Köşeyi dönecekken arkamı döndüm ve şunları söyledim: '' Hani sana bi şans vermiştim ya sevgili olmak adına.Keşke o şansı sana vermeseydim.Keşke sen hep eski Mert olarak kalsaydın.Arkadaşım,dostum olan Mert olarak. Benim tanıdığım iyi,güvenilir Mert olarak....Keşke adın gibi Mert olarak kalsaydın.Belki o zaman seni sevebilirdim.Ama bundan sonra ne yaparsan yap umurumda olmaz artık.Sen benim için bittin Mert.''dedim ve hızla yürümeye başladım.O kadar hızlı yürüyordum ki bana yetişmek için koştuğunu oluşan taş seslerinden anlamıştım.Arkamı döndüm ve ''Sakın Mert!Sakın gelme arkamdan!Bırak peşimi.Bu sefer değil.''dedim ve ne ara ağlamaya başladığımı bilmesem de ellerimle yanaklarımı sildim.Ardından tekrar önüme döndüm ve bu sefer koşmaya başladım.Arkamdan ''Selinnnn!Selin dur!'' diye bağırdığını duysam da durmadım ve bu sefer daha hızlı koşmaya başladım.Caddeye koşarak 5-10 dakikada geldikten sonra bir taksi çağırdım ve beklemeye başladım.Çok geçmeden taksi geldiğinde bindim ve eve gittim.Evin önüne geldiğimde eve girmek istemedim.Bu sebeple arka bahçeye gittim ve yerdeki puflardan birine oturdum.Telefonumu elime aldım ve kulaklığımı takıp Göksel-Yalnız Kuş şarkısını açtım.Bir süre sonra ağlamaya başladım.Aynı zamanda da Mert'in bana söylediklerini hazmetmeye çalıştım.Çok ağır laflar etmişti.Gerçekten böyle mi düşünüyordu benim hakkımda?Sevgilisiz 5 dakika duramayan kızlardan mı görüyordu beni de?Eğer öyle görüyorsa çok yanılıyordu.Ben onlardan değildim.Ayrıca Uraz'ın beni öpmesi benim suçum da değildi.Ben nereden bilebilirdim ki sonuçta?Bu arada cidden Uraz beni neden öpmüştü ki?''Kafamda soruları böyle böyle sıralarken beni düşüncelerimden çıkartan yanımdaki pufa birisinin oturmuş olmasıydı.Yanıma oturan kişiye baktığımda pek şaşırmadım doğrusu. Uraz'dı. Kulağımdaki kulaklıklardan birini alıp kendi kulağına taktı ve dinledikten sonra ''güzel şarkı''dedi.Şu an dertleşmeye ihtiyacım vardı.İlk defa içimdekileri dışarı atma ihtiyacı duydum.Ama Uraz'ı da sıkmak istemediğimden bir şey diyemedim.İçimden lütfen ne olduğunu sorsun diye dualar ediyordum ki Uraz konuşmaya başlayınca tüm dikkatimi ona verdim.''Hep bu tarz mı takılırsın?''Neyden bahsettiğini anlamamıştım.''Neyde hep bu tarz mı takılırım?''diye sordum.Sorum önü güldürdü.''Selin,müzikten bahsediyorum.Hep bu tarz mı dinlersin diye soruyorum?''.Ne yani ben ağlıyorum.Yanıma gelmiş beni teselli etsin diye beklerken bana bunu mu diyordu?Yine de bozuntuya vermedim.''Hayır.Karışık.Kulağıma ne hoş gelirse.''''Bende hep karışık dinlerim.Ama ağırlıklı olarak yabancı.''dediğinde hiç bir şey olmamış gibi davranması canımı sıkmıştı. Ona döndüm ve ''ya ben burada ağlıyorum. Sen yanıma gelmiş 'hep bu tarz mı dinlersin' diyorsun.İnsan bir teselli eder.Ne olduğunu sorar. Öküz! ''dedim.Sonra bana baktı ve ''Başkaları seni teselli etmiş olabilir. Hep böyle alışmış olabilirsin. Ama öncelikle şunu söylemeliyim ki seni teselli etmedim ve etmeyeceğimi de. Nedeni ise kendi sorununu kendin çözmelisin. Başkalarına ihtiyaç duymadan. Başkalarına güvenme.Sonra onlar seni yarı yolda bırakınca ne yapacağını bilemezsin.Kaybolursun.Başkalarına muhtaç olmadan kendi sorununu kendin çözmeyi öğrenmelisin. ''dedi.Ona döndüm ve ''Peki sen böyle mi yapıyorsun? ''diye sordum. Bana baktı ve ''Evet.Hani sana demiştim ya ağladığımda yanımda olan ilk kişi sensin diye. Yalan değildi. İlk kişi sendin. Ve belkide son kişi de sensin. Bilemem. Bende beni teselli etmelerini isterdim. Ama olmadı. Yapmadılar. Ve bende kendi ayaklarımın üstünde durmaya alıştım. Sanki ben ağladıkça göz yaşlarım bana zarar gelmesin diye etrafıma bir duvar oluşturmuşlardı. Her göz yaşında bir tuğla daha. Ve bu şekilde kimse yanıma yaklaşmadı.Yaklaşamadı bunca yıl.Yanıma kimse gelmedi. Eğer gelselerdi ben onlar için o kaleyi yıkmaya hazırdım.Ama kimse gelmedi.Kimse cesaret etmedi.Ta ki sen gelene kadar. Ve ben o kale ne kadar büyük olursa olsun kaleyi yıkmaya hazırım.''dedi ve yerdeki küçük odunu alıp toprakla oynamaya başladı. Durdum. Düşündüm. Sonra bende konuşmaya başladım. ''Aslında beni de kimse teselli etmedi. Yere düştüğümde beni kimse kaldırmadı. Mesela küçükken yere düşerdim, diğer çocukların annesi,babası onlara hemen ellerini uzatır, kaldırırdı. Ama benim ailemde beni kimse kaldırmadı. Düştüğümde yerden kalkmamı beklerlerdi. Ve ben kalkamayacağımı,canımın yandığını söylediğimde bana kızarlardı.Bana kendimin kalkabileceğimi söylerlerdi. Ve böylece artık düştüğümde hep kendim kalkarım. Başkasına muhtaç olmadan. Ama artık gücüm mü kalmadı, bilmiyorum. Yanımda birisi olsun,beni teselli etsin istiyorum.Bugün olduğu gibi.Küçükken İdil düştüğünde teyzem hemen yanına gider onu olduğu yerden kaldırırdı.iyi olup olmadığını sorar,onu öper ve yanında olduğun,korkmaması gerektiğini söylerdi.Onu o gün çok kıskanmıştım.Sonra bilerek bende kendimi yere attım.Dizim kanamıştı.Annemin gelmesini bekledim.Ama annem gelmedi.Orada öylece izledi beni.Bana kızgın bir şekilde baktığından yüzümü ona çeviremedim.Sonra ben yerde yatarken birisi bana mendil uzatmıştı.Annem sanmıştım.Mutlulukla yüzümü kaldırdığımdaysa bir kez daha hayal kırıklığına uğramıştım.Annem değildi.Mert'ti.O gün beni yerden kaldıran çocuk,bugün beni tekrardan yere bıraktı.''''Anlattığın kişi cidden bizim tanıdığımız Berrin Teyze mi?Emin misin?Dışarıdan hiç öyle gözükmüyor.''dedi.Haklıydı.Bu gibi durumlar dışında pek bir sorun yoktu.Bunca yıldır normal ve mutlu bir hayatımız vardı.''Bir kere sormuştum.Neden bana böyle davrandıklarını.Neden teyzemin İdil'e davrandığı gibi davranmadıklarını.Bana verdikleri cevap neydi biliyor musun?'Senin için.Belki bir gün biz olmayacağız.Her duruma hazırlıklı olman gerekiyor.'Ama bilmiyorlardı ki bana yaptıkları ve yapabilecekleri en kötü şeyin bu olduğunu.Tama kötü değillerdi.Hatta çok çok iyilerdi.Aslında tek sorun buydu benim için. ''Uraz'a baktığımda beni dikkatle dinlediğini gördüm.Güldüm ve ''Neyse ben seni sıkmayayım.Hem saatte geç oldu.Ben gitsem iyi olur.Görüşürüz Uraz''dedim ve yanağını öptüm.''İşte şimdi oldu'' dedim ve eve doğru yürüdüm.Ardımdan geldiğini duydum.Tam anahtarımla evin kapısını açacaktım ki Uraz kolumu tutup beni kendine çevirdi.''Artık böyle basit bir öpücükle kurtulamazsın benden ''dedi.Ağzımı açıp neyden bahsettiğini soracaktım ki dudaklarımın üstüne kapanan dudakları bunu engellemişti.O kadar şok olmuştum ki tepki veremiyordum. Uraz'ı ne üstümden itebiliyor,ne de karşılık verebiliyordum.Çok geçmeden Uraz geri çekildi ve ''Yanaklarının rengi böyle daha güzel oldu.Bırak da hep böyle kalsın ''dedi.Ben hala tepki veremiyorken kulağıma eğildi ve ''Utanınca daha güzel oluyorsun.İyi geceler güzellik''dedi.O evine doğru gidene kadar ardından baktım.Evin kapısını açtı.Tam girecekti ki durdu ve bana göz kırptı.Ardından o evine girdi.Bense hızlıca arkamı döndüm ve evin kapısını açtım.Kapıyı sessizce kapattım.Muhtemelen herkes uyuyordu.Ardından heyecandan bacaklarımın tutmadığını far kettim ve kapıdan tutunarak kendimi yere bıraktım. Uraz'daki bu ani değişimin nedenini bilmesem de garip bir şekilde hoşuma gidiyordu.Aptal bir şekilde sırıtmaya başladım.İnanması zor belki ama Uraz bana iyi geliyordu.Daha 1 saat önce ağlarken şimdi delirmişcesine gülüyordum.Bir süre daha öylece durduktan sonra odama çıkmaya başladım.İkişer ikişer merdivenleri çıkarken gülen yüzüm hala aynıydı.Odama geldim ve ilk olarak odamın perdelerini kapattım.Çünkü Uraz'la odalarımız karşı karşıya gelwcek şekildeydi ve şu an onun yüzüne bakamayacak durumdaydım.Pijamalarımı giyip yatağıma girdiğimde yorgun olduğumdan hemen uykuya dalacaktım.Yani en azından planlarım bu şekildeydi.Uykuya dalmama salise kalmışken telefonumun çalmasıyla gözlerimi açtım.Ekranın ışığı başta gözümü alsa da birkaç saniye sonra gözüm alıştı ve arayanın kim olduğuna baktım.Mert'ti.Açmadım.Ama tabi ki bir aramayla ondan kurtulamayacağımı biliyordum.Mert 3-4 kez daha aradı.Bense hiçbirini açmadım.Yalnız sonra aramayı bıraktı.Kurtuldum sanar iken bu sefer mesaj attı.Mesajda ''Sen benimsin Selin.Seni o çocuğa vereceğimi sanıyorsan tamamen yanılıyorsun.Telefonlarımı açmayabilirsin ama benden böyle kurtulamazsın.Seni korkutmak istemem 'sevgilim' ama korksan iyi edersin.İyi geceler güzelim:))''yazıyordu.Hah.Bunlardan korkacağımı sanıyorsa yanılıyordu.Yıllardır tanıdığım,bildiğim Mert, eminim ki şu an sarhoş olduğundan böyle konuşuyordu.Bu boş tehditlere benim canım,dolu dolu uykularımı harcamayacaktım. Hiçbir şey olmamış gibi yaptım ve uykuma kaldığım yerden devam ettim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
YENİ KOMŞUM
ChickLitUmut tükenince yine çarpar mıydı kalp? Hayatında hiçbir zorlukla karşılaşmamız bir kız. Normal bir aile. Normal bir hayat. Peki her şey mükemmel giderken, birden bu düzen bozulursa neler olur? Ailevi sorunları bir yana, sevgilisiyle olan sorunları...