15. Bölüm - Ajan

1.9K 179 62
                                        

Çaktırmadan telefonumu cebimden çıkardım.

Aklıma ilk gelen numarayı aradım, bana ancak Burak yardım edebilirdi. Birkaç çalıştan sonra telefon açıldığında fısıldayarak "Burak." dedim. Burak "Buse?" dediğinde tekrardan fısıldayarak "Beni serseri tipli iki kişi takip ediyor. Ne yapacağım?" dedim. Burak'ın hızla sandalyeden kalkma sesi gelirken aynı anda "Nerdesin?" diye sordu. Arkamdakiler duymasın diye sessizce "Okuldan bizim eve yürüdüğümüz caddedeyim." deyince Burak "Tamam hemen geliyorum. Sakın arkana bakma Buse, tamam mı? Ve hızlı yürü. Telefon açık kalsın." dedi.

Adımlarımı hızlandırıp yürümeye devam ederken etrafta Burak'ı arıyordum. Arkamdakilerden biri "Nereye kaçıyorsun, eğlenebilirdik." dediğinde kulaklığımdan Burak'ın nefes nefese "Sakın onlarla muhatap olma, geliyorum ben." diyen sesi duyuldu. Caddede neredeyse kimse yoktu. Adımlarımı iyice hızlandırdığımda ilerideki sokaktan Burak'ın hızlıca çıktığını gördüm.

Burak'ı görür görmez ona doğru koşmaya başladım. Beni gördüğünde o da bana doğru hızlı adımlarla yürüdü. Tam yanına geldiğimde kollarımı hızla beline sarınca o da bir kolunu belime sarıp bir elini saçıma götürerek yüzümü göğsüne bastırdı. İkimizde hızlı hızlı nefesler alıp veriyorduk. Kulağıma Burak'ın kalp atış sesleri geldiğinde kendimi garip hissettim. Çünkü onunla çok nadir sarılırdık. Burak'tan hafifçe ayrılıp arkamı döndüğümde kimsenin olmadığını gördüm. Galiba ben koşmaya başlayınca geri dönmüşlerdi.

Burak'a geri döndüğümde Emre'yle Bulut'u arkasında gördüm. Bakışlarımı Bulut'tan ayırmayarak "Eylül nerde? N'aptın lan kıza?!" diye sordum. Bulut muzipce sırıtarak "Evinde." dediğinde ona kötü kötü bakmayı ihmal etmedim. Burak'a "Eve gidelim." deyince Emre'ye ve Bulut'a "Salı görüşürüz." dedi. Onlar da "Görüşürüz." dediğinde hepimiz dağıldık. Burak'ın bir kolu belime sarılıyken ben de kollarımı onun beline sardım.

İkimiz yolda yan yana yürürken "Nerden itibaren seni takip etmeye başladılar?" diye sordu Burak. Gözlerimi devirip "Ne o? Kavga mı çıkarmaya gideceksin?" dediğimde Burak'ın dudağının bir kenarı yukarı kalkarken havalı bir şekilde "Olabilir." dedi. Boğazımı temizleyip "Git bakalım ne oluyor. Kafanı kırarım senin." dedikten sonra "Ya bir şey diyeyim mi, bir ara beni bıçaklayıp kaçacaklar diye çok korktum." dedim. Burak belimdeki elini sıkılaştırarak "İyisin şimdi değil mi?" dedi.

Önüme gelen saçı üfleyerek geriye attığımda "Evet." dedim. Apartmanının önüne geldiğimizde Burak'tan ayrılıp kendi katıma çıktım ve zili çaldım. Annem kapıyı açıp "Hoşgeldin kızım." deyince yanağından öpüp içeriye girdim. Üstümü değiştirip telefonuma gelen mesajlara baktım. Kızlarla olan gruptan geliyordu mesajlar.

ESEN: Eylül ne oldu Bulut'la?

EYLÜL: Çok saçma şeyler oldu.

BEN: Ben biliyorum, Bulut her şeyi anlattı.

Aslında hiçbir şey bilmiyorum. Blöf genelde işe yarar.

EYLÜL: Ne?! Salak çocuk ya. Kanka valla bak görüldüğü gibi değil. Sevgili değiliz biz. Ben henüz kabul etmedim teklifi. Zorla sevgili oldurmaya çalışıyor.

NİHAL: Oha!

MERVE: İnanmıyorum!

BEN: Blöf yapmıştım.

EYLÜL: İyi yaptın.

ESEN: Aa! Bizi kıskandınız değil mi? Sınıftaki tek çift biziz. Yol ver bize.

NİHAL: Esen'e kelime öğretin, sinirlenince 'Yol ver.' demekten başka bir şey bilmiyor.

ESEN: Edebiyatımla döverim sizi.

İsimsizBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin