Okullar açılalı 2 hafta olmuştu ve biz bu iki haftayı Sıkılarak, yine Sıkılarak ve yine Sıkılarak geçirmiştik. Hayatımız tüm düzlüğüyle geçip giderken bilin bakalım nerdeyiz?
Doğru! Tabikii okulda!
Merve ve Mete sıkıntıdan üfleyip püflerken Seda ve Alara da kafalarını sıraya gömmüş uyuyolardı. Bizmi? Yine herzamanki pozisyon olarak ben Rüzgarın göğsünde yatıyordum.
"Rüzgaaaar!" Diye tuhaf bir ses çıkardım.
"Hı?"
"Kaç dakka var daha?"
"20."
"Offf."
.....
"Rüzgaaaar!"
"Hı?"
"Kaç dakka var daha?"
"19."
......
"Rüzgaaaar!"
"Hıı?"
"Kaç dakka var daha?"
"17."
"Offf."
......
"Rüzgaaaar!"
"....."
"Rüzgaaaar!"
"....."
"Ruzgar?"
"...."
Kafamı kaldırıp Rüzgara baktığımda onunda uyumuş olduğunu gördüm. Allahım bu dersleri öğrencilere eziyet için mi yarattın?
15 dakika sonra sonunda zil çaldığında bir iç geçirip Rüzgarın göğsünden kalktım.
Rüzgarı uyandırmak için dürtmeye başladım.
"Rüzgar, ruzgaar, rüzgaaar, kalk lan!"
Gözlerini kıpraştirrak açarken ona bakıp bir iç daha geçirdim. Beni gördüğünde gözlerini kapattı ve mırıldandı.
"Lütfen okulun bittiğini söyle."
"Daha bir ders var."
Oflayarak doğruldu ve beni de kaldırdı. Diğerlerine haber verip beraber sınıftan çıktığımızda ikimiz de uyku mahmuruyduk. Beraber sarmaş dolaş merdivenlerden indikten sonra ikimiz de kantine girdik. Rüzgar kahve almaya gittiğinde bende onu bekliyorum.
Çok zaman geçmeden iki kahveyle geldiğinde birini elime aldım ve sıcak olduğu için minik bir yudum aldım.
Beraber yine konuşarak yukarı çıkarken merdivenden hızla gelen bir kız koluma carptiginda sıcak kahve üzerime döküldü. Çığlık atarak geri çekildiğimde herkesin dikkatini çekmiştim. Sinirle bana çarpan kıza baktığımda sinir bozucu bir gülümsemeyle bana bakıyordu. Yapmacık bir üzüntüyle ağzını yayarak konuşmaya başladı.
"Ay çok pardooon. "
Sinirle gülerek konuştum.
"Ne demek canım önemli değil." Ruzgarin elinden kahveyi alip kızın üzerine doktugumde bu sefer ben sinir bozucu bir şekilde "Ay çok pardooon." Dedim ve kıza ölümcül bir bakış atıp Rüzgarın kolundan tuttum. Sinirle merdivenleri çıkarken bir yandan da kızı öldürme planları yapıyordum.
"Şıllık! Bilerek yaptı! Kim o Rüzgar?! Senin hayranlarından biri mi?!"
"Valla tanımıyorum. Okulda da daha önce hiç görmedim."
"He bide görseydin!"
"Ne diyim güzelim? Sen Sormadınmı kim diye?"
"Olsun! Tanımıyorum o pis paçozu diyceksin!"
"Tamam. Tanımıyorum o pis paçozu."
"Ay hâlâ tanımıyorum diyor! O zman o kızın benle sorunu ne?!"
"Ece. Kendine gel güzelim. Bir dediğin bir dediğine tutmuyor lan!"
Son cümlede bağırdıģında sesimi alçaltıp konuştum.
"Tamam ya bişey demedim ki niye bağırıyosun?"
Kafasını geriye yatırdı gözlerini kapattı ve sabır diler gibi derin bir nefes aldı.
"Zil çalcak. Sınıfa. Hadi!"
Usulca kafamı salladım ve beraber sınıfa çıktık. Kimdi ki bu paçoz? Geçen sene ben de hiç görmemiştim. Neyse çıkardı yakında kokusu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAN KOMŞUM
Teen FictionEce on yedi yaşında bir genç kız. Herkes gibi o da bir okulda okuyor ve o da okulunki yakışıklı bir çocuğa aşık olabiliyor. Ancak bir gün okulundaki büyük yangın ve babasının işi yüzünden yeni bir okula gitmesi gereklidir. Bu nedenle en yakin arkad...
