Öncelikle merhabalar! Sizden aldığım mükemmel geri dönüşler üzerine hızla bir bölüm yazdım. Cidden o kadar güzel yorumlarınız vardı ki resmen beni ağlatacaktınız. Hepinize çok teşekkür ederim; hepiniz benim için aşırı önemlisiniz, gerçekten. Kendinize çok çok iyi bakın, sizleri seviyorum. İyi okumalar, öpüldünüz.
''Şimdi nasıl Fatma Teyze? '' Yanmasın diye devalı karıştırdığım çorbanın kıvamını Fatma Teyze'ye gösterirken Fatma Teyze yanıma gelip çorbanın kıvamına baktı. Ardından gülümseyerek bana döndü.
''Çok güzel olmuş Selin Hanım. 5 dakikaya kapatabiliriz. '' Kaşlarımı çatıp ona döndüm.
''Ama ne konuşmuştuk Fatma Teyze! Hanım değil, Selin diyecektin. Kaç yaş büyüğümsün benim. Hiç sevmem öyle hanım laflarını. '' Samimi bir şekilde gülümseyip saçlarımı okşadı.
''Dediğim gibi kızım alışkanlık olmuş eski çalıştığım yerlerden. Onlar sizler gibi anlayışlı değillerdi. ''
''Anlayabiliyorum, ama artık buna alışın lütfen. '' Gülerek kafa salladı.
''Olur kızım, sağ olasın. Her şey için. Bizi buraya getirdin, evini açtın. İş verdin, hakkın ödenmez. ''
''Hiçbir önemi yok. Siz iyiyseniz sıkıntı yoktur. ''
''Ay çorba yanacak! '' Fatma Teyze'nin uyarmasıyla çorbayı karıştırmaya devam ettim. Okuldan geldikten sonra canım sıkılmıştı ve mutfağa inmiştim. Şimdi ise yemek yapıyorduk. Fatma Teyze'ye iki günde alışmıştım. Dediği gibi bu işlerde çok başarılıydı, elinin lezzeti de süperdi. Annem çaktırmasa da onun da beğendiğini anlamıştım.
''Anne! '' Ayşe'nin sesini duymamla oraya döndüm. Beni burada görmeyi beklemiyor olacak ki şaşırdı.
''Aa Selin Hanım siz de mi buradaydınız? '' Tam ben lafa girecekken Fatma Teyze konuştu.
''Ayşeciğim Selin ona hanım dememizden rahatsız oluyor. Selin diyebilirsin. '' Gülümseyerek konuştum.
''Aynen öyle. Fatma Teyze hemen alıştı bana. '' Kapı çalınca ben gidecekken Ayşe hemen atıldı.
''Ben bakarım. '' Onu onaylayıp çorbama döndüm. Fatma Teyze'ye danışıp altını kapattım. Çorbamı koklayıp geri çekildim. Yüzümde gülücükler açarken Fatma Teyze'ye döndüm.
''Çok güzel kokuyor. '' O da koklayıp geri çekildi. Yüzünde gülümseme oluşurken şefkatle bana baktı.
''Aynen öyle kızım. Çok güzel olmuş. Ellerine sağlık. ''
''Sizin sayenizde. Siz olmasaydınız yapamazdım. Teşekkür ederim. ''
''Ne demek kızım. ''
''Selin! Kapıda bir çocuk var seni çağırıyor. '' Ayşe'ye döndüm.
''Tamam canım ben bakarım. '' Kapıya gittiğimde Uraz'ı gördüm. Beni görünce hafiften gülümsedi.
''Naber Selin? '' Sesinden halsiz olduğu anlaşılıyordu. İyice yanına gidip elimi alnına koydum. Ateşi vardı.
''Ben iyiyim de sen neden böylesin? '' Onun için çok endişelenmiştim. Hızla elinden tutup içeriye çektim.
''Gel odama gidelim. '' Beni reddedecek gücü bile yoktu. Benimle odama gelirken kapımı açıp önce onun girmesini bekledim. Odama girince yatağımın üstündeki yastıkları kaldırıp koltuğuma koydum.
''Gel otur hemen. '' Onu yatağıma oturttuktan sonra ben de ayakucuna oturdum.
''Sabah iyiydin. Birden ne oldu? '' Kafasını kaldırıp bana baktı. Bakışlarından yorgun olduğu anlaşılıyordu. Canımın yandığını hissetmiştim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YENİ KOMŞUM
ChickLitUmut tükenince yine çarpar mıydı kalp? Hayatında hiçbir zorlukla karşılaşmamız bir kız. Normal bir aile. Normal bir hayat. Peki her şey mükemmel giderken, birden bu düzen bozulursa neler olur? Ailevi sorunları bir yana, sevgilisiyle olan sorunları...
