Hadi ama. Bu kızdan nefret ediyorum. Hem onun burda ne işi varki?!
CEREN. Geçen sene okulumuza bir gezi için gelmişti. Sarı çiyanla birlik kurup bizimkilere yavsamislardi. Sonra bunlar bizim yolumuzu kesip 'bidaha sizi İkizlere bakarken görmiycem. Sürtükler' demişlerdi. Biz de sinirlenip saç baş girismistik.
Ahhh. Çok güzel anılarımız var.
Gözlerimi devirip sınıfıma geri çıktım. Onun ne işi vardı burda? Bu okulda olsa daha onceden fark ederdim. Aman ya.
"Noldu kız eserekli. (Seda)"
"O ne be!?"
"Yine bişeye atarlarlandın. Hayırdır?"
"Boşver Önemsiz."
"Peki ama yani anlatabilirsin."
"Sonra anlatırım."
Kafasını salladı ve sırasına oturdu. Ben de uzatmayıp sırama oturdum ve kafamı sıraya gömdüm.
Kafam sabah sabah iyice karışmıştı. Merve neden okula gelmedi? Metenin o sabahki tepkisi niye? Cerenin burda ne işi var? Kafamı sıradan kaldırdım ve etrafıma bakındım. Sınıfın çoğu gelmişti. Ama Onur hâlâ ortalarda yoktu.
Bir süre sonra canım sıkıldığı için kalkıp Sedaların yanına gittim. Onlarla sohbet ederken sınıfın kapısı açıldı. Ve bilin bakalım sınıfa kim girdi. Onur. Ama yanında Ceren de vardı. Ceren mi?
Bu kız cidden yalak. Ateş bitti şimdi de Onur mu başladı. Hayır buna asla izin vermem.
Alaraya baktığımda gözleri dolmuştu. Kafasını çevirip kimsenin göremeyeceği bir şekilde gözlerini sildi.
Bende omzuna elimi koydum ve sarıldım. O da bana gülümseyip hafifçe kafasını salladı. Onu anlıyordum. En iyi ben anlıyordum. Bu kız Ateşe yaklaştığında bile canım yanıyordu benim. Sonra da tuvalete çıkıp ağlıyordum. Ama Alaranın böyle olmasına izin vermeyecektim. Asla! (Yazar şu an ağlamak üzere.)
Hoca girdiğinde Ceren gitmiş ben de sırama geri oturmuştum. Onur benimle konuşmaya çalışmıştı ama ben hep soğuk cevaplar verince pes edip dersi dinlemeye başlamıştı.
Zil çaldığında yerimden kalkıp hızla bahçeye çıkıp bir banka oturdum. Neden bilmiyorum ama bir anda ağlamaya başladım. Yaşlar gözümden teker teker düşerken ben sadece onları silebiliyordum.
Yanımda bir hareketlilik olunca o tarafa döndüm. Gelenin Alara olduğunu anladiğımda ona sarıldım ve beraber ağlamaya devam ettik.(Yazar şu an gerçekten ağlıyor.)
Alara titreyen sesiyle sordu
"Sen niye ağlıyorsun. "
"Bilmiyorum. "
Bir şey demedi. Zil çaldığında yerimizden kalkmadık.
Derin bir nefes alıp konuştum
"Ben derse girmek istemiyorum."
"Bende."
"Sahile gidelimmi?"
"Olur."
Yerimizden kalkıp ilk önce gözlerimizi sildik. Sonra da sınıfa çıkıp cantalarımizı aldık. Tabii biz sınıfa girdiğimiz anda Seda 'noldu size?' gibi sorular sorarken Rüzgar, Mete ve Onurun tuhaf bakışları uzerimizdeydi. Tabii Onurun yanında yine Ceren vardı.
Alara onlara bakıp titrek bir nefes aldı. Ben de onun kolundan tutup sınıfın çıkışına yönelttim.
Bir taksiye atlayıp evin adresini verdik. 10 dakkalik bir yolculuktan sonra Alara ile Taksiden inip bize geçtik. Merve de bizim gibi berbat bir haldeydi. Ona ne olduğunu cidden merak ediyordum. Ona sahile ineceğimizi söyledik ve o da bize katılacağını söylemişti. Alara ve ben benim odama çıktık ve çantaları bırakıp hazırlanmaya başladık. Alara benim mini şortumu ve gri tişörtümü giymişti. Ben de kot şortumu ve siyah tişörtümü gitmiştim. Telefonlarımızı alıp odadan çıktık ve Merveyi beklemeye başladık. Yaklaşık bir dakka sonra o da geldi ve beraber evden çıktık.
Beş dakka nin ardından sahile gelmiştik. Üçümüz sırasıyla Alara Merve ben kumlara oturup sessizce denizi izlemeye başladık.
Sessizliği Alara bozdu.
"Kim o kız? Niye Onurun dibinde dolanıyor. Nasıl güldüklerini gördün demi. Ya bu çocuk cidden salak! Düpedüz süzme salak!"
"Kızın adı Ceren."
"Sen taniyormusun kızı?" Diye sordu bu seferde.
Merve ışık hızıyla bana dönüp
"Hangi Ceren?!" Diye tereddütle sordu.
"Bizim Ceren."
"Siktir!" Diye tısladı.
Alara bize sadece bön bön bakıyordu. Sonunda dayanamayıp patladı
"Kim o kız?!"
"O kız geçen sene bizim sevdiklerimize de takmıştı. Sonra bi olay oldu biz Merveyle bu kızın ağzıyla götünün yerini değiştirdik."
"Böyle giderse aynı şey yine olacak. Ben döver im ama bu kızı."
"Beraber döveriz. "
Dedi Merve. Sonra birsey farketmiş gibi bize döndü.
"Alara sen niye dövüyosun lan?"
"Ya bu kız hep Onurun yanında işte."
"Sen Onuru seviyormusun!?"
Diye cırladı.
Alara kafasını dizilerine gömüp boğuk çıkan sesiyle
" Evet. "
Dedi Merve bir an şaşırsa da sonra kendini toparlayıp gülümsedi.
"Sevmek."
Hepimiz birbirimize bakıp kahkaha atmaya başladık ve tekrar denize döndük. Kahkahanın izlerini taşıyan gülümsememle konuştum
"Merve. Böyle gözleri vardı demi."
Yanımda olmasına rağmen bağırarak konuşuyordum. Cidden ruh halim hiç iyi değildi. Merve de benim gibi gülümseyerek bağırdı.
"Gözlerinde boğulurdum be!"
Biz yine gülmeye başladığımızda Alara da bize bakıp güldü ve oda bağırdı
"Siz iyi değilsiniz! Ve bu hoşuma gitti."
Gaza gelip yine bağırdım
"Amaaaan be! Sıçarım Ateşine de Toprağına da Onuruna da. Siz bana yetersiniz." Deyip sarıldım. Onlar da bana sarıldı ve kendimizi yeniden kumlara attık. Bu sefer oturmuyor yatıyorduk.
"Yeteriz." Diye fısıldadı Merve.
Hava kararana kadar böyle saçma salak davrandık. Eve geri döndüğümüzde Alara da eve gitmek istemediğin söyledi ve bizle beraber kaldı. Sedaya bizde kalacağını anlatan kısa bir mesaj attı ve bizim gibi kendini koltuklara attı. Bugün cidden çok yorulmuş, eğlenmiş ve bir o kadar da üzülmüştük.
Derin bir nefes alıp gözlerimi kapattım ve kendimi uykunun huzurlu kollarına bıraktım.
........................
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAN KOMŞUM
Teen FictionEce on yedi yaşında bir genç kız. Herkes gibi o da bir okulda okuyor ve o da okulunki yakışıklı bir çocuğa aşık olabiliyor. Ancak bir gün okulundaki büyük yangın ve babasının işi yüzünden yeni bir okula gitmesi gereklidir. Bu nedenle en yakin arkad...
