56

1.4K 80 30
                                        

Uyanıp Araf'ı öptüğümde kafamı yastığa koydum. Kendimi kötü hissediyordum, ona karşı. Dün son cümlesi bana o kadar koymuştu ki gece boyu sessiz sessiz ağlamıştım onun için. Gözlerini araladığında beni görüp gülümsedi.

''Günaydın.'' dedim hevesle.

Elini alnıma götürdüğünde dün geceki ateşime bakıyordu. Son zaman artık çocuklardan birini eczaneye gönderip ilaç aldırmıştı. ''Ateşin yok.''

''İyiyim demiştim.'' Bedenine sarıldığımda aramızdaki bu duruma son vermek istiyordum. Yastıktan destek alıp kafamı kaldırdım. ''Şirkete gidecek misin? Kahvaltı hazırlayayım sana.'' Kalkacakken elimden tutup durdurdu. ''Yapmayacağım. Yorma kendini.''

''Ben sana bir şey yaparken neden yorulayım canım?'' Sadece gülümsediğinde yanımdan kalktı. Lavaboya ilerlediğinde öylece arkasından bakakaldım. Bir şey mi olmuştu acaba?

Çıkıp giyinme odasına ilerlediğinde peşinden gittim. ''Neyin var?''

''Bir şeyim yok. Her zamanki halim.'' Umursamazca konuştuğunda üstünü giyinmeye başladı. ''Her zamanki halin?'' Orta masaya yaslanıp onu izledim. ''Kahvaltı yapmayı sevmem.''

Bence sorun kahvaltı değildi.

Çekmeceden bir şeyler çıkarıp bana uzattı. ''Eski kartlığın.'' Bir araba anahtarı uzattı. ''Bu da arabanın anahtarı. Kartlığa benim kartlarımı da koydum, bir şey alacaksan onlardan harca.''

''Benimle evliysen benim paramı harca, dedeninkini değil.'' Yutkunduğumda yanımdan geçip gitti. ''Bir şeyin olduğunda da Toprak'ı değil beni ara.''

Bunu nereden biliyordu?

Onları orada bırakıp onunla aşağıya indim. ''Neyden bahsediyorsun sen?''

''Toprak senin kocan değil. Arkadaşın.'' Bunu öyle bir sert söylemişti ki karşısında ben yokmuşum gibiydi. ''Hayatındaki insanların yerini iyi belirle bundan sonra.''

''Araf.'' Üstüme yürüdüğünde gerilemedim. ''Senin kocan benim, beni anladın mı? Bir derdin varsa gelip bana söyle. Sana bunu her zaman söylüyorum, senin için yapamayacağım hiçbir şey yok diye.'' İşaret parmağını omzuma koydu. ''Ben senin üstüne titrerken sen neden bu kadar bencilsin?''

Ben ona karşı bencilce mi davranıyordum?

''Ben...'' Cümleler dilime gelmiyordu resmen. ''Büyükannemin tokasıydı yani önemsiz bir şeydi.'' Alayla güldü. ''Sen bana seninle ilgili olan bir şeye önemsiz mi diyorsun?''

''O zaman ne yapalım biliyor musun?'' Benden uzaklaştı. ''Bundan sonra başına ne gelirse Toprak'ı ara, o sana yardım etsin.'' Bir anda kapıyı çekip çıktığında ne olduğumu şaşırmıştım. Onu kırmıştım.

''Of!'' Kendi kendime sızlandığımda gözlerim dolmuştu. Tek istediğim konuştuklarımızı duymamasıydı. Eğer duyarsa bana daha çok kırılacaktı. Ben onun gönlünü alırdım. Alırdım değil mi?

Telefonum çaldığında yukarıya ilerledim. Tuana arıyordu. Gözlerimi sildiğimde boğazımı temizledim. ''Efendim canım?''

''Günaydın bebeğim!'' Gülümsedim. ''Günaydın.''

''Kahvaltı yaptın mı? Yapmadıysan bana gelsene, seni çok özledim.''

''Gelirim tabi. İstediğin bir şey var mı?'' Giyinme odasına ilerledim. ''Yok, sen gel yeter.'' Telefonu kapattığımızda üstüme giyecek bir şeyler baktım. Artık morluklarım yok denecek kadar azdı ve istediğimi giyebilirdim. Eskiden farklı olarak gri kazak ve siyah etek giymiştim.

GirdapHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin