Bebeklerim selamlar! Çok uzatmayacağım. Biraz geç saatte de olsa atmak istedim. Umarım beğenirsinizzz! Yorum ve oylarınızı bekliyorum.
Yatağımda yatmış tavanı izliyordum. Daha doğrusu olanları düşünüyordum. Acaba Uraz gerçekten o kızla çıkıyor muydu? Ona aşkım demiş ve gözümün önünde sarılmıştı.
İşte o an... tam o an her şeyin bittiğiniz anlamıştım. Aramızdaki her şeyin bittiğiniz...
Cem beni eve bıraktıktan sonra veda bile etmeden hızla gitmişti. Urazı kıskandığımı, onun da beni sevdiği için beni kovaladığını söylemişti. Ondan sonra da konuşmamıştık.
Odamın kapısı hızla açılınca başımı gelene çevirdim. Ablamdı.
Yanıma gelip yatağıma oturdu. "Napıyorsun bakalım balım? " Omuz silktim.
"Hiç. " Ablam yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Anında kaşları çatılmıştı.
"Ağladın mı sen? "
"Hayır tabi ki de. Neden ağlayayım? " Yalan. Gözümü kapatınca aklıma o kız ve Uraz geliyordu. Ve bu da beni üzünce ağlamıştım. Pişman değildim.
"Beni kandıramazsın Selin. Cem'le mi kavga ettiniz yoksa? " Bu sefer benim kaşlarım çatılmıştı.
"Cem ne alaka? "
"İzmir'de başka tanıdığın var mı? "
Ablama bizimkilerin geldiğini söylemeyi unutmuştum.
"Abla... hani bizimkiler vardı ya. Uraz, Barış, Nisan, Ecrin. Onlar buraya geldiler. Aynı okuldayız. "
Ablamın şaşkınlığı yüzünden okunuyordu.
"Vay be! Demek seni bu kadar seviyorlar. Yalnız kaldığını düşünüp çok endişeleniyordum. Çok iyi oldu bu! " Ablamın mutlu yüzü bir anda soldu.
"Senin tartıştığın kişi Urazdı değil mi? " Cevap vermedim. Sessizliğim en büyük cevaptı zaten.
"Allah'ım ya! Bu çocuğun derdi ne! Neden sürekli seni üzüyor? " Hemen Uraz'ı savunma girişiminde bulundum.
"Onun hiçbir suçu yok abla! Sadece hayatına bir başkasını aldı. Bu da beni şaşırttı. "
"Üzdü. "
"Neyse işte. Atlatırım. " Arkamı dönmüşken ablam ayağa kalkıp odamın içindeki odalardan birine girdi. Bir süre sonra elinde taşıdığı kıyafetlerle yanıma geldi.
"Hadi kalk! " Kaşlarımı çatıp ona baktım.
"Nereye? "
"İzmir'in gece hayatını sana tanıtmaya gidiyoruz. "
******
Ablamla İzmir'deki en ünlü gece kulüplerinden birindeydik. Gitmek istemesem de ablam çok zorlamıştı. Ben de belki iyi gelir diye kabul etmiştim.
İçeriye bir sorun çıkmadan girmiş, ablamın arkadaşlarının yanına gelmiştik. Hepsi aşırı tatlıydı. Bazılarını zaten tanıyordum.
"Ee Selin? Okulun nasıl? Alışabildin mi? " Burcu Ablaya döndüm.
"Evet Burcu Abla. Geleli çok olmadı ama birçok arkadaş edindim. Hocalarıma da alıştım. İzmir gibi bir yerde olup da kötü bir hayat geçirmek zaten imkansız. Çok kolay oldu anlayacağın. "
"Senin için çok mutlu oldum Selinciğim. Ne zaman bir şeye ihtiyacın olursa ben buradayım. " Ona teşekkür edip diğerleriyle konuşmaya geçtim.
Yaklaşık bir saattir aralıksız sohbet ediyorduk. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamamıştım. Ablamın arkadaşları çok eğlencelilerdi.
Biraz daha konuştuktan sonra tuvalete girmek için izin isteyip tuvalete gittim.
Aynada kendime baktığımda gayet güzel göründüğümüz farkına vardım.
Üstümde omuzları açık, mini siyah bir elbise vardı. Saçlarımda hafif dalga, sade bir makyaj ve siyah topuklularımla tam olarak bendim.
Tuvaletten çıkıp ablamların yanına giderken bar kısmını görmemle oraya yönelmem bir oldu. Alkolsüz bir kokteyl aldıktan sonra gözlerimi kapatıp düşünmeye kaldığım yerden devam ettim.
Kimdi lan o kız!? Uraz benden başkasına nasıl aşkım diyebilmişti? Nasıl nasıl??!!
Kız da kız olsaydı bari. Kuru bir şeydi. Aşkımmış! Yesinler aşkını!
Ben böyle delice düşünürken yanıma yaklaşan birisiyle dikkatimi ona çevirdim.
"Selam! " Siyah saçları onunla uyumlu siyah gözleri vardı. Üstünde de gece mavisi bir gömlek, siyah pantolon.
"Selam. " Onun aksine duygusuz bir selamdı benimkisi.
"Yeni misin burada? Daha önce görmemiştim seni. " Sıkıntılı bir nefes verdim.
"Bak kardeşim... ben senin bildiğin türden kızlardan değilim tamam mı? Amacım kafamı dağıtmak. Ama biraz daha zorlarsan dağılan kafa seninkisi olacak. İkile şimdi! " Bu halim onu güldürürken bana daha da yaklaştı.
"Ne tatlı bir şeysin sen böyle ya! Klasik Türk kızı. Ben senin bildiğin kızlardan değilim. Nasılmış benim bildiğim kızlar? "
"Tek kelimeyle anlatacağım. Sürtük! "
"Evet... gerçekten tipinden öyle olmadığın belli oluyor. Ama bu takılmamıza engel mi güzellik? " Gözlerimi sinirle kapatıp açtım.
"Sabır. " Bir süre içeceğime odaklanıp düşündüm. Ablama arkadaşımı gördüğümü ve onlarla takılacağımı söylemiştim.
"Adın ne? " Duyduğum ses sinirimi artırırken içimden kuzuları saymaya çalıştım.
"Ben Burak. " Uzattığı eline bakıp göz devirdim.
"Elini sıkıp adımı söylersem bitecek mi bu sıkıcı muhabbetin? " Gözünü kısıp düşünür gibi yaptı.
"Adının güzelliğine bağlı. "
"Selin. " Uzattığı elini sıkıp bıraktım.
"Ne güzel bir isimmiş öyle. Senin gibi. "
"İsmimi güzel bulduğuna göre artık beni rahat bırakırsın ha? "
"Hiç öyle düşünmüyorum. " Burak denilen yürüyen sapık bir eline saçımın bir tutamını alıp oynarken yaklaşmaya başlamıştı. Tüm sinirimi ona atmak üzere döndüm.
Ama benden daha kızgın birisi vardı o esnada; Uraz!
"Ben öyle düşünüyorum ama! " Uraz bunu dedikten sonra Burak'ı ayağa kaldırıp kafasını suratına geçirdi.
Burak'ın burnundan kanlar fışkırırken Urazın siniri geçmemişti.
"Lan şerefsiz! Sen çok yanlış kişinin kızına bulaştın! " Bir yumruk daha. Sonra bir yumruk daha...
Burak da ilk başta birkaç kez Uraza vurabilmişti. Ancak Uraz'ın darbeleri o kadar ağırdı ki şu anda bırakın vurmayı, baygın bir haldeydi.
"Uraz dur yeter! " Uraz son kez tekme atıp yanıma geldi. Kolumdan tutup beni yürütmeye başladı. Yukarı kata çıkıp küçük odalardan birine girdikten sonra ben etrafa bakarken o kapıyı kilitleyip yanıma geldi.
"Ne yaptığını sanıyorsun sen? " Kirpiklerimi birkaç kez kırpıştırdım.
"Sen mi soruyorsun bunu? Az daha adamı öldürecektin! "
"Bıraksaydım sana resmen... " Sinirle gözlerini kapattı.
"O şerefsizi öldürmeliydim! " O kadar sinirliydi ki ağzımı açamıyordum.
"Neden engel olmadın ona? Hoşuna mı gidiyordu? " Gözlerim ardına dek açılırken omzundan itip bağırdım.
"Ne demek hoşuna mı gidiyordu! Engellemeye çalıştım. Sen gelmeseydin benim de kendime göre çözümlerim vardı! Hem sen neden sevgilini yalnız bıraktın? Gitseydin ona bir şey olmasın! " Kaşları çatılırken bana doğru yaklaştı.
"Sevgili derken? " Keyifsizce gülerken kafamı iki yana yavaşça salladım.
"Yeme beni Uraz ya! Okulda gördüğüm kız işte! "
"Sen bugün bu yüzden mi koşarak kaçtın? " Ben cevap vermezken kıkırdadığını duydum. Hatta gülüşü giderek kahkahaya dönmüştü.
"Ne o? Çok mu komik? " Sırtını kapıya yaslayıp bana bakmaya başladı. Hala daha sırıtıyordu.
"Beni kıskanıyorsun. " Anında reddettim.
"Ne alakası var canım! "
"Beni kıskandığın için öyle uzaklaştın değil mi? "
"Öyleyse bile nolmuş? " Yeşil gözleri neşeyle parlarken tekrar yanıma geldi.
"İçin rahatlasın diye söylüyorum. O benim sevgilim değil. "
"Ya ya... biz de zaten önümüzden geçene aşkım dediğimiz ve sarıldığımız için çok normal bir şey bu. Neden sevgili olasınız ki? Nasıl anladım böyle bir şeyi? " Bir eliyle ensemden tutup diğer eliyle çenemi okşamaya başlayınca gözlerim kapandı. Uraz dudaklarını kulağıma yaklaştırınca nefesimi tuttum.
"O kız... yani Aşkım Soylu. Benim kuzenim. " Ben doğru mu duymuştum?
Geri çekilip Uraz'a baktım. "Yani... kızın adı Aşkım öyle mi? "
"Aynen öyle güzelim. "
"Bir insan neden evladına Aşkım adını koyar ki? " Uraz çenemden tutup ona bakmamı sağladı.
"Kıskandın değil mi? " Bu onun hoşuna gitse de beni utandırıyordu.
"Evet kıskandım! Oldu mu ! Oldu mu taş kafa! " Uraz tepkime gülerken kendimi arkadaki koltuklardan birine attım.
"Belki şimdi anlamışsındır Cem'le seni gördüğümde ne hissettiğimi. " Uraz da beni kıskanmıştı.
"Biz sevgili değiliz. " Omuz silkti.
"Biz de. " Bir süre sessizlik odaya hakim olmuştu. Sessizliği bozan Uraz oldu.
"Ne oldu bize Selin? Etrafına bak. Neredeyiz şu an? Neden buradayız ?" Neden İzmirdeydik?
"Senin için. Bizim için. Arkadaşlığımız ve aşkımız için. " Bakışlarımı halıya sabitledim.
"Çok yanlışlar yaptık. "
"Ve şu an bunları düzeltebilme olanağımız var. Önümüzde artık engel yok. Gözdeymiş, Savaşmış. Yemişim hepsini. Bizler neler yaşadık, ama bak şu an hepimiz beraberiz. Biz birbirimizin eviyiz. Eninde sonunda döneceğimiz yeriz. "
Gözlerim dolmuştu. Uraz sonuna kadar haklıydı.
"Artık Gözde de Savaş da bitti. Cem sadece arkadaşım. Aşkımsa kuzenin. Artık görünürde bir engel yok. Peki ya neden beraber değiliz? " İlk defa bu kadar cesurdum.
"Bilmiyorum. Yaşadıklarımız sanırım. "
"Sen benim yüzümden vuruldun. Diğerleri de sen de hep benim yüzümden çok zorluk çektiniz. Daha fazla size bunu yaşatamazdım. Ben de buraya geldim. "
"Sensiz bir hayat, seninle olup zorluklar çektiğimiz bir hayattan daha kötü. Biz o zorlukların hepsini beraber aştık. Yine öyle yapacağız. " Gözümden bir damla yaş akarken ayağa kalktım.
"Gerçekten başarabilecek miyiz? Daha fazla ayrı kalmadan, birbirimizden kopmadan... Başarabilecek miyiz? " Uraz'ın da gözleri dolmuştu.
"Başaracağız. Bunun için elimden gelen her şeyi yapacağım. " Yemin eder gibi konuşmuştu.
"Yapacağız. " Uraz gözlerime son kez baktıktan sonra elinin birini belime diğerini de enseme koyup beni kendine çekmişti.
Çok geçmeden dudaklarımın üstünde sıcak, yumuşak bir baskı hissediyordum. Onun istediği şeyi yapıp ben de karşılık vermeye başladım.
Onu öyle çok özlemiştim ki. Ben onu her şeyiyle çok seviyordum!
Ve bizi hiçbir şey, hiçbir kimse ayıramayacaktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YENİ KOMŞUM
ChickLitUmut tükenince yine çarpar mıydı kalp? Hayatında hiçbir zorlukla karşılaşmamız bir kız. Normal bir aile. Normal bir hayat. Peki her şey mükemmel giderken, birden bu düzen bozulursa neler olur? Ailevi sorunları bir yana, sevgilisiyle olan sorunları...
