35

5.6K 502 62
                                        

"Hyun Bi, sen git. Ben evde bir şey unutmuşum..."

Yalan. Okul girişindeki devasa kapıdan gördüğüm manzara üzerine adımlarımın yönünü tam ters istikamet olarak belirlemiştim ki, Hyun Bi beni ceketimin kapşonundan tutarak çekti. "Seo Rin, derdin ne senin? Sabahtan beri tuhaf davranıyorsun."

Pekala biraz öyle olabilirdi ama... Sorun tamamiyle Bangtan'dı.

Neredeyse bir haftadır Bangtan'dan uzak durmaya çalışıyor; Tae Hyung arada bana mesaj atsa da kısa cevaplarla geçiştiriyor ve muhabbeti hemen çaktırmadan kesiyordum. Zaten bu kararı aldığım süre boyunca Bangtan okula uğramamıştı bile; yani kararımı uygulamam çok kolay olmuştu ama şimdi...

Jungkook'la beraber bahçedeki banklarda oturmuş Nam Joon'un anlatıyor olduğu bir şeye gülüyorlardı.

Jungkook oradaydı. Jungkook. Jeon Jungkook. Ah, Tanrım. Bu kadar çabuk mu döndü?

"Seo Rin! Beni dinliyor musun?"

"Ne?" Bahçe duvarının köşesine geçip beni her açıdan görmelerini engelledim. "Ah, dinliyorum."

Nereye kadar kaçacaktım bilmiyordum ama en azından Seul Hae ile aramızda geçen konuşmanın biraz daha soğumasını beklemeliydim. O kız resmen bana Bangtan'dan uzak durmamı söylemişti.

Normal şartlar altında sırf o bana böyle dedi diye Bangtan'dan nefret ediyor olsam bile onlarla iyi geçinmek için elimden ne geliyorsa yapardım ama bu sefer yapacaklarımın karşılığını yalnızca ben almayacaktım. Açıkça eğer onlardan uzaklaşmazsam Bangtan'ın geleceğiyle oynayacağını belirtmişti.

Jin'in son senesiydi mesela. Bunu... Kesinlikle göze alamazdım.

"O zaman cevap ver," diye yineledi Hyun Bi, bıkkın ses tonuyla. "Neden böyle davranıyorsun?"

"Tuhaf davrandığım falan yok. Sadece...." Cümlemin devamını getirebileceğime dair pek umudum yoktu, o yüzden Hyun Bi'nin kendi kendine bir şeyleri anlayabilmesi beklentisiyle kolundan tutup, onu Bangtan'ın olduğu tarafa doğru çevirdim.

"O... Jungkook mu?" Gözlerini daha iyi görebilmek amacıyla kıstı. "Tanrım, o gerçekten döndü!"

"Sessiz ol!" Koluna ufak bir darbe indirdiğimde, nihayet dikkatini bu tarafa yöneltebilmiştim.

"Ah, anladım..." diyerek gözlerimin içine baktı. "Jungkook yüzünden mi?"

Cevap vermedim.

"Seo Rin, onunla eninde sonunda karşılaşacaksın, kaçman hiç bir işe yaramayacak."

"Biliyorum," diyerek onu onayladım. "Ama... Onun ne tepki vereceğini bilemiyorum."

"İşte bu yüzden öğrenmen gerekiyor!" Beni kolumdan tutarak sürüklemeye çalıştı ama direndim.

"Lütfen, şimdi değil, şimdi değil!" Aynı köşe başına dönmeyi başardığımda beni farketmedikleri için rahat bir nefes aldım. "Hyun Bi, olmaz. Hep beraber ilk defa okula gelişleri bugün. Bırakalım olaysız bir gün geçirsinler."

Pekala, kendi çıkarlarım için Hyun Bi'nin duygularını sömürüyor olabilirdim.

"Sen gözüksen de gözükmesen de onların bugünü olaysız geçirmeleri mümkün değil," diyerek gözlerini devirdi ama biraz daha zorlarsam beni rahat bırakacağını biliyordum. "B.A.P gelirse... Özellikle Dae Hyun muhtemelen onlara sataşacaktır. Belki de okula gitmek ve bu muhtemel kavgayı önlemek daha mantıklı olur?"

"Bir fikrim var," diyerek telefonumu cebimden çıkardım ve aralarında bana karşı en uysal olan kişinin adını rehberimde arattım. Young Jae.

bangtan || jeon jung kookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin