57- Son Bakış

522 64 66
                                    

Bera kadının bağırışıyla oturduğu yerden kalkarken, Akça derin nefesler alıp veriyordu.

Elindeki küçük defteri hemen cebine sıkıştırdı adam. Sevdiği kadının gözlerindeki korku kalbini sızlatmıştı anında.

"Anahtarın yerini biliyorsun." dedi Akça dudakları titrerken.

"Ada hiç iyi değil."

Bera duyduğu bu cümleyle hemen yerinden fırladı. Kapının girişindeki süs köpeğinin altındaydı anahtar.

Işık hızıyla kapıyı açıp içeri daldı. Merdivenleri nasıl çıktığını hatırlamıyordu bile.

Yatak odasının kapısını açtığında ağlayarak küçük kızını giydirmeye çalışan Akça'yı gördü. Elleri titrediği için pek de becerebildiği söylenemezdi.

Bera tüm soğukkanlılığıyla yutkundu ilk önce. Daha sonra kadının kolundan tutup kendine çevirdi ve gözlerine bakmasını sağladı.

"Akça sakin ol. Sakin ol tamam mı? Rica ediyorum senden, yapma böyle."

"Bera git Vinayla Ayaz'ın yanında dur." dedi Akça hıçkırıklarının arasında.

"Benim yüzümden bu hale geldi kızımız. Ben çok ihmal ettim onu."

Ada tekrar kesik kesik nefes almaya başladığında, Akça aceleyle arkadaki dolabı açıp bir mont aldı oradan.

"Özür dilerim annecim, çok özür dilerim."

Bera yüzünü sıvazlayarak derin bir iç çekti. Yatağın ucuna oturup dudaklarını Ada'nın alnına değdirdi. Alev gibiydi.

Nefes alışverişleri yavaştı.

Akça sonunda kızının montunu giydirdiğinde onu kucakladı ve göğsüne bastırdı. Üzerinde pijamaları vardı. Şu anda Ada dışında hiçbir şey umrunda değildi.

Odanın dışına çıktığında Bera'nın da arkasından geldiğini fark etti ve hışımla yüzünü ona doğru döndü.

"Bera, çocukların yanında dur dedim sana dimi?"

Gözleri kızarmıştı ve hala korkudan vücudu titriyordu. Haykırarak ağlamak istiyordu, her halinden belliydi.

"Sen artık bizim hayatımızda yoksun." dedi gözünden bir damla yaş düşerken.

"Yarın bir gün çocuklar bu hale gelirse yanımda olmayacaksın. Bugün tamamen şansa kapıdaydın."

"Akça tek başına gidemezsin hastaneye. O benim de kızım. İtiraz etme, yardımcı olayım. Annemi arayayım gelsin çocukların yanında dursun."

Akça dişlerini sıkarak ayağını yere vurdu.

"Sen zaten beni tek başıma bıraktın!"

Farkında olmadan sesini çok fazla yükseltmişti.

"O yüzden şimdi de yanımda olma. Bırak beni. Bırak ki her nefesim sıkıştığında sana ihtiyaç duymayayım artık."

Akça çok hızlı bir şekilde merdivenleri inmeye başladığında, Bera karşı odanın pervazına yaslanmış onları izleyen Vina'yı gördü.

"Babacım?" dedi sakin bir ses tonuyla. Hemen dizlerinin üzerine eğilip küçük kızın saçlarını kulaklarının arkasına sıkıştırdı.

Vina sımsıkı sarıldı adama.

"Annem bir daha bağırmasın sana baba."

Geri çekilip elini adamın sakallı yanağına koyup okşadı.

TuzakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin