekledim. ''Merhaba çocuklar. Ben Cansu. Bu yıl.okulunuza yeni geldim. Coğrafya öğretmeninizim.Siz eminim birbirinizi tanıyorsunuzdur. Ama yeni gelen arkadaşlarınız ve benim için sırayla isimlerinizi söylemenizi istiyorum. " Dedi ve eliyle cam kenarını gösterdi ve "Buradan başlayabiliriz " dedi.Ön sıradakiler sırayla "Ben Eda Korkmaz. Ben Rabia Soyar. " dediler ve oturdular. Hocaya yakın olduğum için sıra hızlı bir şekilde bana gelmişti. "Ben Selin Acar. "dedim ve oturdum. Sınıfa göz gezdirdiğimde birkaç kişinin bana baktığını gördüm.Evet burası kolejdi ama bazıları bursluydu. Bazıları çok zengin,bazılarıysa orta dereceli ailelerden geliyorlardı. Onlara aldırmadan önüme döndüm ve diğerlerine bakmaya başladım. Çoğunu tanıdığım için önümdeki deftere bir şeyler çizmeye başladım.Ta ki o tanıdık sesi duyana kadar."Ben Uraz Soylu"dedi o kaba sesiyle . O tarafa doğru dönmemle ayağa kalkmaya bile tenezzül etmediğini gördüm. Yanına baktığımda ise sarı saçlı, ela gözlü çok tatlı bir çocuk gördüm. Bu çocuk bana bir yerden tanıdık geliyordu. Nereden nereden diye düşünürken onun Deniz Akça olduğunu gördüm. Okulumuzun popüler çocuğuydu. Bir zamanlar kötü işler yaptığını duymuştum. Ama önemsememiştim. Sınıftan birkaç ses gelince onlara kulak verdim. Çoğunluğu Urazla ilgiliydi. Onun ne kadar yakışıklı olduğunu,sert olduğunu ve burada ne aradığından bahsediyorlardı. Kızları biraz daha dinledikten sonra onu tanıdıklarını anladım ve sözlerini boş vererek konuşmaya başlayan hocaya döndüm. ''Evet çocuklar bugün ilk gün olduğu için ders işlemeyeceğiz. Serbestsiniz. " dedi ve kitabını okumaya başladı. Ders boyunca Nisanla konuşup arada bir yan gözle Uraz'a bakmıştım.Pislik herif kızlarla oturmuş,gülerek sohbet ediyordu.Anlaşılan bir benimle iyi geçinemiyordu. Diğer derslerde böyle geçmişti. Öğle arasında Nisan,Ecrin ve Barışla yemekhaneye indik. Tepsimize yeteri kadar yemek aldıktan sonra boş bir masa bulup geçtik. Ecrin ve Barış'ı Nisanla tanıştırınca çok sevmişlerdi. Zaten Barış ve Ecrin birbirlerinden başka herkesle iyi geçinirdi. Yemekte Barış buz gibi soğuk ve iğrenç esprilerini yapmaya devam ediyordu. "Selin kanka bir adam varmış kitap okurken ölmüş neden? Çünkü satır başına gelmiş. '' dedi ve anırarak güldü sanki komikmiş gibi."Nisan kanka bir adam almış, karısı mor"dedi ve yine mal gibi gülmeye başladı. Bir süre sonra bu saçma esprisine ve komik haline gülmeye başladım. Gülerken gözüm çaprazımızda oturan Uraz'a kaydı. Yanında Açelya,Ebru ve Deniz vardı. Yok abi adam resmen kızsız 5 dakika duramıyor diye geçirdim içimden ve yemeğimi yemeye devam ettim. Öğleden sonraki derslerde yine böyle geçti. Eve geldiğimde odama geçtim ve pijamalarımı giyip rahatça uykuma daldım.
Evett 1227 kelimelik bölüme hos geldiniz. Yazana ve düzenliyene kadar kolum koptu ama olsun.Umarım seversiniz.yorum ve oy atmaya unutmayın.Bay bay❤

ŞİMDİ OKUDUĞUN
YENİ KOMŞUM
Genç Kız EdebiyatıUmut tükenince yine çarpar mıydı kalp? Hayatında hiçbir zorlukla karşılaşmamız bir kız. Normal bir aile. Normal bir hayat. Peki her şey mükemmel giderken, birden bu düzen bozulursa neler olur? Ailevi sorunları bir yana, sevgilisiyle olan sorunları...