"Önümde uçurum var, arkamda kurtlar."
(Latince bir alıntı.)
***
Tedirgindim. Ellerim titriyordu ve çoktan terlemeye başlamıştım bile.
Herkes yerini aldıktan sonra Cemre ilk düdüğü çaldı ve listeden seçtiği ilk ismi bizlere duyurdu. Aramızdan uzun boylu ve hafif kilolu bir adam çıktı ve hedef tahtalarının olduğu alana doğru yürüdü. Yeni bir üye olmadığı için doğrudan bıçakların bulunduğu standa doğru ilerledi ve kendine uygun bir bıçak seçti.
Adam atışını yapmadan önce Cemre son bir duyuru yapmak için düdüğünü tekrar çaldı. "Her atışta sizlere hatırlatmak yerine şimdi son kez bu duyuru yapıyorum. Yeni üyelerimiz kendini hazır hissettiğinde alana çıkabilirler. Şimdi ilk atışını yapmak için İlker'i bekleyeceğiz."
Şu an hazır değildim ki bunu yapacak ilk kişi ben olmak istemiyordum. Bu yüzden İlker'in atışını heyecanla izledim. Karşıdaki dart tahtasında 12 çizgi bulunuyordu ve 6 tanesi kırmızı, 6 tanesi ise maviydi. İlker bıçağını attı ve maviyi vurdu.
Cemre yüksek sesle İlker'in adını ve vurduğu mavinin sayısını söyledi. Tam hedefte 12 yazıyordu ve sayılar gittikçe azalıyordu. İlker'in ise skoru 7 idi. Bu böyle devam etti. Birileri maviyi birileri kırmızıyı vuruyordu.
Çoğu kişinin puanının yüksek olmasına şaşırmıştım. Grubumdaki üyelerin becerisi hakkında bir fikrim yoktu ama bu kampta öğreneceğimden emindim. Merve yanımda sürekli konuşuyor, her ismi okunan kişi hakkında bildiklerini anlatıyordu. Hatta içlerinden biri geçen sene ölümden dönmüştü. Bu yüzden bu sene daha hırslı olduğundan ve hedefi on ikiden vuracağından söz ediyordu ve dediği gibi de olmuştu.
Derken Atakan adında birinin ismi okundu. Merve hemen koluma yapıştı. "Bu adamın bu sene çömezlerden bir sevgilisi olduğunu duydum. Sence kız arkadaşı ona güvenip hedef olacak mı?" dedi heyecanla.
"Atışları iyi miydi?" diye sordum.
"Aslında geçen sene böyle bir oyun oynamadık ama Gece Kamplarında benim olduğum gruptaydı. Sanırım atışlarının kötü olduğunu hatırlıyorum."
"Eğer atışları kötüyse kız arkadaşının ona güvenmemesi daha mantıklı olur," dedim dürüstçe.
"Bilmiyorum," dedi Merve tek omzunu silkerek. "Eğer erkek arkadaşım bana güvenmeseydi kendimi kötü hissederdim."
Atakan bıçağını seçtikten sonra alana doğru ilerledi. Sanki kız arkadaşını bekliyormuş gibi etrafına bakındı ama ne gelen vardı ne de giden. Daha fazla beklemesine imkan yoktu bu yüzden bıçağı sıkıca tuttuğu eli ileri doğru atıldı ve hedefi tam on ikiden vurdu.
"Aman Tanrım!" diye cıyakladı Merve. "Kız arkadaşı ona güvenmemekle büyük bir hata yaptı. Aklı varsa iki numarayı vurur ve aynı takımda olabilirler."
Yaklaşık elli kişi daha atışını tamamlamıştı ama kimse hedef tahtası olmak için gönüllü olmamıştı. Birkaç yeni üye atışını çoktan tamamlamıştı. Cemre tekrar bize seslendiğinde Onur'un adını duyduk.
Merve'nin söylediğine göre Fanus'un liderlerden sonra en yakışıklı erkeği oydu. Ve ilk daha Merve'ye katılıyordum. Gerçekten yakışıklı bir yüzü vardı ve –yine Merve'nin dediğine göre- o her şeyde başarılıydı.
Merve eriyormuş gibi bacaklarını büktü. "Şu an gerçekten bir çömez olmak isterdim. Onun karşısında durabilmenin en kolay yolu bu."
"Kolay mı?" diye söylendim. Yani birine güvenmek ve hedef tahtası olmak ne kadar kolay olabilirdi ki...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fanus
ActionNice ölüler, nice ölümler gördüm. Çoğu çığlık çığlığa son bulurken, pek azı sessizce olup bitti. Bazılarının ruhu bedenden ayrılıp gökyüzüne süzüldü. Kimininse ruhu yaşayan bedeninde can verdi. Gördüğüm ilk ölüm değildi bu. Sonuncusu ise hiç değild...
