Herkes masanın başında oturmuş beklerken Sena hastalığını unutmuş tüm bu olanları düşünüyordu. Merve donuk bir şekilde bana bakıyor, kafasının içinde Sancak'ın annesini nasıl öldürebileceğimle ilgili senaryolar kurup bozuyordu. Kaan, Ebrar'dan dolayı gerilmiş ondan uzak kalmaya çalışıyordu, Karan rahatlamış ve mutlu bir şekilde Ebrar'la konuşuyordu. Ağabeyim halen pencerenin yanında çökmüş oturuyordu. Mete ise... Çizkek yerken boş gözlerle masayı izliyordu.
Ebrar bana elini uzattığında düşünmeden eline uzandım. Çok zayıf ve güçsüz görünüyordu. Elimi tuttuğunda bıkkınca geri çekildi. Cam mavisi gözleri solmuş, yüzündeki canlılık gitmişti, bir ortama girdiğinde oluşan güven verici atmosfer yoktu.
"Akel yine mi?" dedi sakin bir ses tonuyla. Karan ise gözlerini bana çevirdi. "O bana ait. Kimsenin oyuncağı değil."
"Neden Efrar insana dönmüştü?"
Sorumla birlikte gözler bana döndü. Efrar'ın dans kursuna neden normal bir şekilde, gücünü göstermeden geldiğini merak ediyordum. Ebrar gülümsemeye çalıştı ama can çekişiyor gibiydi, tüm aurasını kaybetmiş, tükenmişti.
"Neden böylesin Ebrar?" dedim konuşmasına izin vermeden. Gözlerini kapattı ve acıyla kasıldı.
"Çünkü bu odada ölüm ve çaresizlik var Külkedisi."
Karan'ın dediği şeyi anlamadım. Ebrar göğsünde bir sıkışma ve ağırlık hissi varmış gibi kalbini tuttu, gözleri Sena ile buluştu tıpkı onun acısını ve nefes darlığını paylaşıyormuş gibi sarsıldı. Acısını anladığını ve empati yaptığını anladım, bu onu zayıflatmış ve mahvetmişti.
"Kapat şunu." dedim hızlıca Ebrar'ın yakasına yapışıp. "Efrar kapatabiliyor, sen de kapat." Karan kollarımdan tutup beni itti ters ters bakarak.
"Kusura bakma Ebrar, onunla seks yaptık da kendine gelemedi halen."
Ebrar'ın gözleri irileşirken bana baktı korkuyla. Sonra aniden rahatladı. Sanırım seks yapmadığımızı anlamıştı.
"Hamile kalmadığı sürece problem olmaz herhalde." dedi gözlerime bakarken. Karan bu cevaba güldü saçma sapan. "Daha neler, korunuyoruz merak etme. Ama neden problem olsun ki? Akel bebeklerinden korkuyorsan yüzleş derim, korkunun ecele faydası yok."
Elime batan şeyle aniden inledim. Mete çatalını elime batırıyordu.
"Bekaret kontrol?" dedi robot gibi bir sesle. Çatalı elimden çekip avuçladığım çizkeki koluna sürdüm. Bir süre kolunu izledi hissiz bir bakışla. Gözleri bana döndü sorgular gibi. "Bu bakireyim mi demek oluyor?"
Yanaklarımı şişirdim. "Akel yalan söylüyor, seks yapmadık."
Karan gözlerini ağır bir şekilde devirdi. "Yapacağız ama Derin."
"Akel'ler bekaret almayı sever." diye mırıldandı Sena.
Ebrar'ın daha da rahatladığını hissettim. Ağabeyim de gelip bir sandalye çekip oturdu. Ebrar'a çizkek uzattığımda istemediğini söyledi. "Çilekli ama bu." dediğimde dudaklarında huzurlu bir kıvrılma oldu. O an odada huzurlu bir esinti hissettim. Odadaki çaresizlik kırıldıkça ve Ebrar mutlu oldukça mı oluyordu bu?
Mete çatalını ağlayan Merve'nin eline batırdı. Merve daha çok ağladığında Mete "İlk öpücük kontrol?" dedi yine aynı sesle. Ben güldüğümde Merve olabilirliği varmış gibi daha çok ağladı. Ebrar kasıldığında göz devirip avuçladığım çizkeki Merve'nin suratına fırlattım. Herkes bu hareketimle şaşırırken Merve kirpiklerine yapışan çizkekle gözlerini açamadı, bir süre sonra çekip inceledi. Yemeye başladığında şaşırdım, Mete yavaşça çatalla yüzünden alıp onun ağzına yaklaştırdı. Merve sessizce yediğinde Mete "Bu öpüştüm demek mi oluyor?" dedi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Perde Arkasındaki Oyun (Düzenlenmekte)
Teen Fiction"Yıldızlar tehlikelidir, Öğrenci. Onlara ulaşamazsın yalnızca kayınca dilek tutarsın, kayanın yıldızlar değil de hayatın olduğunu bilmeden." Ailesinin gizemli ölümünün ardından, gerçeklerle yüzleşemeyecek kadar dehşet içinde ve yalnız olan Öğrenci...