PAO 44: Nişanlı Derin ile Nişansız Mete

5 2 0
                                    

Bu dediği üzerine bir şey diyemedim. "Biz sevgili değiliz, nişanlıyız." dediğimde kolunu belime sardı. Yanağımı yanağına sürttüğümde sakalları yanağıma battı. O an parmağımdaki yüzüğü ona gösterip sevimlilik yapasım geldi ama parmağımdaki boşlukla hızla geri çekildim. Boşluğa denk geldiğimde Akel beni hızla tuttu ve kendine çekti.

"Akel yüzük yok."

Kaşları çatılırken elimi kontrol etti. Üstüme baktığında bulamadı. "Mutfakta düşmüş olabilir mi?" Başımı hızla salladığımda yukarı çıkmaya başladık. Yerlere de bakarak eve vardık. Evin kapısını açık bıraktığımızdan direkt eve girip koridora baktık.

"Mete elimi tuttuğunda elimdeydi." dediğimde Mete'ye sövdü. Mutfağa girdiğimizde Mete odadakilere bir olayı anlatıyordu.

Karan Mete'ye uzandığında önüne geçtim. "Hayır önce etrafa bakınacağız, sonra insanlara soracağız." Yere bakmaya başladığımda Karan geçip oturdu.

"Sonra da Karan efendi yine de çatlak sevgilisine inanıp bana saldırdı."

Mete'nin sözleriyle Karan nefretle ona döndü.

"Mete rezilliğini mi anlatıyor yoksa nasıl bir sapık olduğunu mu?"

"Sevgilin Hale'nin sana çeken karaktersizliğini anlatıyorum."

"Hale'nin üzerinde gördüğüm sendin demek ki çeken sensin."

"İkimizi o halde görüp baya yalnız kaldın, o süreçte baya çekmiş olma-"

"Yeter Mete!"

Sinirle Mete'ye bağırmamla tüm gözler bana döndü. "Başlarım Hale'nize."

Kaan biraz sessiz kalsa da boğazını temizledi ve bir şey demek istedi, sonra Karan'a bakarak sessiz kalmaya devam etti. Bakışları bana dönünce bir şeyler aradığımı fark etti ve konudan uzaklaşmayı yeğledi.

"Bir şey mi kayboldu?"

Başımı salladığımda Sena mırıldandı. "Yüzük mü?" Bu cevabıyla ona şüpheyle baktığımda dudak büktü ve iki elini açtı. "Nerede olduğunu bilmiyorum ama şu an soğuksun."

Ona yaklaştığımda "Daha soğuk." dedi, Masaya biraz daha yaklaşmamla "Sıcak." dedi. Mete'ye ilerlememle "Sıcak denebilir." dedi. Ağabeyime gitmemle ise "Yanıyorsun kızım." dedi. Şaşkınca ağabeyime baktığımda ağabeyim kafasını kaldırıp beni izledi ve parmağıyla odadaki tek boş sandalyeyi gösterdi. Akel'in yanını. Oraya gidip oturduğumda Mete yanımdaki Merve'yi kaldırıp yer değiştirdi. Mete ile Karan'ın arasında oturmak huzursuz etti beni. Mete sandalyemi kendine çektiğinde kaş çatarak Karan'a yaklaştım.

Ağabeyimin öksürüğüyle göz devirip sandalyemi ortaladım ama Mete yine kendine çekti. Bunun üzerine sinirle kalkıp Akel'in kucağına oturdum. Akel oturmamla sırıtıp kollarını bana sıkıca sararken ağabeyim üzerime gürledi.

"Derin yerine geç!"

"Geçmem Mete sandalyemi çekiyor."

"Egemen, Mete ve Karan'ın arasına sen geç. Derin yerine otursun."

"Kalkmam valla Melih, bu ikisi birbirine saldırır arada kalırım, ayrıca Sena bana baldır masajı yapıyor şu an."

Sena büyük bir ustalıkla gülümsedi. "Kesinlikle Ronaldo'ya döncek."

Ronaldo'ya sövüp Messi'yi övmemle Karan aniden beni yanımızdaki sandalyeye fırlattı. "Külkedisi benim de bir sınırım var."

Bu yaptığına şok içinde bakarken Mete sandalyemi yine kendisine çekince ikisine de bağırıp Kaan'a döndüm.

Perde Arkasındaki Oyun (Düzenlenmekte)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin