Salondaki kimseden çıt çıkmıyordu. Adnan Bey ve Sancak, Katre olmamda takılı kalmıştı; Kaan ve Merve ise partideki videodan dolayı donup kalmıştı. Ağabeyim ise Kızkulesi olayında intihar ettiğimi düşünüyor kızarmış gözleriyle bir noktaya takılı kalmış bakıyordu. Karan'ın ise Oyun Kurucu'yu düşündüğüne emindim.
"Kim başlamak ister?" Ağabeyimin sorusuyla ona döndüm. Gözlerimdeki yaşı silerken koltukta cenin pozisyonunda duruyor yastığa sarılı bir şekilde düşünüyordum. Ağabeyim öğrense ne olur diye düşündüm.
Kaan başlamak istedi ama sonra ne diyeceğini bilemeden dondu kaldı. Nereden başlayacağını gerçekten kimse bilmiyordu.
"Nursena'nın başının altından çıktı." Fısıldadığım şeyle tüm bakışlar bana döndü. Karan'ın kaşları çatılırken bu gerçekle yüzleşmek istemiyor gibiydi.
"En baştan başlıyorsun anlatmaya." diyen ağabeyime çaresizce baktım. Merve'nin hıçkırarak ağlamasıyla gözler ona döndü ve yüzünü kapatarak ağlamaya devam etti. Kucağımdaki peçeteliği Kaan'a fırlatmamla Merve'ye uzattı ama Merve'nin ağlaması artarken şu an dünyadan kopmuş gibiydi. Bu hali benim daha çok ağlamama sebep olurken ağabeyim sabır çekti.
Karan'ın başımın olduğu kısma geçip kafamı dizine koymasıyla ağabeyimin kaşları çatıldı ve Karan'a yöneltti öfkesini.
"Karan eski yerine geç ağzını burnunu kırarım, şu gözyaşı seline renk katarsın."
"Melih abi lütfen." Merve'nin ağlayarak Melih ağabeyime sarılmasıyla ağabeyim donup kaldı ve içinden saymaya başladı.
Merve'nin saçını okşamasıyla Merve daha çok ağlamaya başladı. Ağabeyim buna alışık olmadığından tedirgin oldu ve yaşananların sadece basit bir Kızkulesi intiharı olamayabileceğini düşündü.
"Söylemeli miyiz?"
Bu sözümle gözüm suç ortaklarımda gezindi. Kaan gözünü kapatıp açarken Karan'ın telefonuna mesaj geldi. Kaan'dan kapıya gelen şeyi almasını istedi. Kaan kalkarken içime büyük bir kurt düştü. Karan aniden beni kucağına çekip sıkıca sarılınca başımı iki yana salladım.
"Kötü bir şey olacak değil mi?"
Kapının önündekinin Bora olduğunu anlamamla Karan'ın kucağından indim ve ondan uzaklaştım. Bu süreçte ağabeyim Karan'ın çekmesine Merve'ye rağmen atılmak üzereyken içeri giren kişiyle neden halimizin değiştiğini de merak etmiş gibiydi.
"İyi akşamlar," diyip beceriksizce selam verdiğinde ona koltukta yer açtım. Davet etmeme şaşırmış olacak ki bir süre hareketsiz bekledi. Ardından yanıma gelip bana sarıldığında odadaki herkesin bunu tuhaf karşıladığını hissettim. "Üzgünüm." diye mırıldandığında gözümü kapattım sadece. Bununla birlikte gözümden bir damla yaş daha düştüğünde bir peçete ile gözümdeki yaşı sildi. Karan'ın gerginliğini hissettim ama hiçbir şey yapmadı. Bu hareketi ağabeyimi de şaşırtırken neler olduğunu anlamaya çalıştı.
"Arkadaşını bizimle tanıştırmayacak mısın Derin?"
Ağabeyimin sesiyle Bora beni konuşma zahmetinde bırakmadan kendini kısaca tanıttı, ardından gelme amacından bahsetti.
"Klibin kaynağını bulduk. Birden fazla yerden yansıtıldığından yansıtma sırasında kaynağı bulsak bile diğerlerinin oynatılmasına engel olamadık partide. Bunun için üzgünüz Derin."
Başımı salladığımda ağabeyim şüpheli bir şekilde sordu.
"Ne klibi? Şu geceyi biri en baştan anlatabilir mi?"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Perde Arkasındaki Oyun (Düzenlenmekte)
Teen Fiction"Yıldızlar tehlikelidir, Öğrenci. Onlara ulaşamazsın yalnızca kayınca dilek tutarsın, kayanın yıldızlar değil de hayatın olduğunu bilmeden." Ailesinin gizemli ölümünün ardından, gerçeklerle yüzleşemeyecek kadar dehşet içinde ve yalnız olan Öğrenci...