Kaç ölüme dayanabilirsiniz? Kaç nefes eksilirse kalabalık artar? Boynunuzda duran eller ne zaman rahat bırakır? Peki ya kafanızın içindeki sesler ne zaman susar?
Yüz ölüm görsem sesler kesilmez ama bir kez ölsem kulaklarımdaki uğuldamalar biter.
Arkamda bir nefes hissetmemle nefesimi tuttum. Bedenime sarılan kollara karşı çaresizdim. "Bırak" diye bağırmaya başladım. Yere çökmek üzereydim ki kollar sıklaştı. Çaresizce fısıldadım çığlıklarım fayda etmeyince.
"Lütfen bırak ya da öldür. Lütfen..." Arkamdaki kişi başını boynuma gömdü. Sakinleştirici bir edayla fısıldadı. "Sakin ol." Karan olduğunu anlamamla ağlamam şiddetlendi. Transa girmiş şekilde karşımdaki kanlara ve duvardaki yazıya bakıp durmadan ağlıyordum. Kollarımda ve bacaklarımda derman kalmamıştı.
Kızlar kendi aralarında oyun oynar. Dünyam küçüktü, oyunlarım da küçük. Dünyam büyüdü, oyunlarım da büyüdü. Sonra insanlar kesmedi beni. Azrail'e karşı oyun başlattım, çember daraldı. Yaşayan bir tek ben kaldım. Yenilmiştim.
"Ka-Karan... U-u-usta... Ye-yer-yerde..." Önüme geçti, yanaklarımı avuçladı. Ela rengi gözlerini gözlerime sabitledi, göz bebeklerinde kendimi gördüm. Mezarlık yoktu, sadece ben vardım. Kollarını etrafıma sarıp beni kendine çekti. Bedenlerimiz birleşirken başımı göğsüne yasladı. Kalp atışlarını duyunca gözlerim kapandı. Saçlarımı okşamaya başladığında ağlamam şiddetlendi. Sakin ol dedi defalarca. Sakin olamazdım!
Yerde kanlar içinde yatan bir adam varken sakin olamazdım. Duvarda ismim ölü bir adamın kanı ile yazılıyken sakin olamazdım. Yerdeki adamın ölüm nedeni bendim, benim gibi bir çocuk yüzünden ölmüştü. Kendimi olabildiğince küçültmek istiyordum, çünkü küçük çocuklar suçlanmazdı, onlar bilgisiz ve masumlardı. Kendimden bir kez daha nefret ettim. Benim yüzümden insanlar ölürken sakin olmaya çalışıyordum.
Karan'ın bakışları yüzüme çevrildi. Ağlamam iç çekişlere dönmüştü, gözlerimin içine baktı. Çaresizliği gördü. Büyük bir adam gibi çaresizliğimi kaldırdı, üzerini sildi ve cebine koydu. Gözlerinden güç alarak mantıklı olmaya çalıştım.
"Korkma, korkunun faydası yok. Ne sana ne bana ne de yerdeki adama. Bitti, bu kadar. Sakinleş ve yapabileceğimiz şeyleri düşün." Yutkundum. "Usta öldü mü?" Başını göğsüme koyup omzunun üzerinden yere baktı. "Boğazı paramparça ve beş litreden fazla kan kaybetmiş. Ölmüştür. Başının yerinde olması bile mucize." Titreyip bir nefes aldım. Eskisinden daha şiddetli ağladığımda kendine büyük bir küfür mırıldandı ve sıkıca sarıldı. "Külkedisi, bunu nasıl anlatayım ki sana başka türlü? Öldü. Ağlama!"
Çaresiz bir şekilde dudağımın içini ısırdım. "Ölmesin." Nefesini verdi ve sarıldı. "Herkes ölüdür, Külkedisi. Sadece hatırlarsan yaşarlar." Kollarımı beline sardım. Göğsüne daha sıkı sarılırken. Duvardaki ismimden nefret ettim.
Saniyeler sonra aklıma gelen şeyle donup kaldım. Titreyen göz bebeklerimi Karan'a çevirdim. Etrafı tarayan bakışları bende sabitlendiğinde kaşları çatıldı. Kaan da buradaydı ama şimdi yok. Korkum seviye atladı. Kaan!
"Karan, Kaan nerede?" İç çekişlerimin arasından sorduğum soruyla donup kaldı. Gözleri gözlerimi kafeslerken "Kaan," diye fısıldadı. Kendi kendine söylemiş gibi bir hali vardı. "Kaan!" diye bağırmasıyla kendime geldim az da olsa. Ayrıldı benden. Elimden tutup çektiğinde peşinden sürüklendim. Lavabo, çay ocağı ve ustanın küçük odası vardı araba bakım yeri haricinde. Ustanın küçük odasına doğru koşar adımlarla ilerledi. Endişesi bana geçmişti. Kanımda yükselen adrenaline kayıtsız kalamadım. Ben de koştum onunla birlikte. Minik masa, bir sandalye, gazete kupürleri ve birkaç fotoğraf dışında boş olan odada gözleri dolandı. Boşta olan elini saçlarından geçirdi ve nefesini zorlukla verdi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Perde Arkasındaki Oyun (Düzenlenmekte)
Roman pour Adolescents"Yıldızlar tehlikelidir, Öğrenci. Onlara ulaşamazsın yalnızca kayınca dilek tutarsın, kayanın yıldızlar değil de hayatın olduğunu bilmeden." Ailesinin gizemli ölümünün ardından, gerçeklerle yüzleşemeyecek kadar dehşet içinde ve yalnız olan Öğrenci...