32. Bölüm - Sakin

1.6K 152 31
                                        

Önde ben, Esen, Eylül arkada Burak, Emre, Bulut kaldırımda yürüyorduk.

Merve son anda karar değiştirip gelmekten vazgeçmişti. Emre yeşil gözlerini hepimizin üstünde gezdirirken "Korku filmine mi gidelim, komedi mi?" diye sorduğunda kimseden cevap gelmedi. Sonradan omuz silkip "İyi, siz istediğinizi yapın. Ben sevgilimle giderim." diyerek Esen'i yanına çekti ve ikisi en önden yürümeye başladı. Burak birkaç saniye sonra kolumdan tutup yanına çekince Eylül "Biz yokken yine yanına çek onu tabii. Yokluğumuzdan faydalan hemen!" dedi ona.

Burak ona ters bir bakış atıp "Siz onun yanında olsanız da olmasanız da yanıma çekecektim. Bir şey değişmiyor." dediğinde Eylül sinirle bir nefes vererek konuştu. "Yaptığın çok normal bir şeymiş gibi davranma! Kıza 'Seni sevmiyorum.' dedin sonra da hiçbir şey olmamış gibi sevgilisi oldun. Hem her şey birden gelişmedi mi? Ne ara arkadaşken sevgili oldun? Her şeyi oldu bittiye getirdin. Birden çocukluk arkadaşına aşık mı oldun? Ne malum yarın başkasına aşık olup Buse'yi bırakacağın? Yalan söylemedeğini nerden bilelim? "

"Sen aşık olmak ne demek bilmiyorsun galiba. Ve bunların hiçbiri seni ilgilendirmez. Eğer çok bilmek istiyorsan, sorularınla Buse'yi sıkmazsan ve üzmezsen söyleyeyim. Oldu bitti dediğin duygular yeni değil. Bu arada yaptıklarım anormal bir şey değil. Eskiden nasıl davranıyorsam öyle davranıyorum. Son soruna da cevap vereyim, bazı insanlar hisleri hakkında yalan söyler ama o insanlar bu kadar uzun bir konuşma yapmaya bile üşenir."

Burak'ın yaptığı uzun konuşmayla gözlerim şaşkınlıkla açıldı. Kahverengi gözlerimi yeşil gözlerinden ayıramadım. Gözlerinin tam içine bakıyordum.

Gözlerimiz kesiştiği anda içime bir titreme girdi. Normal miydi bu tepkilerim?

Bulut sırıtarak "Team Burak!" diye bağırdığında Eylül delici bakışlarını ona çevirdi ve uzaktan soğuk bir bakış attı. Bu bakıştan ona trip attığını bile anladım. Alış veriş merkezine girdiğimizde en üst kata çıkıp filmi seçmeye çalıştık. Çalıştık diyorum çünkü herkes başka bir şey istiyordu. Esen omuz silkip "Ben animasyona girmek istiyorum, isterseniz siz gelmeyin. Ben tek de girerim." deyince Eylül "Buraya birlikte bir şeyler yapmaya geldik. Komediye girelim bence." dedi.

Kollarımı göğsümde buluşturup "Yaa ama bu korku filmi çok güzel. Gitsek ne olur?" dediğimde Bulut "Sınav haftasında yeterince gerilmedin mi? Bence animasyona girelim. Herkes benim kadar mükemmel espriler yapamadığı için komedi filmi boş geçer." dedi. Emre "Geçen gitmiştim ben animasyona, güzel değil. Korkuya gidelim bence." der demez Esen "Kiminle gittin?" diye sordu.

Emre bir kolunu onun omzuna atıp "Kız kardeşimle gittim." dediğinde Esen onun dürterek "Kolunu çek, insanlar bize bakıyor." dedi. Emre gülerek etrafta yeşil gözlerini gezdirirken "Kim var ki etrafta? Birkaç çocuk var, onlar da-" dedi ve sözü yarıda kesildi. Herkesin bakışı oraya dönünce o çocukları gördük. Umut, Bora ve Can...

Burak gözlerini devirerek "Her yerde görmesek olmuyor bunları." dedi. Dirseğimle kolunu dürtünce omuz silkti. Bulut, Burak'a katılarak "Aynen kanka. Yakında tuvalette işerken karşıma çıkacaklar diye geriliyorum." deyince Eylül şaşkınlıkla içtiği suyu püskürttü. Esen üzerindeki kazağı çekiştirirken "Lan niye üstüme doğru püskürttün?! Tüm gün böyle mi dolaşayım ben ortalıkta?" dedi ve sonra sinirlenip Eylül'ün kafasını ittirdi.

Eylül gözlerini büyüterek "İşerken diyor, duymadın mı?" dediğinde Bulut gülerek "Hanımefendi fesat anladı da ondan oldu." dedi. Eylül kafasını başka yöne çevirip "Ben seninle konuşmuyorum." dedi. Bulut onun görüş açısına girmeye çalışırken "Haydaa! Kızım ben ne yaptım?" diye sordu. Ne yaptığını çok iyi biliyordu.

İsimsizBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin