Sonunda iki üç tane itfaiye geldiğinde yarım saat içinde yangını durdurabilmislerdi. Merve, ben, Elif ve Gökçe sadece bir köşede oturup bakıyorduk. Gözlerimin dolduğunu hissetmiştim. Hemen kafamı yukarı kaldırıp göz yaşlarını engellemeye çalıştım. Bu sırada aklıma ikizler geldi. Onları hiç görmemiştim. Hemen panik içinde etrafıma bakındığımda benim radar gibi gözlerim mavişimi buldu. Ama tuhaf olanı onun da bize bakmasıydı. Merveye dönüp bunu söyleyecekken onun da o yöne baktığını gördüm. Tekrar İkizlere döndüğümde büyük bir şok geçirdim Toprak ve Merve göz göze bakışıylar.
" Merve hayırdır kanka?"
" Kanka ben de anlamadım ki? - bana döndü- Ben bunları göremedim diye korkmuştum sonra ararken buldugumda ikiside bize bakıyodu." Bunları söylerken yine kızarmıştı.
Tekrar onlara döndüğümde sarı çiyanın yine orda olduğunu görmüştüm. Artık dikkatler sarı çiyanın üzerindeydi.
Sessiz bir şekilde onları izliyorduk. Elif ve Gökçe arkada bir şeyler konuşuyorlardı. Ama açıkçası umrumda değil.
Sarı çiyan sanki ağlıyomuş gibi gidip Ateşe sokuldu. Ben onlara sinirle bakarken Ateşin gözleri beni buldu. Bu sefer gözlerimi kaçırmadaım. Tabi biz Ateşle bakışırken sarı çiyan Ateşten bir karşılık bulamadığı için Toprağın yanına gitti.
" Bok kafalı ya bak ya. Ateşten yüz bulamadı Toprağa yalaklanıyor. Uzak dur lan ondan! Kafasını bok çuvalına soktuğumun kızı."
Merveyi onaylayan mırıltılar çıkardığımda hala Ateşe bakıyordum. Hafifçe güldü. Biraz şaşırsam da kendime gelip ben de gülümsedim.
" Kanka Toprak bana bakıyor. Ölücem galiba. Kıyamet alameti. "
" Ay valla ya. Soran olursa sevdiği ona güldü, o da kalp krizinden gitti dersiniz."
Sarı çiyana baktığımda ikisindende yüz bulamamış onların dikkatini çekmeye çalışıyordu.
Daha sonra bizi gördü ve hızlı adımlarla bize doğru gelmeye başladı.
Tam önümüzde durup elini beline koydu. Allahım sanki bir şey yapabilecekmiş gibi böyle bir havalar falan.
Meveyle biz de büyük bir ciddiyetle kalktık ayağa. Arkamıza Elif ve Gökçe geçti.
Üzgünüm sarı çiyan. Sarışın düşmanlarına bulaşıyosun.
" Hayırdır kızlar?"
" Yanımıza gelen sensin. Sana sormalı."
Büyük bir sakinlikle sòyledim bunları. Ama fırtına öncesi sessizlik. Cidden bu kız kendini bi bok sanıyo.
" Arkadaşlarımı rahatsız ediyorsunuz. Bole yiycekmiş gibi bakmayı kesin. Onlar size bakmaz. "
" Deren! Ne yapıyorsun sen?!"
Ateş ve Toprak sinirli bir şekilde bizde doğru geliyorlardı.
" Aaa Ateş. Ben de kızları uyarıyordum. "
" Ne hakkında?"
Ateş bunları söylerken bize bakmıştı. Hayır hayır utanmanın sırası değil.
" Ya şey işte siz demedinizmi bu kızlar bizi çok rahatsız ediyor diye. Ben de konuşmaya geldim. "
Gerçekten böylemi söylemişlerdi. Ama bana gülen oydu. Off kahretsin ya. Ben de niye umutlanıyosam. Sarı çiyan haklı. Onlar bize bakmazlar.
Ateşe dönüp kaşlarımı hafif çattım ve sesimdeki hayal kırıklığını saklayamadan
"Rahatsız ettiysek Özür dileriz. Ama bunu söylemek için bir aracı göndermenize gerek yoktu. "
" Korkaklar " Diye mırıldandı Merve. Duymuşlardı ama artık umrumda değildi. Toprak ağzını açıp bir şey söyleyecekken müdür yardımcısının sesiyle herkes dikkatini ona verdi
"Bütün òğrenciler bahçede sıraya. "
Okul yanmış ya ne sırası. Herkes kendi sıralarına geçtiğinde hoca konuşmaya başladı
" Arkadaşlar. Öncelikle hepinizden size böyle büyük bir korku yaşattığımız için özür diliyoruz. ........ "
Önemsiz yerleri dinleyip beynimi yormak istemiyordum. Ta ki o cümleyi duyana kadar
"Okulumuz yandığı için hepinizi başka okullara nakil olarak göndericez. Umarım ki yeni okulunuzda başarılı olursunuz. "
Ne ? Nasıl ? Ben şimdi çok sevdiğim biricik arkadaşlarımdan ayrılıcammı. Olmaz böyle şey ya. Merveyle birbirimize bakakaldik. Ben bu üç tatlı salaktan nasıl ayrılcam. O da yetmezmiş gibi peki ya Ateş?
- o seni umursamıyo sende onu umursama artık.
Haklısın iç ses. Sağol (!).
Merveye baktığımda neredeyse ağlıyacak olduğunu gördüm. Hemen sarıldım boynuna ve peşimizden Elif ve Gökçe de sarıldı.
Ben ayrılamam ki!
..................
Multimedia sarı çiyan yani Deren.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAN KOMŞUM
Genç KurguEce on yedi yaşında bir genç kız. Herkes gibi o da bir okulda okuyor ve o da okulunki yakışıklı bir çocuğa aşık olabiliyor. Ancak bir gün okulundaki büyük yangın ve babasının işi yüzünden yeni bir okula gitmesi gereklidir. Bu nedenle en yakin arkad...
