61

1.2K 80 19
                                        

''Baldric!''

''Conrad!'' İki arkadaş birbirini görüp sarılmıştı. ''Ülkeye gidip gelmekten sıkılmadın mı be oğlum?''

Baldric gülümsedi. ''Gidiş sebebimi biliyorsun.''

Sitede yürürlerken omzuna vurdu. ''Ne zaman göreceğiz senin şu gizemli kızı?''

''Sana onu göstereceğimi düşündüren nedir?''

''Beste'ye kardeşim demeyi biliyorsun! Ne var benim de bir kardeşim olsa? Bak gör, sizden daha iyi anlaşacağız!'' İkisi de güldüklerinde okulun basket sahasına girdiler. ''Bir on sene sonra yani.''

''Bu kadar bekleyeceğine gidip konuşsan mı? Oğlum insanlar görmek için iki sokak öteye gider, sen ülke değiştiriyorsun!''

Öylece gülümsedi. ''Değer.''

''Adını söyle bari.''

''Söylemem.'' Topu eline aldığında sektirerek potaya ilerledi. ''Kıskanç olma bu kadar!'' Topu elinden almak isterken buna izin vermeyip potaya fırlattı.

''Siz yine burada mısınız?'' diyerek geldi Beste.

''Bizi başka yerde görürsen sorgulamalısın, hayatım.'' Sahaya oturduğunda ikisini izledi. ''Sen daha dün Türkiye'de değil miydin?''

''Ben her yerdeyim.'' Oyunlarına döndüğünde ona güldü. ''Ben de tanışmak istiyorum şu kızla artık! Sırf bunun için seninle bile geleceğim!''

''Şansınıza küsün, onu kimseye yaklaştırmaya niyetim yok.'' Kendisi de yaklaşmıyordu çünkü. Telefonu çaldığında sevgilileri bırakıp sahadan çıktı. ''Efendim anne?''

''Oğlum, neden döndün hemen?'' Bıkkınlıkla nefesini verdi. ''Okulum burada ya hani anne.'' Hafta sonuydu. Cumartesi onu görüp dönmüştü. ''Çok istiyorsan sen gelip oğlunu görebilirsin, kapatmam gerekiyor şimdi.''

''Eve gidiyorum ben!'' Diğerlerine seslendikten sonra okulun sitesinden çıkıp arabasına ilerledi. Eve döndüğünde dedesi evdeydi. ''Hoşgeldin torunum. Erken dönmüşsün.''

''Öyle.'' diye kestirip attı. ''Bir şey mi oldu?''

''Yok. Her zamanki gibi hiçbir şey olmadı.'' dedi. ''İşim var benim dışarıda, bekleme yemeğe.''

Tekrar evden çıktığında gece boyu dönmedi.

**********

Ameliyathanenin önünde yerde bekliyordum.

Çok acıydı beklemek. Ben onu böyle beklerken o soğuk morgta o nasıl beklemişti?

''Sera.'' dedi Buğra. Yarım saattir hepsi bir şeyler söylüyordu ama kimseyi duymuyordum. ''Konuşacak mısın?'' Bunu sormasına rağmen kendisi de benimle aynı beter bir haldeydi. ''İyi misin?''

''Ölmek istiyorum.'' dedim kısılmış sesimle.

''Canım.'' Yanıma eğildiğinde omzuma dokundu. ''En azından yere oturma, lütfen.'' Kafamı iki yana salladım. Ona döndüğümde boş boş baktım. ''Bunu hakediyor muyum sence?'' Yutkundu. ''Yüzümde bile onun kanı varken iyi olup oturmayı hakediyor muyum?''

''Biz onları bulacağız.'' dedi David.

''Ben gerekeni yapacağım.'' dedi Buğra bana sarılarak. ''Yemin ederim yapacağım kardeşim.'' Ağlayarak ona sarıldım. ''Ben dayanamam, Buğra. Ben ölürüm bak.'' Geri çekilip elimdeki kanları gösterdim. ''Ben yaşayamam ki onsuz.''

GirdapHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin