57

1.3K 83 21
                                        


Kurstan çıkıp annemi almaya giderken bana oluşturulan programı inceliyordum. Umay teyze ile zaten davette konuşmuştuk ama bu kadar erken olmasını beklememiştim. Yarın hemen gösterim vardı!

Bugün mümkünse eve geç gitmeliydim çünkü Araf'ın gazabına uğramak istemiyordum kesinlikle. Dün sipariş ettiğim her şeyi şirkete kargolatmıştım. Beni öpmediğinden ufak bir cezaydı kendisine. Arabada beklerken telefonum çalmıştı. Yabancı bir numaraydı. ''Efendim?''

''Hanımefendi kargonuz var ama karşımdaki beyefendi öyle birinin yaşamadığını söylüyor.'' Alnıma vurduğumda derin bir nefes aldım. ''Kuzey bey yok muymuş? Ona geldiğini söyle.''

''Kuzey bey burada mı?'' Muhtemelen karşısındakine soruyordu bunu. Bir anda yüzüme kapatıldığında annem gelmişti. ''Canım.''

''Hoşgeldin!'' Gülümsediğimde arabayı tekrar çalıştırdım. ''Nerede o eşofmanlarıyla gezen kız?'' Kıkırdadım. Bana kalsa ben de eşofman giymeyi tercih ederdim ama düzgün giyiniyordum artık. ''Kürküm nasıl? Yeni aldım.'' Kocama ayak uydurmak için siyah şeyler giymiştim maalesef.

''Çok güzelmiş.'' Ara sıra bana bakıp gülümsüyordu.

Ama sanki ona bir şey dememi istiyor gibiydi. ''Noldu öyle?''

''Çeksene bir kenara.'' Şaşırdığımda dediğini yapıp en sağa geçtim. Çantasından bir şey çıkardığında dizime koyduğu şey yutkunmama sebep oldu. ''Nereden buldun bunu?''

''Bize geldiğinde ceketinden düştü.''

Hepsini çöpe attığıma emindim.

''Şimdiye ait değil, olsa söylerdin.'' Kafamı salladım. ''Bebeğin nerede Sera?''

Tekrar yola girdiğimde geriye döndüm. ''Nereye gidiyoruz?'' Tedirgince sormuştu. O kadar hızlı sürüyordum ki birkaç kez kazanın eşiğinden dönmüştük.

Mezarlığın önüne geldiğimde derin bir nefes alıp indim. Yavaş adımlarla ilerlediğimde yanıma geliyordu. İki mezarın önünde durduğumda inceledi. Biri büyük biri küçüktü. Ecmel'in ve bebeğinin mezarıydı. Annem bir şey demeden ucuna oturduğunda bana dönmedi. ''Kaç aylıktı?''

''4.''

Sesi o kadar titriyordu ki ben ona göre daha soğuktum. ''Neden?''

''Bilmiyorum.'' Titreyen ellerimi birleştirdim. Artık titremiyorlardı ama vücudum çok soğuktu şuan. ''Yeşim Hanım'a ne olduysa aynısı bana oldu işte.''

''İstiyor muydun peki?'' Gözümden bir yaş aktığında bunu görmedi. Kafamı evet anlamında sallasam da ''Hayır.'' dedim. Onu benden canlı canlı, her saniyesini hissederek aldıklarını bilmemeliydi. Annem bu kadarını kaldıramazdı. Yalan da olsa onu istemediğim için suçlanabilirdim. ''Neden?''

Bana döndüğünde omuzlarım düştü. ''Bir anlık bir şeydi yani ben hamile kalacağımı düşünmemiştim.''

''Kuzey?''

''O isterdi.'' Benden önce cevapladığında kafamı salladım. ''Bade'yi seviyor, Ege'yi bile kucağına aldığında sana bakıyordu.''

''Olabilir.'' dedim hissiz bir şekilde. ''Düğün günü öğrendim, sabah sizi bekletirken testi bekliyordum. Emin olmak için birkaç tane daha yapıp kasaya koymuştum. Hepsi pozitifti.''

''Odana kimseyi sokmamıştım.''

''Sera sana noluyor?'' Kafamı kaldırdığımda yüzüne baktım. ''Hiçbirimize eskisi gibi davranmıyorsun. Seni bulduğunu söylediğin kocanın bile elini zor tutuyorsun.''

''Şimdi de bebeğini istemediğini söylüyorsun.''

Bu kadarı ağır geldiğinde yanından geçip gittim. Ağlamamlıydım. Annem eğer o bebeği istediğimi bilse yıkılırdı. Bunu bilmemeliydi.

GirdapHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin